Anayasa Mahkemesi Eski Raportörü Doç. Dr. Osman Can, Türkiye tarihinde ilk defa sivil anayasa yapılacak olmasının, milletin ilk defa ‘Kararı ben vereceğim‘ deme aşamasına gelmiş olmasından kaynaklandığını söyledi.
Anayasa Mahkemesi Eski Raportörü Doç. Dr. Osman Can, ‘‘Türkiye tarihinde ilk defa anayasasını yapıyorsa, bu aslında halkın ve milletin ilk defa ‘Kararı ben vereceğim‘ deme aşamasına gelmiş olmasıdır. O yüzden yaşadığımız dönem tarihsel bir andır‘‘ dedi. Can, Yeni Anayasa Platformu ve Erzurum Sivil Toplum Kuruluşları Platformu tarafından, Erzurum Ticaret ve Sanayi Odası toplantı salonunda düzenlenen, ‘‘Anayasa Toplantıları Erzurum Buluşması‘‘nda, yeni anayasa ilişkin değerlendirmede bulundu.
Yeni anayasa çalışmaları sürecinde Türkiye‘nin tarihi bir dönemden geçtiğini ifade eden Can, şunları kaydetti:
‘‘Yeni anayasa çalışmaları sürecinde tarihi bir aşamadayız. Konu anayasa, anayasanın konusu ise devlet. Anayasa, bir ülkede yaratılmış olan devletin haritasını, iskeletini, yapısını, anlayışını neye hizmet ettiğini net olarak ortaya koyar. Dolayısıyla anayasanın konusu devlet yapılanmasıdır. Eğer, Türkiye tarihinde ilk defa anayasasını yapıyorsa, bu aslında halkın ve milletin ilk defa ‘Kararı ben vereceğim‘ deme aşamasına gelmiş olmasıdır. O yüzden yaşadığımız dönem tarihsel bir andır. Hepimiz aslında tarihsel bir anın eskiden olduğu gibi sadece seyircisi değiliz, artık tarihsel bir anın aktörleriyiz.‘‘
Konuşmasında 1982 Anayasası‘na da değinen Can, söz konusu anayasanın 1980 darbesi sonucu oluşturulduğunu ifade ederek, şöyle devam etti:
‘‘1982 Anayasası, 1980 darbesinin ardından emir komuta zinciriyle oluşturuldu. Bir Danışma Kurulu oluşturuldu. Danışma Kurulu‘na denildi ki, ‘Hadi bir taslak hazırla‘. Bu taslak hazırlanıp beş generalin önüne getirildi. Bu beş general oturdu, ‘Şurası olmamış, burası olmamış, şurayı şöyle düzeltelim, burayı böyle düzeltelim filan...‘ Alın size anayasa! Yani 1876‘da padişahın fermanla ‘Alın size anayasa‘ deyimi ile 1982‘de beş generalin ‘Alın size anayasa‘ deyimi arasında çok fazla fark yok. Sizin iradeniz ortada olmadığı için bu anayasa ile üretilmiş olan bu devlet aygıtının, sizin özgürlük taleplerinize, sizin hak ve adalet taleplerinize yanıt vermesi mümkün değil.‘‘
Her kafadan ses çıkmalı
Yeni anayasada halktan gelen taleplerin de yer alması gerektiğini vurgulayan Doç. Dr. Can, ‘‘ Her kafadan ses çıkmalı! Ve her kafadan çıkan sesin üzerine biz, kapsayıcı ve kucaklayıcı bir anayasayı inşa ettiğimiz zaman, işte o zaman enerjimizi Türkiye‘yi ileriye taşıyacak bir enerjiye dönüştürebiliriz‘‘ diye konuştu. İstanbul Barosu avukatlarından Mehmet Uçum‘un yönettiği ‘‘Anayasa Toplantıları Erzurum Buluşması‘‘, gazeteci Nihal Bengisu Karaca, Eski İstanbul Barosu Başkanı Yücel Sayman ve Lale Mansur‘un konuşmalarıyla devam etti.