Hicretin hatırlattıklarından

Abone Ol

Kur’an-ı Kerim’de geçmişten haber verirken tarih vermez, peygamberin babasının, annesinin adını vermez.

Peygamberin karşısına dikilen devlet başkanının da anne ve babasının adını vermez.

Yer, tarih, şahıs isimleri önemli değil, o nakledilen olayın gerçekleşme şekli, tarafların söyledikleri ve savundukları anlatılır, sonunda haklı olanın başarılı olduğu haberi verilerek hem doğruluğa hem de başarıya odaklanmamız istenir.

Okulda öğretmen, kurslarda hoca, kürsülerde vaaz, salonlarda konferans evren değerli kardeşlerimiz, hicretin şu anda bize yönelik söylediklerini anlatmamız gerekir.

Yoksa tarihi, ayı, günü ve saatini ezberletmenin, Sevgili Peygamberimizi öldürmek için baskına gelenlerin soyunu, sülalesini saymanın faydası yok.

Hicret gecesi Sevgili Peygamberimizin yatağına yatan Hazreti Ali gibi canından aziz bildiği Sevgili Peygamberimiz için onun yerine yatarak candan geçen yiğitler yetiştirmenin yolları aranmalı.

Sevgili Peygamberimiz, ashabının Medine’ye hicret etmelerini söyledikten sonra bir müddet daha Mekke’de kalmıştır.

Kendisine iman edenlerin Medine’ye intikalini sağladıktan sonra kendisi ve Hazreti Ebu Bekir’le beraber hicret ederek, yönetici durumunda olanlara örnek oluyor.

Himayende olanların hayatını kendi hayatından daha öne alacaksın mesajı verilir.

Hani derler ya, “Batan gemiyi en son kaptan terk eder.”

Savaşırken önde, geri çekilirken en sonda olacaksın.

Tedbiri elden bırakmayacaksın.

Sevgili Peygamberimiz, gecenin en koyu zamanında evinden çıkar.

En güçlüsünden iki deve hazırlar.

Yol ve iz süren uzman birini kiralar.

Uzmanın kâfir olduğunu biliyoruz.

Müslüman’ın emrinde olmak kaydıyla sahasının uzmanı kişiler çalıştırılır.

Mağaradaki haşerata zarar vermeden kendilerini gizlerler.

Yani en tehlikeli bir zamanda bile canlıya zarar verilmez.

Mağaradan çıkarken güvercin yuvasına zarar verilmez.

Kendisini öldürmek ve başına koyulan yüz deveyi kazanmak için arkasından yetişen ve tam öldürecekken atının tökezlemesiyle yere yuvarlanan adamı affetmesi örneğimiz olsun ki o adam daha sonra Müslüman olmuştur.

Yolculuk esnasında Hazreti Ebu Bekir, (Allah ondan razı olsun) Sevgili Peygamberimizin bazen önünden gider ileriyi kontrol eder, bazen geriden yürür ve arkadan gelebilecek tehlikelere karşı tedbir alırdı.

Biz de, günümüzde beraber olduğumuz, birlikte yürüdüğümüz bu İslam yolunda, hepimiz, birbirimizin hem önden hem arkadan, hem alttan hem yukardan gelecek tehlikelere karşı korumamız gerekir.

Dost, postunu dostunun yoluna serendir.