Sudan Devlet Başkanı Ömer Beşir 16 Aralık’ta Şam’ı ziyaret etti. Bu ziyaret 2011 yılından beri bir Arap lider tarafından Şam’a gerçekleştirilen ilk ziyaret oldu. Beşir’i Suriye’ye Rus uçağı götürdü. Tabi bu ziyaret Esad için çok önemliydi. Ziyaretin Arap Parlamentosu’nun 11 Aralık Kahire’deki toplantısında alınan Suriye kararı ile bağlantılı olduğu iddia ediliyor. Hatırlanacağı gibi bu karara göre olayların başladığı yıldan beri Arap Birliği üyeliği askıya alınan Suriye ile ilişkilerin normalleştirilmesi tavsiye edilmişti.
Muhtemelen bu gelişme ile bağlantılı olarak BAE, Suriye’deki büyükelçiliğini 7 yıl aradan sonra yeniden açma kararı aldı. Suriye’nin yeniden Arap Birliği’ne dönme ihtimali ise Esad’ın kalıcı olacağının işareti olarak yorumlandı.
Diğer taraftan Türkiye acaba Esad’a Ömer Beşir ile herhangi bir mesaj göndermiş olabilir mi diye sorgulamalar yapıldı. Ankara ile Şam arasındaki krizi iyi bilen Ömer Beşir’in bu ziyarette bunu dikkate almaması mümkün değil. İstanbul Havalimanı’nın açılışında protokoldeki yeri Cumhurbaşkanı’nın yanı olan Ömer Beşir, bu kadar yakın durduğu Türkiye’yi dikkate almadan bir ziyarete karar vermesini çok zor olarak değerlendirmek lazım. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Sudan ziyaretinde Sevakin adasını Türkiye’ye vererek tepkileri üzerine çeken Beşir’in bütün bunları öngörmemesi çok mümkün değil.
Yine bununla bağlantılı olarak Suudi Arabistan yetkilileri Kızıldeniz ve Aden Körfezi kıyısında bulunan ülkelerle İşbirliği Konseyi oluşturmak gibi bir projeden bahsetti.
Bütün bu gelişmeler içinde kafalar bayağı karıştı. Bu belirsiz ortamda bana göre üç seçenek ortaya çıkıyor;
1- Bu proje ABD’nin öncülük ettiği bir proje ise – ki öyle olması büyük ihtimal- Ömer Beşir bu açıklamaya istinaden Rusya’nın desteğiyle bu adıma karşı bir adım geliştirmek için Esad ile görüşmüş olabilir.
2- Prens Selman ve Putin G-20 Zirvesi’nde çok yakın olduklarını cümle âleme ilginç bir şov ile ilan etmişlerdi. Tabi bunda ABD Senatosu’nun oybirliği ile Cemal Kaşıkçı cinayetinden Veliaht Prensi sorumlu tutmasının payı büyük. Bununla birlikte Putin’in Ortadoğu Özel Temsilcisi Bogdanov ABD Senatosu ve kamuoyunun kanaatinin aksine Prens bin Selman’ın tahtı devralma hakkına sahip olduğunu söyledi. Bu da Suudi Arabistan’ın da rotayı Rusya’ya çevirmiş olabileceğini, Ömer Beşir’in düşük olasılık da olsa hem S.Arabistan hem de Rusya’nın onayıyla Suriye’ye gitmiş olma ihtimalini gösteriyor.
3- Son olarak ise bu ziyareti Dışişleri Bakanı Çavuşoğlu’nun, “Esad seçimleri kazanırsa herkes yeniden bu durumu değerlendirmeli” açıklamasıyla birlikte okuduğunuzda, Ömer Beşir’in Suriye ziyaretinin Türkiye ayağı var mı sorusu akıllara geliyor.
Sonuçta Ortadoğu coğrafyasında kartlar yeniden dağıtılıyor. Bir taraftan Amerika çekiliyor gibi yapıyor. Diğer taraftan YPG ve Esad arasında Münbiç özelinde beklenmedik yakınlaşma olduğu iddia ediliyor. Bu arada Rusya ve S. Arabistan OPEC merkezli kararlarla ortak hareket edebileceklerini gösteriyorlar. Rusya ve Türkiye çok yakın ancak nerede duracağı ve nereye evirileceği belli olmayan bir süreç yaşanıyor. Bununla birlikte ABD askerini çekeceğini söylediği için onlarla da hafiften bahar esintisi yaşanıyor. Amerika’dan heyetler geliyor, Rusya’ya heyetler gidiyor. Herkes bütün bu gelişmelerden el yordamıyla bir şeyler anlamaya çalışıyor. Hissiyatım o ki, bu işin sonunda galiba herkes kendisini kurtaracak. Olan ise hayatını kaybeden 1 milyona yakın cana, yerinden yurdundan edilen milyonlarca insana oldu ve tabi ki bir de bize.