Önceki yazıyla birlikte okunmasını tavsiye ederek kaldığımız yerden devam edelim…
-BU YAZILAR SEÇİMDEN SONRA YAPILMASI GEREKENLER YAZISIDIR-
“Yeni bir yasal düzenleme ile köy arazilerinin tamamı bu kalkınma kooperatifleri’ne devredilerek, kalkınma kooperatifleri köyün ortak malı olacak, o köyün nüfusuna kayıtlı ve tarlası, arazisi olan herkes arazi hissesine göre ortak olacağı için dededen kalan, amcaların da öldüğü bir türlü bölüşülemeyen tarlalar da böylece bölüşülmüş olacak; herkes köyündeki tarla hissesi oranında bu kalkınma kooperatiflerine üye olacak.
Kalkınma kooperatifleri köylerinde ekilmedik tarla bırakmayacak, hepsini kalkınma kooperatifleri adına ektirecek.
Kalkınma kooperatifleri köylerde üretilebilecek ürünleri belirleyerek, İstanbul'da (büyük şehirlerde) irtibat büroları, şubeleri vasıtasıyla ürünlerini pazarlayacak.
Birkaç köy bir araya gelip daha büyük bir kalkınma kooperatifleri ya da birlik kurmak isterlerse onlara faizsiz kredi verilerek yatırım için teşvik edilmeli.
Devlet tarım ve hayvancılık teşvikleri artık tek kişilere değil, işte bu kalkınma kooperatiflerine verilecek.
Kalkınma kooperatifleri aldıkları teşviklerle köyde kuracakları büyük ahırlar ve üretim atölyeleri ile köylerde tekrar et, süt, peynir üretimini sağlayacaklar, böylece tüketen köylü üreten köylüye dönüşecek...
Hayvancılık ile tarım gelişeceği, köyde yaşayanlara iş imkânı sağlanacağı için köyde kalmak ve yaşamını orada devam ettirmek isteyenler artacak...
Kalkınma kooperatifleri birliklerini birkaç köy birleşerek gerçekleştirirse, devlet kalkınma kooperatiflerinin belirlediği yere TOKİ vasıtasıyla 1+1 daireli yerler yapıp şehirde yaşayanların yazın tatillerini köyde geçirmelerini sağlayarak iç turizmin artmasına ve daha ucuz, sağlıklı tatil yapılmasını da teşvik etmiş olacaktır.
Büyük şehirlerdeki köy dernek binaları bu kooperatife devredilmeli.
Kooperatifçiliğin teşvik edilmesi için üye başı aidatları, köylerde ikamet edenlerden değil şehirlerde ikamet edenlerden alınmalı.
Köylerde üretilen ürünler kooperatif tarafından satılacağı gibi;
Satamama durumunda TMO (Tarım Mahsulleri Ofisi) tarafından alınmalı...
Süt ürünleri de yoğurt, peynir, yağ olarak kooperatifçe pazarlanmalı, başlarda pazar bulamam durumunda yine devlet bunları alacak yapıyı kurmalı...
Bu proje ile ne gerçekleşmiş olacak;
Bu sayede zamanla işlevsiz hale gelecek (veya kimi şimdiden işlevsiz hale) olan köy dernek veya birliklerinin dönüşümü sağlanacak...
Dededen kalan, amcaların da öldüğü bir türlü bölüşülemeyen tarlalar da böylece bölüşülmüş ve köyde âtıl duran araziler ekilmiş olacak…
Türkiye'nin, tahıl, hububat meyve sebze üretimi artacak…
Türkiye'nin et, süt, peynir üretimi artacak...
Türkiye'nin belki de dünyanın en çok et, süt, peynir, yoğurt üreten ülkelerinden biri olma yolu açılacak...
Gıda güvenliği sağlanacak; bilinçli tarım yapılacağı için gıdaların üretim ve toplama aşamasında sağlıklı üretim yapılıp tüketiciye sağlıklı ulaştırılması sağlanacak…
Kalkınma kooperatifleri vasıtasıyla o yörelerde tali üretim imkânları ortaya çıkacak, böylece o bölgenin dolayısıyla Türkiye'nin ekonomik gücü artacak…
İstihdam artarak büyük şehirlere göç önlenmiş olacak...
Bu kalkınma kooperatiflerinin ekonomik olarak bir domino taşı etkisi göstereceğini düşünüyorum...
Öngörümden daha fazla bir faydası olabileceği inancındayım.”
(Ahmet Mermer, araştırmacı / sosyolog)