Hiçbir şey eskisi gibi olmayacak

Abone Ol

Ne sanat,

Ne spor dünyası,

Ne de siyaset.

Eskiden eline kalemi alır yazardı insanlar.

Şimdi kişi anlatıyor, birkaç editör kaleme alıyor, reklâmlar, çalışmalarla kitap ticari meta olarak piyasaya sürülüyor.

Onca masraf ediliyor, satışlar da iyi gidecek elbet, binlerce baskı anında tükeniyor.

Spor dünyası da öyle.

Futbolcular, güreşçiler satın alınıyor.

Sahaya çıkarıp oynatmak için değil.

Yine bir meta olarak başka bir kulübe daha fazla ücrete satmak için.

Siyaset de artık eski usulleri kaldırmakta, çok şey miadını doldurmak üzere.

Bir danışman ordusuyla siyasetçi portresi kopyalanmakta, imaj çalışmaları ile halkın nabzına göre şerbetler hazırlanmakta.

Madem halk muhafazakâr, dini değerlere saygılı adayların şansı giderek artmakta.

Son seçimde sakallı hacı amca ve çarşaflı eşi; CHP’ye oy verdiğini, gayet olağan şekilde anlattı.

Aileyi tanıyordum, “dava delisi” bir genetiğe sahiplerdi.

Siyasette son tango; şiddet, gerilim dili bırakılmakta.

İnsanlar birbirlerine çiçeklerle gidip, ziyaret etmekte.

Nezaket dili herkese şifa terapisi yapmakta.

Gençliğimizde öyle miydi, Ruanda Katliamı gibi seksen öncesinde, satırlarla, baltalarla, kurşunlarla beşbin masum genç, siyasi söylemler uğruna katledildi.

Tabii artık dava gibi yükseklerde tutulan kavramlarda yere düşüp örseleniyor.

Ütopyalar yitiriliyor.

Artık insanları kutlu kavramlar uğruna toparlamaya güç yetmiyor.

O çeyrek yüzyıl öncesinin fedakârlık yarışı, kapıcı kadının kulağındaki küpeyi infak ettiği ateşli salon konuşmalarını yapan mücahitler de miadını tamamlayıp geçmişin tozlu raflarına kaldırılıyor.

Değerler aşındırılıyor.

Her şey Mustafa Kutlu’nun Ya Tahammül Ya Sefer hikâyesine tıpatıp uygun hale geliyor.

Gençliklerinde, yoksul öğrencilik yıllarında dava etrafında kenetlenenler, sonradan zengin olduklarında, davadan hızla uzaklaşmışlardır.

“Cihadımız fikir ve ruh cephesinde yapılacaktır. Mektebimiz ve devletimizle, hukukumuz ve ahlakımızla, ilmimiz ve sanatımızla bizim benliğimizin mimarı olacak güzide, fedakâr bir zümrenin mektepleşmesi zamanı gelmiştir. Siyaset, ticaret, şöhret ve muvaffakiyetlerle gündelik hareket endişelerinden çok uzaklarda çalışan, sanki hayatımızın maverasında hazırlıklarını yapan bir hareket ordusunun fikir fedaileri bu davayı ancak başarabilir.”

Bundan sonra yakın geçmişe dair çok hikâye çıkacaktır.

Mücahitlerin müteahhit oluşuyla, yitirilen ütopyalar bir müddet de filmlerde işlenip, unutuşların öyküsüne geçilecektir.

Gelecek, eski usul gelenekleri tamamen kaldırıp, insanları aldatışın daha sinsi detaylarını da keşfedecektir, hiç kuşkunuz olmasın.