Eskiden ateist, komünist veya bir başka... ist olarak bilinen, tanınan yazar, çizer, siyasetçi, bürokrat ve müzisyenlerden birçoğunun çizgi değiştirdiği, sağ-sol iki tarafta da tartışılıyor. "Döndüm ise memlekete dönek miyim ben " diye de cevaplandırılıyor.
"Herşey aslına rucu eder" doğrudur. Topraktan gelen bizler de toprağa rucu ediyoruz. Anası-babası Müslüman olan bu Kânilerimiz bir müddet Yani olmuşlardı ama "Kırk yıllık Kâni olur mu Yani" deyip döndüler.
Çok samimi olarak dönüş yapanların bir kısmı maddi olarak büyük zararlara uğradığını görenler, dönüş yaptıkları halde dönmediklerini ifade ediyorlar.
Samimiyetle dönüş yapanlara eski çevresi "Senin gittiğin cennete ben gitmem" diyerek tepkisini en acımasız bir biçimde gösteriyor ve eskiden edindiği dünyevi imkânlardan da mahrum ediyorlar.
Bunu gören diğerleri, iç dünyalarındaki dönüşümü hiç kimseye söylememeye, çaktırmamaya çalışıyorlar. İslâmcı bilinen biri, eski solculardan birine soruyor "Eserlerinizi okudum. Siz İslâmcı mı oldunuz " yazar sırıtıyor ve içinden "İslâmcı oldum desem eski dostlarım ekmeğimi keser. Sen de bu uzun röportajı yapmazsın" düşüncesini geçirdikten sonra eski dostlarını rahatlatmak ve sağ kesimde de itibarını artırmak için "Hayır" diye cevaplıyor.
Ünlü bir profesörümüzün bir kitabını okudum. Kitap baştan sona ayet, hadis ve tasavvuf erbabının sözleriyle dolu ama, hep kendi sözleri olarak vermiş. Ancak batılı ve Müslüman olmayan doğulu düşünürlerin adını vererek sözlerini nakletmiş. Sebep yine aynı.
İslâmcı işverenimiz, aynı işi gören beş tane İslâmcı insana verdiği paranın beş katını ateist veya komünist olduğunu ara ara vurgulayana vererek iki tarafa da zarar vermekte.
Adam İslâm a dönüş yapsa bile "Param kesilmesin" diye ömür boyu gizlemek zorunda kalacak. İkiyüzlülüğünü devam ettirecek.
*
Rabbimiz bu konuda da dikkatimizi çekiyor. "Gözlerini onlara (kafirlere) verdiğimiz (dünyalık) şeylere dikme. Onlara (kafirlere) üzülme. Müminlere kanat ger." (Hicr 88)
"Müminlere kanat ger."
"Hocam kanat yok kanat!. Önce Karun gibi zengin olsak sonra kanat gersek olmaz mı "
Olmaz. Allah ın tabiata koyduğu bir tek kanunu değiştiremediğimiz gibi Allah ın kelimelerini de değiştiremediler Mekkeli müşrikler.
Sevgili Peygamberimize gelerek bir teklifte bulunurlar. "Biz seninle konuşmak isteriz. Ancak şu yanındaki insanları kov" derler. Yani bu insan düne kadar bizim kölemizdi. Biz, kölelerimizle aynı odada bulunamayız derler.
Hemen Rabbimizden uyarı gelir:
"Sakın onları yanından kovma ." (En am 52) Kehf suresinin 28 inci ayetinde "Gözlerin onlardan kaymasın" buyurulmuş. Yani gözlerin Mekkeli müşriklerin altınları gümüşleri, her türlü servet ve ziynetlerinden zevk almak yerine bu gece gündüz Allah ın rızasını arayan insanlara bakarak zevklensin.
Mekke kuşatmasında, Mekke nin ileri gelenlerinden Ebu Süfyan, Peygamber efendimizle görüşmek için gelir. Efendimizin çadırına girerken yanına Peygamber efendimizin çok sevdiği Aiz b. Amr ı alır.
Efendimizin yanına girerlerken " Ya Rasulellah, Ebu Süfyan la Aiz bin Amr geldi." derler. Efendimiz "Aiz bin Amr la Ebu Süfyan geldi" diye uyarır. Yani İman etmiş fakir bir mümin de olsa kafir bir kralın, sultanının, şahın adının önüne alınmasını istedikten sonra: "İslam yücedir. Üzerine çıkılmaz." Buyurmuş. (Beyheki, Sünen 6/205Feth-ul Bari 3/220. Darakutniden ve Fevaidi Ebi Ya la dan naklen)
Bir kısım insanlarımız gözünü Harun a değil Karun a dikti.
Yarım ekmeğimiz olsa onu Mü min insanla paylaşacağız. Cümle kurarken "Amerika cumhurbaşkanı Bush ile Türkiye cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer...." demeyeceğiz. "Türkiye cumhurbaşkanı Sayın Ahmet Necdet Sezer ile Amerika cumhurbaşkanı sayın Bush.." diyeceğiz.
Birinin adı Ahmet, öbürünün ki Bush.
İkisi evimize gelseler baş köşeyi mü min olana vereceğiz. Misafirimiz olduğu için Mü min-kâfir her ikisine de ikram edeceğiz ama Mümin, dünyanın bütün hazinelerinden daha değerli olduğu için evimizin baş köşesine oturtacağız ve gözümüzün bebeği gibi bakacağız.