Hep beraber yarını şekillendirmek

Abone Ol

Her yıl Mart ayında gerçekleştirilen ve geçen yıl ABD

Başkanı Barack Obama nın ana konuşmacı olduğu yıllık AIPAC konferanslarının bu

hafta başında yapılan ve üç gün süren Mart 2013 konferans dizisinin bu yılki

ana konusu İran, ana başlığı ise Hep Beraber Yarını Şekillendirmek (Shaping

Tomorrow Together) idi.

Elli eyaletten yaklaşık onüç bin aktivistin iştirakiyle

gerçekleştirilen AIPAC ın Ortadoğu da yeni politika belirleme konferansına ABD

Başkan Yardımcısı Joe Biden, İsrail Başbakanı Benjamin Netanyahu, İsrail

Savunma Bakanı Ehud Barak, Kanada Dışişleri Bakanı Join Baird, ABD Temsilciler

Meclisi Cumhuriyetçi Çoğunluk Lideri Eric Canton, ABD Temsilciler Meclisi nden

Demokrat Steny Hoyer, ABD Askeri Hizmetler Komitesi üyesi Kirsten Gillibrand,

ABD Senatosu Dış İlişkiler Komitesi Başkanı Robert Menendez, Ortadoğu Çalışmaları

Dış İlişkiler Konseyi kıdemli üyesi Elliott Abrams gibi ABD nin önde

gelen siyasi aktörleri bu toplantıda konuşmacı olarak yer

aldılar.

Bu toplantı çerçevesinde, İran ile ilgili yaptırımların

daha sıklaştırılması amacıyla lobi faaliyetinin en güçlü şekilde

yürütülebilmesi için, ABD Senato ve Temsilciler Meclisi mensubu üyelerin büyük

ölçüde bu konferanslara iştirakleri sağlanmıştır. Amaç, İsrail kendini mecbur

hissederse İran ı vurabileceği konusunda ABD Başkanı Barack Obama nın

desteğinin sağlanmasıdır.

Nitekim AIPAC ta konuşmacıların hepsi de sırayla İran ın

nükleer faaliyetlerini öngörülen şekilde daha şeffaf hale getirmemesi durumunda

Obama yönetiminin, İran ın askeri seçenekle yüz yüze kalacağı konusunu dünya

kamuoyu gündemine getirmesini önermişlerdir.

Pazartesi günkü AIPAC konferansında konuşan ABD

Temsilciler Meclisi Çoğunluk Lideri Cumhuriyetçi Eric Cantor, konuyu daha da

ileri götürerek, İran a yönelik askeri hareket Amerika, İsrail ve

müttefiklerimizi korumak için gereklidir açıklamasıyla

açıkça savaş çığırtkanlığı yapmıştır. Cumhuriyetçi Steny Hoyer de, konferans

konuşmasında benzer açıklamalarda bulunmaktan kaçınmamıştır.

AIPAC Mart 2013 Politika Konferansı nın başladığı

Pazartesi günü, ABD Florida Temsilcisi ünlü Siyonist İleana Ros-Lehtinena ve

Litvanya asıllı Siyonist Theodore E. Deutch, Temsilciler Meclisi ne müşterek

tasarı sunarak, İsrail in, ABD nin ana stratejik müttefiki olarak resmen kabul

edilmesini talep etmişlerdir. Bu tasarının, İran a yönelik yaptırımların

görüşüleceği zamana denk gelmesi dikkat çekicidir. Bu tasarı; ABD ve İsrail

arasında yıllık savunma yardımı, füze savunma, enerji, araştırma ve siber

güvenlik işbirliğini öngörmektedir.

Burada asıl üzerinde durulması gereken önemli nokta, hep

beraber yarını şekillendirmek başlığıdır. İsrail, gökten yıldırımı,

tiranından da saltanat asasını alarak (eripuit caelo fulmen spectrumque

tyrannis) Ortadoğu yu yeniden keşmekeş ortamına sürüklemek adına İran a askeri

müdahale için ABD yönetimi nezdinde, AIPAC aracılığıyla başlattığı lobi

faaliyetleri dikkat çekicidir. Burada önemle üzerinde durulması gereken konu,

İsrail in ABD dış politikasında oynamaya çalıştığı roldür. ABD de İsrail

politikalarını belirleyen ve yön veren önemli bir Yahudi kuruluşu olan AIPAC ın

Mart 2013 toplantısına, Senato ve Temsilciler Meclisi üyelerinin büyük

çoğunluğunun iştirak etmesi bu yüzden dikkat çekicidir.

Ortadoğu nun yarınını şekillendirmek amacıyla

çalışmalar yürüten İsrail in başını çektiği ve ABD nin de desteklediği BOP

terkisinde sadece Truva atı olmayı yeğleyen bölge iktidarlarının çok uzun

ömürlü siyasi aktör olmaları söz konusu olamaz. Sırf iktidarda kalabilmek için

mevcut jeopolitik gerçeğin hikmeti vücudunu kaybetmeyi göze almak ne derece

akıllıca bir yaklaşım olabilir ki

Truva atından hareketle,  ol saltanatın yeller eser şimdi yerinde (et compos ubi Troja fuit)

veciz sözü, sözde ABD, özde İsrail güdümlü politikalar üzerine mebni yeni BOP,

ileride telafisi kabil olmayan

yıkımları beraberinde getirmeye yöneliktir. Bu bakımdan,

bilfiil AIPAC cenderesinde hazırlanmakta olan İslam coğrafyasını bölüp

parçalamaya yönelik planlara kulak kabartan ve göz kırpan ve fiili desteğini

göstermek üzere bu toplantıya büyük bir mevcutla iştirak eden ABD yönetimi,

açıkça Ortadoğu daki tarafgirliğini bir kez daha tescil ettirmiş oldu.