Herkesi düşman da dost da sanmayalım

Abone Ol

Bu ülkede uzun yıllar belli çevreler Türkiyenin dört bir yanının düşmanlarla çevrili olduğunu söyleyip durdular. Özellikle komünizmin çöküşünden önce bu millet yıllarca "Komünizm geliyor" öcüsü ile korkutuldu.. Bir bölümü diğerlerinin üzerine "Komünistler Moskovaya" diye saldırtıldı. Bugün geriye dönüp baktığımızda açıkça görülüyor ki,"Komünistler Moskovaya" diye bağıranlar da, "Faşistler" diye saldıranlarda başkalarına hizmet etmişlerdi.. Bu hizmet ediş ne adına olursa olsun çok fazla önemli değil. Bir taraf Amerikan, diğer taraf Sovyetler Birliği emperyalizmine çanak tutmuştu.. Niçin şuna buna hizmet edildi de kendimize hizmet aklımıza gelmedi . İşte bu noktada hakim kültürlerin toplumları yönlendirmesinin önemli rol oynadığını belirtmek gerekiyor.

Dün böyleydi de bugün farklı mı

Bugün belki Sovyetler Birliği emperyalizmi sona erdi ama emperyalizm yeryüzünden kalkmış değil ki. Değişik adlar altında ve kılıklarda yine başta kültür emperyalizmi ve beraberinde silahlı emperyalizm devam ediyor.

Amerikanın, Sovyetlerin dağılmasının ardından yeryüzünde tek başına kalması ister istemez karşısına yeni güçlerin çıkartılması ihtiyacını gündeme getirdi.. Çünkü, tek başına kalan ABD kontrolden çıkmış her istediğini kimseye sormadan ve hesap vermeden yapabileceğini düşünmeye başlamış, bu da azgınlaşmasını gündeme getirmiştir..

Belki de dünün ABD emperyalizmine karşı bir duruş sergilemek için Sovyetler Birliği ile kolkola gezmeyi gerekli sananlar bugün kayıtsız şartsız Avrupa Birliği yandaşı olmuşlardır.. Hatta, geçmişte Sovyetlere sempati duyan, kurtuluşu onların kuklası haline gelmekte görenlerin bir kısmının bugün Amerikanın yanında yer almış olmalarının incelenmesi gerekir diye düşünüyorum. Bu inceleme yapıldığında sanıyorum karşımıza çıkacak ruh hali, "Güce tapıcılık" olabilir..

Buradan sözü bir başka noktaya getirmek istiyorum. Ülkemizde öyle bir hava esiyor ki; ya etrafımızın düşmanlarla çevrili olduğu, bir tek dostumuzun bile bulunmadığı gibi bir düşünce hakim oluyor ya da bunun tam tersi herkesi candan dost görme ve gösterme havası estiriliyor. Aslında ikisinin de yanlış olduğunu, herkesi düşman görmek yanlış olduğu gibi herkesi kayıtsız şartsız dost olarak algılamanın da yanlış olduğunu ne zaman anlayacağız

Özellikle AB yanlıları ülkemizin ve insanımızın geleceğinin ABye girmemize bağlı olduğu havasını estiriyorlar.. Halbuki böyle bir havanın estirilmesi gerçeği yansıtmıyor.. Türkiye dün olduğu gibi bugün ve yarın da ABye mahkum değildir..

Biz biz olalım, başkalarının peşinde sürüklenmektense bizim peşimizden koşanlar olsun diyen, diyebilen insanlar ülkemizde ya çok az ya da sesleri topluma duyurulmuyor.. Çünkü, bu ülkede bazı noktaları ele geçirmiş olan güçler yabancı hayranlığından ve güce tapıcılıktan bir türlü kendilerini kurtaramıyorlar. Bunu aşağılık kompleksi olarak mı, kendimize güvensizlik olarak mı nitelendirmeli bilemiyorum ama, bu noktaya gelişimizde kültür emperyalizminin insanımızın üzerinde estirdiği havanın önemli rolü var.. Buna bir de inanç köklerimizden kopuş, milli değerlerimizi bir kenara itmiş olmamızın tabii ki önemli tesiri var.

Dileriz bu toplum dünya üzerinde birtakım güç merkezlerinin eteğine yapışıp öyle hayatta kalmak gibi bir yanlış anlayıştan biran evvel kurtulur ve lider ülke olmanın onurunu ve gururunu keşfeder.. Aksi halde köleliğe ve o ruh haline kendi kendimizi mahkum etmiş olacağız.