Her Derde Deva -1-

Abone Ol

Hz. Ali (R.A.) hastalandığında ziyaretine giden Resulullah (S.A.V.) sorar: “Ne yapıyorsun ya Ali?” Hz. Ali (R.A.), “Rabbimden sabır istiyorum” der. Bunun üzerine Resulullah (S.A.V.): “Sabır zordur. Onun yerine afiyet/şifa iste” buyurmuş.

Allah Teala’nın bir ismi de Şâfi, Kur’an-ı Kerim’inki de Şifa’dır. “Dertleriniz günahlarınız, devası da istiğfarlarınızdır.” (S.A.V.).

Dertleri de dermanları da yaratan ancak Allah’tır. “Lâ Hâlike illallah”, “Lâ Şafie illallah”, “Lâ faile illallah.” İnsanlar, doktorlar, ilaçlar birer araç/vesiledirler. Allah, yılan zehrinden şifa yaratandır.

Tabiinin büyüklerinden Hasan-ı Basrî Hazretlerine her çeşit dert, şikâyet, sorun götürerek, ondan çare/tavsiye isteyenlere hep aynı tavsiyede bulunurmuş: “Gidin, tevbe ve istiğfar edin.” Dertler çeşitli olsa da deva tek; istiğfar...

Bu reçete, elbette ki Kur’an-ı Kerim’e, sünneti Resulullaha dayanıyor.

İLGİLİ AYET-İ KERİMELERDEN:

“Başımıza gelen musibetler, ellerimizle kazandığımız günahlarımız nedeniyledir. Çoğunu da affediyor” (Şûra/30).

“Kur’an’dan yüz çevirdiğimiz için, bu dünyada her çeşit darlığı (sıkıntıları) yaşıyoruz... “ (Taha/124).

“Nimetlere nankörlük ettiğimizden dolayı, korkular ve geçim sıkıntıları bizi sarıyor” (Nahl/112).

“Tek hak ve doğru yolda/hidayette olmayıp, batıl yollarda/dalâlette olduğumuz için, Allah’tan yardım alamıyoruz; yanlış/yasak yolda dua ediyoruz... “ (Fatiha).

“Allah’a ve Resulüne muhalefet ettiğimiz için, zillet içindeyiz...” (Mücadele/5).

“Nefsini arındıran kurtulur. Onu günahlara gömen de ziyana uğrar...” (Şems/9-10).

“Doğrusu, hem (günahlardan) temizlenen hem de Rabbinin adını anıp, namaz kılan kimse mutluluğa/kurtuluşa ermiştir” (A’lâ/ 14-15).

“Allah’ın ipi Kur’an’a hep birlikte tutunmadığımız, tefrikaya düştüğümüz için azaptayız; birbirimizle kavgadayız...” (Al-i İmran/103).

“Hep birlikte tevbe ve istiğfarlarda bulunamadığımız için kurtulamıyoruz” (Nur/31).

“Allah tevbe edenleri, arınanları sever”, “Allah’ ı çok zikredin ki, kurtulasınız” (Cuma/13).

“Kur’an ayetleri müminler için şifa ve rahmettir...” (İsra/82) .

“Kalpler ancak Allah’ın zikriyle huzura/ itminana kavuşur” (Rad/28).

“Azıklanın. Azıkların en hayırlısı takvadır” (Bakara/197).

“Balda insanlar için şifa vardır...” (Nahl/69).

“Allah’ı unuttuklarından dolayı (Allah’ın da) kendilerini kendilerine unutturduğu kimseler gibi olmayın... Onlar, yoldan çıkmış kimselerdir” (Haşr/19).

İLGİLİ HADİS-İ ŞERİFLERDEN:

“Kur’an müminler, bal da tüm insanlar için şifadır.”

“Allah’ım! Nefsime takvasını ver; onu tezkiye et...”

“İstiğfar edin! Ben günde 70/100 kez istiğfar ederim.”

“Hastalarınızı sadaka ile de tedavi edin. Sadaka her türlü belâyı, hastalığı def eder.”

“İşlenen günahlar kalpte kir/pas oluşturur. Silinmezse kalp kararır, katılaşır.”

“Zikrullah kalbin cilasıdır.”

“Vücutta bir et parçası vardır: O temiz/düzgün olursa tüm organlar da öyle olur. O bozuk/fesatta olursa organlar da fesatta olur. O, kalptir.”

“Allah her derdin devasını da yaratmıştır. Tedavi olun. Ölümden başka her derdin devası vardır.”

“Rabbim! Beni göz açıp kapanıncaya kadar nefsime bırakma”

“Akıllı insan nefsini hesaba çeken, ahiret hazırlığı yapandır.”

Önümüzdeki hafta Ramazan ayını idrak edeceğiz. Önemi, değeri büyük bu zaman diliminde her zamankinden daha çok arınmaya, nefis muhasebesine, tezkiyesine, ilme, tefekküre, iyiliklerimizi çoğaltmaya, kötülüklerimizi azaltmaya, kısaca kullukta yoğunlaşmaya çabalamalıyız.

Değerli zamanı değerli/önemli şeylerle geçirmek aklın gereği. Böylece bayramın ödülü ve sevincini yaşamak ne güzel. Değilse, ne büyük hüsran...

Hayat rehberimiz/örnek ve önderimiz (S.A.V.): “Akıllı insan nefsini denetleyen ve ahirete hazırlıklı olandır...” buyurmuş. Hz. Ömer (R.A.) de: “Ahiretteki hesaba çekilmeden önce nefsinizi hesaba çekin” buyurmuş...