Gündem

Hemen gelinseydi kurtarılabilirdik

Hemen gelinseydi kurtarılabilirdik

Abone Ol

1993 yılında Bingöl‘de 33 askerin şehit edilmesi olayından sağ olarak kurtulan askerler, terör komisyonuna yaşadıklarını anlattı. ‘‘Çok savaş filimi izledim ama ben daha kötüsünü yaşadım‘‘ diyen Omay, çatışmada teröristlerin kaçması üzerine askerlerin kendilerini kurtardığını söyledi.

TBMM İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu bünyesindeki terör alt komisyonu, Komisyon Başkanı Ayhan Sefer Üstün başkanlığında toplanarak, Bingöl‘de 1993‘te 33 askerin şehit edilmesi olayından sağ kurtulan Osman Partal ile Erkan Omay‘ı dinledi. İstanbul‘da gümüşcülük yaptığını, psikolojisinin ve sağlığının bozulması nedeniyle çalışamadığını belirten Partal, yıllar sonra GATA‘da tedavi gördüğünü kaydetti. Olayla ilgili bilgi veren Partal, sivil olarak 2 otobüsle Malatya‘dan Bingöl‘e doğru yola çıktıklarını ve kendisinin öndeki otobüste olduğunu söyledi. Akşamüzeri pusuya düştüklerini anlatan Partal, teröristlerin kendilerini önce köye sonra dağa, daha sonra ise başka bir köye götürüp ahıra soktuklarını ifade etti.

Partal, nasıl işkence gördüklerini anlatmak istemediğini, çenesinin de kırık olduğunu belirtti. Partal, şöyle konuştu: ‘‘Gece saat 03.00‘te yolun kenarına dizerek 10 dakika hiç susmadan bizi taradılar, ikinci kez yaralı varsa diye kafalarına sıkarak bir kez daha taradılar. Yaralı 10 kişi vardı. Ben kendimi arkaya attım ve sürünerek aşağıya gittim, üzerime 2 kurşun geldi. Hep gelip askerin bizi kurtaracağını düşünüyordum. Ruhum çok yaralı. Bir arkadaşım, ‘‘Çocuğum yeni oldu, onu göremedim, beni kurtar‘ dedi. Oradan uzaklaştım ve yolda bir kamyona binerek karakola geldim. Geri geldiğimde arkadaşlarımın çoğu yaşamıyordu, bir kişi kurtulmuştu o da hala ameliyat oluyor.  Beni GATA‘ya sevkettiler ve orada yaralarım kabuk bile bağlamamışken, ‘eskisinden daha sağlıklı, görev yapabilir‘ raporu verdiler ve birliğime gönderdiler. Şimdi gene olsa gene giderim, bütün ülke hepimizin.

Türkiye 30 yıldır terörle mücadele etmesine rağmen, GATA‘daki psikiyatri merkezi 1999‘da kuruldu ve 20 tane hasta kapasitesi var.‘‘ Partal, Malatya‘dan çıkarken, bir parkta durduklarını ve koruma olup olmadığını sorduklarını, askeri bir yetkilinin de ‘Size ileride eskort verilecek, devam edin‘ dediğini ve yola çıktıklarını anlattı. 3 kez yemek molası verdiklerini, yolda da eskort verilmediğini ifade eden Partal, otobüste komutan hatta onbaşı bile bulunmadığını kaydetti.  Teröristlerin sivil olan şoförü götürmediklerini ifade eden Partal, ‘‘Bizi durduklarında Şemdin Sakık şoför‘e ‘diğer araç nerede?‘ diye sordu. O da ‘arkada‘ dedi. Üzerimizde silah da dâhil hiç bir şey yoktu. Şoför onlara liste vermedi ama teröristlerin ellerinde liste vardı gibime geldi‘‘ dedi. Osman Partal, teröristlerin kendilerini gözden çıkardıkları için propaganda yapmadıklarını anlatarak, ‘‘Bence kurtarılabilirdik. Kaç saatlik yolu gittik, kaç saat oldu bizi hala aramadılar. Hemen gelinseydi yaralılar kurtarılabilirdi‘‘ diye konuştu.

‘‘İkinci otobüs kurtarılabilirdi‘‘

Bölgeye gönüllü olarak gittiğini belirten Erkan Omay da, ‘‘İlk otobüsün durdurulduğunu anlayınca şoföre, ‘teröristler yol kesmiş geri dön‘ dedik ancak dönmedi. İkinci otobüs kurtarılabilirdi, çünkü arada mesafe vardı, taransak bile kurtulabilirdik. Silah sesi duyunca şoför ‘Nevruz kutlaması yapılıyor‘ dedi‘‘ diye konuştu.

Omay, teröristlerin kendilerinden önce durdurdukları bazı arabaları yaktıklarını ve onlardaki kişilerle birlikte alıp dağa doğru götürdüklerini ifade ederek, yaşadıklarını kitap haline getirdiğini ancak kaybettiğini kaydetti. Gittikleri köyde köylülerin, ‘‘15 gündür PKK‘lılar yanımızda, kimseye zararı yok‘ dediklerini söyleyen Omay, en yakın arkadaşının Kürt olduğunu ve kendisi için hüngür hüngür ağladığını bildirdi. Omay, teröristler arasında bulunan ve ‘‘Ben 200 metreden sigarayı vuruyorum‘‘ diyen 16 yaşındaki bir çocuğun, daha sonra çatışmada alnından vurulduğunu söyledi.