Heykel dikmek, resim satın almak yerine; fabrikalar yapın, üretime ağırlık verin!

Abone Ol

Ülkemizde, belki de dünya rekoru kıracak şekilde bir heykel ve büst dikme, resim asma furyası olmuştur. Kesin kanaatim şudur: Bütün o heykellere, büstlere ve o yüz binlerce resimlere (çerçeveleri de hesap edilsin) harcanan para ile fabrikalar yapılmış olsaydı, şu anda ülkemizde bir tek işsiz kalmazdı. O paralar ziraata ve hayvancılığa ayrılmış olsaydı; ülkemiz hem gıda cihetinden kendi kendine yeter bir ülke olur, hem de ihracat rekoru kırardı. Halkımız ucuz gıda tüketir, doyasıya et yerdi.

Haydi, M.Ö.’deki devreleri (M.Ö. dedikse, espri olsun diye, 1950, 60, 70, 80 öncesini kast ediyoruz) şöyle bir tarafa bırakalım, 1980 ve sonrasına bakalım: Yalnızca Melih Gökçek’in 750 milyon dolar harcandığı söylenen ANKAPARK ve içindeki dinozor heykellerine bakın! Şimdi bütün bu masrafların çöpe gittiği söylenmekte…

750 milyon doların çöpe gittiği haberinin çıktığı gün ben devlet kütüphanesinde idim. Taa Antep’ten kalkıp İstanbul’a gitmiştim. Oradaki bazı kitapların fotokopisini çektirip gelip çalışacaktım. Fotokopi çektirdim. (Toplam 300 sayfa) baktım, her sayfada beş satır okunmuyor. Çizik çizik… Fotokopi çeken görevliye; “Yahu bu ne? Bunu ben ne yapacağım?” dedim. “İşinize gelmiyorsa, fotokopi makinanızı yanınızda getirseydiniz. Bir de iyilik yaranmıyor!” dedi. “İyilik dediği” fotokopi çekmek. Parasını da alıyor, hem de piyasa fiyatına… Neyse o görevliye bir şey demedim, doğruca ilgili âmirin yanına çıktım, fotokopileri gösterdim. O da bana aynı hikâyeyi okudu: “Elimizden gelen bu. Biz iyilik yapıyoruz. Makinaları tamir ettirecek bütçemiz yok, vs…” Kendisine, o günkü medyada ve sosyal medyada yer alan o dinozorlu park projesinin iptal olduğu ve 750 milyon doların çöpe atıldığı haberlerini hatırlattım ve şöyle dedim: “O 750 milyon dolar devlet kütüphanesine verilmiş olsaydı, dünyanın en gelişmiş fotokopi makinaları alınıp en az yüz sene bütün araştırmacıların ihtiyaçları bedava karşılanmaz mıydı?” dedim, “evet karşılanırdı!” dedi.

Bakınız, İBB geçenlerde bir müzayedeye katıldı ve Fatih Sultan Mehmed portresini yaklaşık 6,5 milyon TL tutarındaki meblağa satın aldı. Bundan ayrı daha önceden Sayın Ekrem İmamoğlu Fatih Sultan Mehmed’in bir heykelini yaptıracaklarını açıklamıştı.  İster dinozor heykeli olsun, ister Fatih Sultan Mehmed heykeli… Taşa, tunca, betona paraları gömeceğinize, o paralarla fabrikalar yaptırın, işyerleri açın, ziraata, tarıma, hayvancılığa ehemmiyet verin. Milyonlarca işsiz gençlerimize iş sağlayın. O paraları savunma sanayimize harcayın. Kendi silahlarımızı kendimiz yapalım. Yerli savaş uçakları, yerli harp gemileri, yerli füzeler üretelim.

İnanın şu taşa, tunca, betona yapılan harcamalara acıyorum. İçim yanıyor. Bunlar senin, benim, hepimizin parası… Bakınız neredeyse her şehre kocaman stadyumlar yapıldı. Bizim Gaziantep’in stadyumu yıkıldı, yerine başka bir yere yenisi yapıldı. Artık 50 bin kişilik mi, 60 bin kişilik mi? Ben hiç gitmedim, ancak gidenler söylüyor, o stada giden seyirci sayısı ortalama 70-80 kişi… Yahu arkadaşlar, bir stadyum kaç fabrika parası?..

Tekirdağ’ın Kapaklı Belediyesi de bir parka merhum Erbakan Hocamızın büstünü dikmiş. Kimin olursa olsun, heykele, büste, dinozor heykellerine (ses çıkarıyorlarmış) harcanan paralar israftır. Yazık bu milletin parasına… İtiraf edelim, biz zengin değiliz. Öyle hovardaca harcayacak paramız yok.

Geçmiş devirde paranın çok olduğu zamanlarda bile âkil kişiler, heykel sevdâlılarını tenkit etmişlerdi. Kanûnî Sultan Süleyman’ın damadı İbrahim Paşa, Budin’den heykeller getirtip evinin bahçesine koyunca, şâir Bâki, hemen taşı gediğine koymuştu: “Bir Halil-i evvel gelüp esnâmı [putları) eyledi şikest! [kırdı] / Sense geldin Halilim, halkı kıldın putperest!”

Ülkemizin yüz binlerce insanı, işsiz iken, evine götüreceği ekmeğin hayalini kurarken, heykellere, büstlere, resimlere eski parayla trilyonları, katrilyonları harcamak ne derece doğru? Bu insanlar ne yiyip içecek? Duvar mı yalayacak?.. Bu ülkenin her kuruşu üretime sarf edilmeli. Üretim seferberliği başlatılmalı. Bize gerekli olan budur…