Her şeye rağmen “ADİL DÜZEN” gelmektedir

Abone Ol

‘Olanların hiçbirisi Allah’ın izni olamadan olmamaktadır... (s. 9) Olanların hepsi O (Allah) izin verdiği için gerçekleşmekte, hepsi “Adil Düzen”e doğru atılan adımlar olmaktadır... (s. 10) / Şimdi diyorum ki; ‘Hayır’ çıkacaktır. Şimdiye kadar kullanılan oylara bakarak söylüyorum. Eğer ilahi takdir başka ise yanılmış olabilirim. Bir defa yanılmam her zaman yanılmam anlamına gelmez. Kimse bana inanmamalı ama kimse AK Parti’ye veya Halk Partisi’ne (CHP) de inanmamalı, kendisi içtihat yapıp oyunu ona göre kullanmalıdır. / Benim içtihadımdaki hata tüm içtihatların hatalı olduğu sonucuna varmamalıdır. / Artık nebi yoktur. Kimse kimsenin içtihadı ile hareket edemez. Hak ne ise biz onu söyleriz ve onu yaparız. Kâinatı ve insanlığı yönetme bize ait değildir. Biz Tanrı değiliz. O’nun bilgisi dışında bir şey olmaz. / Her şey O’nun bilgisi dâhilindedir. Yani kapitalizm, sosyalizm ve karma ekonomileri, merkezi sistemler mel’undur, dışlanmışlardır ama Allah’ın bilgisi içinde onlara izin verilmiştir. Yeni uygarlığın gelmesi için, yaşlanan hak uygarlığını ortadan kaldıran bir merkezi uygarlığa ihtiyaç vardır, dolayısıyla ondan dolayı Allah izin vermiştir... / Kur’an tarafından dışlanan. İçtihat ve icmanın olmadığı düzenlerde merkezi düzen olma zorunluğu vardır. Hazreti Nuh’tan itibaren başlayan uygarlaşmaların hepsi sonunda merkezi uygarlık olmuşlardır...’ (s. 11) 

‘Yani artık Kur’an uygarlığının tesisi için şartlar tamamlanmıştır. / Hazreti Nuh peygamber zamanında yazı icat edildi, tarım ve ticaret uygarlığına geçildi. Şimdi de bilgisayar icat edildi, ticaretten emekle üretim uygarlığına geçilecektir. / Bundan sonra artık sistemde inkılâp ancak denizlerde ve uzayda olacaktır. / Onların da nasıl olacağı hakkında bizim bilgimiz yoktur... / Birinci ve İkinci Cihan Savaşları, üçüncü cihan savaşına hazırlık, terör olayı, uyuşturucu olayı, rüşvet olayı, hile olayı hep tahviftir. Bu sistem değişecektir. / Siz değiştirirseniz yaşarsınız, değiştirmezseniz helak olursunuz deniyor. / Biz ezbere bir şey söylemiyoruz, Kur’an’dan anladıklarımızı size aktarıyoruz. Yanlışlar bize aittir. Doğrular ise kâinatı ve insanları var edene Allah’a aittir. Olaylar Allah tarafından sizi tahvif etmek için olmaktadır. İsterseniz içtihat yapar, hak ne ise onu yaparsınız. İsterseniz parti liderlerini tanrılaştırır, onların dediklerini yapar, sonuçlarına katlanırsınız. Putların değil de Âlemlerin Rabbi Allah’ın size ilham ettiklerini yaparsanız Rabbiniz sizi korur... / Derdini söylemeyen deva bulamaz. Hastalığınızı görmelisiniz. İçtihadınızla hastalığınıza ve derdinize deva arayacaksınız. Her söze kulak vermelisiniz. Kulaklarınızı tıkarsanız, ağzınızı kelepçelerseniz, gözlerinizi kör ederseniz, kendinize kötülük etmiş olursunuz. Çevreniz değişmez. Kur’an işte o zaman size “sağır, dilsiz ve kör” demektedir... / Bunları söylediğinizde kulak vereceklerine, daha fazla yanlışlarına sarılmaktadırlar! / Başlangıçta merkezi yönetimi azaltmak isteyen AK Parti, sonunda merkezi sistemin içinde kendisi boğulmaktadır. ‘Ben merkezi sistemi azaltacağım’ demekle azalmaz. Önce yetkileri büyükşehirlere devretti; sonra elinden alıp yine bakanlığa bağladı! Sistem mücadelesi değil, rüşvet ve yolsuzluğu artırma mücadelesi var. Amaç yapılanlarda avanta kimin olsun, bunun mücadelesi hâline getirildi. Çünkü bozukluk insanların kötülüklerinden değil, sistemin bozukluğundan ileri gelmektedir. / Oysa devlet bölge merkez illerinin planlamasını yapacak, il planlamasını illere bırakacak. İller ilçe merkez bucaklarının planlamasını yapacak, taşra bucaklarının planlamasını bucaklara bırakacak. Bucakların bucak planlaması kendileri tarafından yapılacak yani “yerinden yönetim” olacaktır. Bucakta herkes herkesi tanıdığı için ve hakemlerden oluşan yargı denetimi olduğundan, rüşvet yolsuzluk ve avantalar kalkar, adalet içinde imar gerçekleşir...” (s. 12)

‘(Sermaye) Bunun gibi; belki beş yüz yıldır uyguladığı denenmiş tuğyan biçimini uygulamaktadır. / Uygulasınlar. / Bunlar hep Allah’ın bilgisinde olmaktadır. / Her şeye rağmen sonunda “Kur’an düzeni” olan “Adil Düzen” gelmektedir... / Biyolojide mikroplar vardır, görevleri işe yaramaz canlılarım leşlerini temizlemek, onları hasta edip öldürmektir. Böylece canlılık âlemi her zaman diri ve sağlamdır. Bunun gibi; topluluğun da mikropları vardır, yaşlanmış işe yaramaz olanları yok ederler ve yeni diri toplulukların oluşmasına imkân verirler. Kur’an bundan önceki ayetlerde bunu anlatılmıştı...’ (s. 14; 907. Hafta Semineri’mizden…)