Hidayetimiz kararırsa ne olur?
Ya da başımıza neler gelir?
Dilerseniz bu sorunun cevabını merhum Erbakan Hoca’mızdan alalım.
Merhum Erbakan Hoca’mız bu konuda diyor ki:
“Hidayetiniz kararırsa hayrı şer, şerri de hayır zannedersiniz.
Hayırla şerri birbirine karıştırırsınız.
Hayır diye şerre hizmet edersiniz ve sonunda helak olursunuz.”
Evet, hidayetimiz kararırsa başımıza neler geleceğini merhum Erbakan Hoca’mız gayet açık ve net bir biçimde dile getiriyor.
Bu tespitler ışığında çevremizde olup bitenlere bir göz atmaya ne dersiniz?
Yakın çevremizden başlayarak tüm tanıdıklarımızı bu çerçevede ele aldığımız zaman ortaya ne kadar korkunç bir sonuç çıkacağını tahmin edebiliyor musunuz?
Yıllar önce beraber yola çıktığınız insanların büyük bir kısmının bugün yok olup gittiklerini görmek gerçekten de çok üzüntü verici bir durum.
Pek çok dostunuzun kuru bir inat yüzündün bugün helak olma durumu ile karşı karşıya kaldıklarını görmek elbette hiç de arzu edilecek bir durum değil.
“Mücahit” olarak yola çıkanların, yolu “müteahhit” olarak tamamladıkları anda hidayetlerinin de tamamen karardığına hep birlikte tanık olmadık mı?
Önce hidayetler karardı. Ardından hayrı şer, şerri de hayır zannetmeler başladı. Yani hayırla şer birbirine karıştırıldı.
Ve hayır yapıyoruz diye şerre hizmet edilerek helak olmaya doğru ilk adımlar atıldı.
Şimdi görüyoruz ki yıllar önce beraber yola çıktığımız pek çok kişi bu durumdan nasıl kurtulabileceklerini araştırmakla meşguller.
Yapacakları ilk iş hiç şüphesiz hayır yapıyoruz diye şerre hizmet etmekten bir an evvel vazgeçmeleridir.
Şerri şer olarak görmedikçe ve attıkları adımların hayra hizmetle bir alakası olmadığını idrak etmedikleri sürece bu kısır döngü içinde yuvarlanıp gitmeye mahkûm kalacaklardır.
Böyle bir duruma düşmemek için de kuşkusuz önce Hakk’a teslim olmak gerekmektedir.