Hepsi değişse ne yazar?

Abone Ol

 AKP içinde yaşanmakta olan büyük kavgada “değişim taleplerinin” ardı arkası kesilmiyor.

          Sürekli “değişim” isteniyor.

AKP’lileri “bakanlıklarda yapılacak değişiklik” kesmiyor.

          Daha fazlasını istiyorlar.

“Bürokraside yapılacak değişiklikle de” yetinmiyorlar.

          Yine daha fazlası talep ediliyor.

Müşavirlerin de değiştirilmesi gerektiğini ileri sürüyorlar.

Teşkilatların yenilenmesini bekliyorlar.

Dost çevrelerinin değişmesi gerektiğini dile getirenler var.

          Dilleri bir şeye varmıyor.

          Henüz “Genel başkan değişmeli” demiyorlar, diyemiyorlar.

          Aslında mesele bu noktada düğümlenip kalıyor.

          Yukarda saydıkları şu taleplerin hepsi karşılansa yani tamamı yerine getirilse ne değişecek?

          O genel başkan olduğu yerde durdukça öbürlerinin değişmesi bir mana ifade eder mi?

          Bugün şikâyet edilen bakanlıklar, bürokrasi, müşavirler, teşkilatlar, dost çevreleri de hep onun eseri değil mi?

AKP için oturdukları yerden “uyduruk kurtuluş reçetesi” yazıp duranların atladıkları nokta bu!

          Onlar sanıyorlar ki parti içinde yaşanan sıkıntılar genel başkana rağmen atılan birtakım adımlardan kaynaklanıyor.

          Bu hali genel başkana iletebilirlerse onun duruma el koyacağını ve işlerin rayına oturacağını düşlüyorlar.

          Ama yanılıyorlar.

          Yok, böyle bir şey!

AKP içinde genel başkana rağmen bir şey yapılıyor değil.

          Her şey genel başkanın bilgisi ve denetimi dâhilinde yapılıyor.

Bakın bir süre önce Pelikan yapılanması hakkında denilmedik laf bırakılmadı.

FETÖ’den daha beter bir örgüt olduğu bile söylendi ve Genel Başkan'ın müdahalesi umuldu.

          Sonunda ne oldu?

Müdahalesi umulan Genel Başkan, Pelikan yapılanmasını ziyaret ederek açık desteğini ortaya koydu.

          Ama kimileri hâlâ bu gerçeği kavrayabilmiş değiller.

          Hâlâ Genel Başkan'ı uyararak hasımlarını ortadan kaldırmayı planlıyorlar. Yani ham bir hayalin peşinden koşup duruyorlar.

          Partiden ayrılması gerekenlerin kendileri olduğunu bir türlü kabullenemiyorlar.

İlle de değişim diye bağrışıp kuru gürültü çıkarıyorlar.