Her şeyin bir adabı, bir üslubu olmalı!

Abone Ol

AKP Genel Başkanı Erdoğan tarafından yapılan "Ülkemi pazarlamakla mükellefim" açıklaması yeni bir tartışmanın başlamasına yol açtı!

Ülke pazarlanır mı pazarlanmaz mı

Kimileri bu sözleri ülkenin satışı olarak algılıyorlar, kimileri ise bu sözlerin ülkenin satışı anlamına gelmediğini, ülkenin ürettiği değerlerin pazarlanması olarak ele alınması gerektiğini savunuyorlar.

Bütün bu tartışmalar bize gösteriyor ki, bir parti başkanının hele hele bir başbakanın kullandığı sözcükleri daha bir özenle seçmesi gerekiyor.

Bir başbakan elbette kullandığı sözcüklerin nerelere çekileceğini, nerelere götürüleceğini önceden hesaplamak durumunda olmalıdır.

Maksadını ve hedefini aşan sözcükleri kullanmaktan da özenle kaçınmalıdır.

Benzer bir ifadenin daha önce bir TV programında da kullanıldığını ama orada AKP Genel Başkanı Erdoğan ın daha hassas davranarak bu kelimenin kullanılmasının yanlış anlaşılabileceği gibi bir endişe taşıdığını hatırlıyoruz. Fatih Altaylı nın yaptığı söyleşide böyle bir endişe dile getirilmemiş miydi Yoksa yanlış mı hatırlıyoruz

O gün titizlenen Erdoğan bugün niye böyle gönül rahatlığı içinde ülke pazarlamacılığına soyundu ki

Yoksa yine mi danışmanları O na böyle konuşmasını öğütlediler

Bize göre her şeyin bir adabı olmalıdır.

Her konuşmanın da güzel bir üslubu olmalıdır.

Konuşan kişi kendi maksadından çok karşı tarafın yani kendisini dinleyenlerin ne anlayacağını hesaba katmalıdır.

Ülke pazarlanması elbette kulağa hoş gelen bir ifade değil!

Ülkemin ürettiklerini pazarlamakla mükellefim demek varken,

Ülkemin turizm potansiyelini pazarlamakla mükellefim demek varken,

Ülkemin sanayi ürünlerini pazarlamakla mükellefim demek varken,

Ülkemin beyin gücünü pazarlamakla mükellefim demek varken kalkıp "Ülkemi pazarlamakla mükellefim" derseniz olacağı budur!

Lüzumsuz tartışmalara vesile olmaktan ve kendi adınızı "Ülke pazarlamacı"sına çıkarmaktan başka bir şey yapmış olmazsınız.

Evet, çoğu zaman ne dediğinizden çok dediğinizden ne anlaşıldığı önemli hale geliyor.

AKP Genel Başkanı Erdoğan tarafından kullanılan bu ifade kanımızca isabetli bir ifade olmamıştır.

Dileriz, bu tartışma da kazanan taraf "Ülkeyi satıyor" diyenler olmasın.

Eğer öyle düşünenler haklı çıkacak olursa, vay başımıza geleceklere.

Baksanıza şom ağızlılar daha şimdiden "Her pazarlamanın bir komisyonu olur" demeye.

İnsan durduk yerde kendisini böyle hedef adam haline getirir mi

Temennimiz odur ki, kulağa hoş gelmeyen bu sakil ifade bir daha tekrarlanmasın ve durduk yerde insanlar "Böylesine büyük bir pazarlamanın komisyonu ne kadar olur acaba" diye şüpheye düşmesinler.