Hesap kimden sorulacak?

Abone Ol

Reyhanlı’daki patlamalar hepimizin yüreğini yaktı ve ortak görüş bunun hesabının sorulması gerektiği şeklinde. Buraya kadar bir terslik yok. Esas soru bundan sonrası için önem taşıyor. Hesap sorulacak ve sorulması gerekir ama bu hesap kimden sorulacak Gazetelere yansıyan haberlere göre ve bu arada her olayın arkasından görüş alınan belli isimler –ben bunlara görüş verme merkezleri diyorum- olay konusunda genellikle Suriye istihbaratı ile bağlantı kuruyorlar. Bu arada Hükumet kanadından yapılan açıklamalarda da saldırıyı düzenleyenlerin El Muhaberet yani Suriye istihbaratı ile bağlantılı olduğu ifade ediliyor. Sanki olayın sorumluları büyük ölçüde tespit edilmiş havası estiriliyor.

Peşin olarak bu tespitlerin yanlış olduğunu, bir dayanağının olmadığını söylemek elbette doğru olmaz. Ama olayı bir çırpıda Suriye’ye yıkıp işin içinden çıkmanın da gerçekçi bir yaklaşım olmayacağını düşünüyorum. Böyle düşünmem için kendimce bazı gerekçelerim de var. Söz gelimi Esad hâlâ böylesine sınır ötesi operasyonlar yapabilecek güce sahip mi Sahip ise bu gücü kimden ya da kimlerden alıyor İki yıldır hiçbir dayanağı kalmadığı, yıkılması an meselesi şeklinde yapılan açıklamalar yalan mıydı Bu sorunun cevabını elbette muhataplar biliyorlar.

Üzerinde durmak istediğim bir başka husus, hatta sorulması gereken soru, patlamaların arkasında El Muhaberet ile bağlantılı da olsa, MOSSAD-CIA olamaz mı Türkiye’de başlatılan ‘Barış süreci’nden Suriye’den çok ABD ve İsrail rahatsızlık duyuyor olamaz mı Bölge üzerinde bir takım hayalleri olan ülkelerin başında yine bu iki ülke gelmiyor mu Söz gelimi saldırının hemen ardından NATO, BM ve ABD’den yapılan açıklamalarda saldırıyı kınadıklarını belirtmenin hemen arkasından ‘Türkiye’nin yanındayız’ ifadesinden Türkiye’nin patlamanın hesabını sormak üzereye Suriye’ye saldırması isteği hissedilmiyor mu

Niçin Türkiye’nin yanında olduklarını söylüyorlar da şimdiye kadar ciddi hiçbir adım atmadılar Kısacası sanki Türkiye Suriye’ye müdahaleye arkasından itiliyor. Bir başka ifadeyle Suriye işinde Türkiye’ye yeni bir konum belirlenmiş görünüyor.

Bu arada Başbakan Sayın Erdoğan başta olmak üzere “Yapanlardan bu işin hesabı sorulacak” açıklaması yapan yetkililer bu hesabı kimden soracaklarını da açıklamalıdırlar Söz gelimi patlamaların arkasında MOSSAD-CİA ikilisi olduğu tespit edilirse İsrail ve ABD’den hesap sorulacak mıdır Yoksa sonuçta olay El Muhaberat’a fatura edilecek, hesabın sorulması için bazı ülkelerin harekete geçmeleri mi beklenecektir

Eğer böyle ise Türkiye kendi hesabını kendisi sormak durumundadır. Böyle bir ihtimale karşı bir takım çevrelerce Türkiye’nin provokasyona gelmemesi, serinkanlı olması tavsiye ediliyor olabilir. Peki, hem provokasyona gelinmeyecek, hem de hesap nasıl sorulacak

 Görüldüğü kadarıyla Reyhanlı’daki patlamalar ya tam olarak henüz aydınlığa kavuşturulamamış ya da olayın perde arkası bilindiği halde bazı dost ve müttefikler istemediği için serinkanlı olunması tavsiye ediliyor. Çünkü bu hesabın sorulması Türkiye’nin dost ve müttefiklerini de(!) ilgilendiriyor, onlara da sorumluluk yüklüyor. Eğer bu dost ve müttefikler(!) sorumluluğun gereğini yerine getirmeyi düşünmüyorlarsa o zaman olayın arkasında MOSSAD ve CIA’nın bulunduğunu söylemek yanlış olmaz. Böyle olunca da hesap sorulması gereken merkez belli olmuş ve NATO, BM ve ABD gibi ülkelerin harekete geçmelerini beklemenin de anlamı olmaz. Yani Türkiye göbeğini ya kendisi kesecek ya da bir takım açıklamalarla bu olayı da unutulmaya terk edecektir.