Her yer kur'an kursu

Abone Ol

Değerli bir dostuma saygıdeğer eşine ve üç yavrusuna  evimde sabah kahvaltısı verdikten sonra bana "Hocam, altmış üç yaşımı bu gün doldurdum. Altmış üç defa Kur an-ı Kerimi Türkçe mealinden okudum. Senin "Şifa Tefsiri" isimli sekiz ciltlik eserini beş defa baştan sona okudum. Bir o kadar da Sabuni nin tefsirini okudum. Benim yaş altmış dördüncü yaş günümde bu Türkçe altmış üç meal ve on tefsir okuma duası yapar mısın " dedi.

Duamızı yaptıktan sonra evladı kadar kıymetli Hafız damadı "Ama hocam, babam Kur an okumasını bilmez" deyiverdi.

Hemen orada söz aldık bu sene Kur an okumasını öğrenecek. Söz verirken "Ben her şeyin en iyisini yapmaya çalıştım. Kur an-ı Kerimi de öğrenirken kurallarına riayet ederek öğreneceğim" dedi.

Yaz tatili nedeniyle hep geziyorum. Millete bir hal olmuş. Rahşan Hanım "Din elden gidiyoooor" diye bir bağırınca hükümetten bir şeyler bekleyenler bir müddet bu bağırmaya kulak asmadılar. Hükümetten de bir şey gelmeyince herkese bir gayret gelmiş.

Kurslar, camiler, yurtlar, evler, dükkanlar, tatil yerleri, deniz kenarları Kur an kursu olmuş.

Hani kurtuluş savaşında herkes baltasıyla, övendiresiyle, çakaralmaz dolma tüfekleriyle vatanın kurtuluşu için savaşa gittiklerinde ordu tarafından bir nizam ve intizama alındığı takdirde başarılı olduğu gibi bu gün de Kur an seferberliğinde yine işi iyi bilenlerden, harfleri kuralına göre çıkaranlardan almaya çalışalım.

Rabbimize hamdolsun icazetli Kur amız her zamankinden daha fazladır. Onlar, Kur an harfleri sevgili Peygamberimizin mubarek ağzından nasıl çıkmışsa aynısını çıkarmaya çalışan insanlarımızdırlar.

Atalarımızın diliyle "Bizden husnü ifade, sizden husnü istifade" yani, ben güzel bir şekilde anlatıp faydalı olayım, siz de güzel bir şekilde anlayıp faydalanın dedikleri gibi Kur an, sevgili Peygamberimize Cebrail vasıtasıyla gelirken Efendimiz e, en güzel şekilde dinlemesi emredilmiş.

Buhari 5 nci hadisinde İbn-i Abbas dan gelen rivayete göre sevgili Peygamberimiz, kendisine gelen ayetleri ezberlemek için Cebrail in okuması ardından hemen tekrarlarmış. Bunun üzerine Rabbimiz "Kıyamet süresi ayet 16- (Ya Muhammed,) Onunla (Cebrail le) beraber acele ederek, dilini onunla ( Kur ân okumak için) hareket ettirme.

17- Onu toplamak (ezberletmek) ve okutmak bize aittir.

18- Biz onu (Kur ân ı) okuduğumuz vakit onu takip et.

19- Sonra onu (Kur ân ı) açıklamak da bize aittir." Ayetlerini indirir ve yalnız dinlemesini emreder.

Sevgili Peygamberimiz, en uzun süreleri bile bir dinleyişte ezberler ve sonra ashabına okurdu. Ashabı kiram da onun okuyuşuna dikkat ederler ve O, harfleri nasıl çıkarırsa öyle çıkarmaya çalışırlardı.

Günümüzde de Kur an öğrenicilerine gereken, önce Kur an hocasının okuyuşunu dikkatlice dinlemek, dinlerken ağzına dikkat ederek harflerin çıkış yerlerini öğrenmek ve ondan sonra okumaktır.

Kur anın kıraeti, indirilişinden bugüne kadar dilden dile nakil ile olmuştur. "Kur ân ı açık, tane tane ve güzel oku." (Müzzemmil 4) ayeti nazil olunca ayetlerde geçen harflerin çıkışına ve manaya önem vererek okuma başlamış. Sahabe, ayetlerin, sevgili Peygamberimizin dilinden nasıl aktığına ve dudak hareketlerine dikkat etmişler ve olduğu gibi kendilerinden sonra gelenlere aktarmışlar.

Tertil, Tedvir ve Hadr üzere okurken hüsnü edaya dikkat edilmesi için her çağda Allah, bayraktarları olan Kur an taşıyıcılarını göndermiş ve göndermeye devam edecektir.

İlmi ehlinden almaya devam edelim ve bizden sonrakilere Kur anı taşımada biz de bir altın halka olmaya çalışalım.