Her insan aldanabilir

Abone Ol

İnsanda hırs vardır. Rabbimiz bu hırsı iyi işleri başarmamız için vermiştir.

Tevbe Sûresi nin son ayetinde sevgili Peygamberimizin bizim üzerimize çok düşkün olduğunu, bütün insanlığın cehennemde yanmaması için çok hırslı bir şekilde çalıştığını anlatır.

Ama insanoğlu, Rabbin verdiği elle çalışıp dağıtması gerekirken aynı elle dilenmeyi seçtiği gibi, sevmesi gereken elle dövdüğü gibi hırsını da para biriktirmede kullanınca, makam ve mevki elde etmede kullanınca hedefe de kilitlenince etrafta nelerin döndüğünü göremez hale gelir ve kaybeder.

Dünyanın hiçbir yerinde yüzde ondan fazla dolar üzerinden kâr verilmediği bilindiği halde yüzde yirmi beş kâr veriyoruz deyince sineğin bal tasına atladığı gibi hırslı adam atlayıveriyor.

"Aldandık daha aldanmayız" demeyin. Hırsınızı daha güzel yerlerde kullanarak rahatlama olmadığı sürece aldanmaya devam edilecek. Yüz yıl sonra da aldatanlar ve aldananlar olacak.

Geçenlerde holdingzedenin biri anlatıyor. "Ağzımız yandı, yoğurdu üfleyerek içiyorduk. Ancak Türkiye den iyi giyimli, ipek kravatlı, padişah atı gibi besili adamlar geldiler ve sizin Holdinglerde batan paralarınızı bu güne kadarki kârlarıyla beraber alacağız" dediler. Kendilerine vekalet verdik, ilk masraf olarak beşer yüz Avro verdik. Gitti gider.

Alicengiz oyunu oynayanlar, kargayı bülbül diye satanlar, dalavereyle dümen çevirenlerle ben başa çıkarım demeyelim. Ben oyuna gelmem, faka basmam, kül yutmam, aldanmam kanmam kelimelerini hiç kullanmayalım.

Rabbimiz "İsra" Sûresi nin 74 üncü  ayetinde: "Eğer biz seni  sabit kılmasaydık neredeyse onlara biraz meyl edecektin" buyuruyor.

"Fetanet" sıfatına sahip sevgili Peygamberimiz aklın, zekanın, zirvesinde olduğu halde müşriklerin: "Sen bizim ilahlarımızı kabul et, biz de senin Allah ını kabul edelim" teklifine içinden  "Bunlara ilerde doğruyu anlatma fırsatı doğar" diye sıcak bakmış ve teklife olumlu cevap vermeye meylettiği bir anda Rabbimiz bu ayetleri indirmiş.

Ondan sonra sevgili peygamberimiz,  "Rabbim, bir göz açıp kapayıncaya kadar beni bana bırakma" diye dua etmiş. (Ebu Davud, Edep 10)

Şeyh Sadi Şirazi anlatır: Bir veliye sormuşlar: "Bir güzelle bir odada kalsanız, kimseler sizi görmese, güzelde size meyletse dokunmadan sabahı edebilir misiniz " demişler. Veli "Allah beni öyle bir durumla karşılaştırmasın" demiş.

En doğrusunu söylemiş. Ucuz kahramanlığa soyunmamış. "Evvel Allah biz nefsimize sahibiz" dememiş.

Sevgili Peygamberimize: "Seni, Mekke nin en zengini yapalım, en güzel kızlarla evlendirelim, Mekke nin kralı yapalım" tekliflerini getirdiklerinde hiç meyletmemişti. Ama bu son teklifte "Biz de senin Allahını kabul edelim" sözü vardı. Onun için biraz meyil meydana gelmişti. Ama O nun şahsında kıyamete kadar gelecek Müslümanları Rabbimiz uyardı.

Çok değerli gibi görünen, dışından ayıbı görünmeyen, içinden gayıbı bilinmeyen insanlarımızdan bir kısmı parayı görünce, bir kısmı güzeli görünce,  bir kısmı makam, mevki, unvanı görünce bazı haksızlıkları yaptılar veya haksızlıklara ses çıkarmadılar.

Bu tür davranış içine girenler Allah a da yaranamazlar. İnsanlara da yaranamazlar.

Bu tür davranan insanlarımızı da bir çırpıda elimizin tersiyle itmeyelim. Sevgili Peygamberimiz, o değerli arkadaşlarından hoşa gitmeyen birçok işler gördü de dostluğunu kesmedi. Dostlarının yüzüne vurmadı. Ancak yanlış bir iş gördüğünde "Bana ne oluyor ki, şöyle şöyle görüyorum" dedi. Yani siz bunları yapmazsınız ama galiba ben yanlış gördüm ifadesiyle yapılan işin yanlışlığını arkadaşlarına bildirdi.

Bizim feda edecek bir tek insanımız yok. Yanlış yapanları gördüğümüzde "Bu yanlışı yapmaktan beni alıkoyan Allah a hamdederim" diyelim ve yanlışı yapana yardım ederek doğrusunu öğretelim.