Diyanet İşleri Başkanlığı, Ramazan ayının altı çizilmesi
gereken konusunu helal kazanç olarak belirlemişti. Konu görsel afişlerle de
desteklenerek camilerin giriş yerlerine asıldı. Hocalarımız helal kazancın
önemini anlatmaya çalıştılar. Bu programın yeterli olup amacına ulaşıp
ulaşmadığı ayrı bir araştırma konusu. Helal kazanç konusunda kılı kırk yarma
hassasiyeti gösteren hocalarımızdan Allah razı olsun. Fakat bu konuda Diyanet
personelinin de ciddi bir eğitim ihtiyacı olduğuna inanıyorum. Önce bu
hassasiyet hocalarımızda olmalı ki, cemaate yansıması görülebilsin.
Helal kazanç konusunu çok önemsiyorum. Pek çok
problemimizin çözümü, midemize helal lokma girmesiyle ilgili. İlim adamları,
yenilen bir şeyin 40 gün vücutta etkisini gösterdiğini belirtiyorlar. Helal ile
beslenen vücut, helal olan şeylerin mıknatıs alanına giriyor ve helal olan
şeylerden lezzet alıyor; haram ile beslenen vücut ise haram olan şeylerden.
Vücuda helal lokma koymayı her şeyin başı olarak gören Osmanlı atalarımız, sözü
benim gibi uzatmamışlar; bir çocuğa öğüt verecekleri zaman başını okşamış ve
Evladım! Yalan deme, haram yeme deyivermişler.
Anadolu Gençlik Dergisi de (Haziran, 2013, 161. Sayı)
Helal Kazanç Dosyası hazırlayarak konuyu enine boyuna ele alan çok faydalı
bir çalışma yaptı. Bu sayı, konu ile ilgili başucu bilgileri olarak saklanacak
nitelikte. Derginin Genel Yayın Yönetmeni Mehmet Biten, İnsana kanaat ve
adaletin egemen olması dileğiyle dosyayı şöyle sunuyor: Yeryüzünde insanlar
için en güzel kazanç, Kendi elinin emeği, sa y ve gayreti neticesinde
kazandığıdır. Kadim kültürümüzde insana ilk öğretilen, inancımızın temel gereği
olan helal ve haram ölçüsüdür.
Bütün illerde Helal Kazanç Seminerleri vermek için
seferber olan AGD Genel merkez Çalışan Gençlik Komisyonu Başkanı Medet Bulut,
konunun önemine şöyle dikkat çekiyor: Esas mesele mal-para kazanmak değil,
helal kazanmak olmalıdır. Haramda hayır yoktur, bereket yoktur. Midesine
girenlerin helal mi, haram mı olduğunu araştıranlar iman bakımından
yükselirler. Kazançlarının helalliğini
düşünmeden dünyalık peşinde koşanlar ise, önce mide fesadına uğrar; sonra da
huzurları kaçar, manen yükselemez, alçalırlar. Ne ibadetlerinin, ne de
yaptıkları iyiliklerin zevkine varabilirler. (a.g.d, sh. 21)
İSLAM NE DİYOR
İslam ın önem verdiği önde gelen prensiplerden biri de
helal ve temiz kazanç tır. İnsanları hak ve hakikata davet etmekle görevli
olan peygamberler el emeği ve alın teri gerektiren bir meslek sahibi olmakla
insanlara örnek olmuşlardır.
Kur an-ı Kerim de helal olanı yiyip içmek konusunu
işleyen o kadar çok ayet var ki İşte iki örnek:
Allah ın size helal ve temiz olarak verdiği rızıklardan
yiyin ve kendisine iman etmiş olduğunuz Allah tan korkun. (Maide, 88)
Artık, Allah ın size verdiği rızıktan helal ve temiz
olarak yiyin, eğer (gerçekten) yalnız Allah a ibadet ediyorsanız, O nun
nimetine şükredin. (Nahl, 114)
Allah Rasülü (s.a.v) de ümmetlerine helal olandan yiyip
içmeyi teşvik etmiş; onları haramlara karşı uyarmıştır:
Hiçbir insan asla kendi kazancından daha hayırlı bir
rızık yememiştir. Allah ın peygamberi Davut da kendi elinin emeğini yerdi.
(Buhari)
Helal olanı aramak, helal rızık istemek cihattır.
Şüphesiz Allah sanatkar bir mü mini sever. (Müsned)
Rızık kazanmak ve ihtiyaçlarınızı gidermek için erken
kalkın. Çünkü, erken kalkıp işe koyulmak bereket ve kazancı artırır.
(Taberani)
İslam ın helal ve temiz rızık konusundaki hassasiyetinin
şuuruna varan Allah dostları, haramlardan alabildiğine kaçındıkları gibi;
şüpheli şeylerden bile uzak durmuşlardır. Mesela; İmam-ı Azam Ebu Hanife
Hazretleri, alacağını istemek için gittiği bir kişinin evinin önünde beklerken,
faiz olur endişesiyle oradaki ağacın gölgesine girmemiştir. Yine o büyük imamın
yaşadığı beldede bir koyun çalınmış, o çalınan koyunun eti olabilir, endişesiyle
7 yıl koyun eti yememiştir.
FAİZ VE DİĞER HARAMLAR
İslam, insanları bütün haramlardan kaçınmayı emreder.
Ancak, faiz konusunda daha şiddetli tehditler vardır. Kur an-ı Kerim, faiz
yiyen ve onu teşvik edenler için Allah ve Rasülü ne harb açmış kişiler
(Bakara, 279) olarak niteler. Diğer haramlarda böyle bir tehdit yoktur. Fakat,
tevbe edip vazgeçenler için af kapısının açık olduğunu (Bakara, 279) da haber
vermeyi ihmal etmez.
Faiz dünya gerçeğidir diyerek, faizi tabii göstermeye
çalışan, faiz lobisini güçlendiren, yabancıları da davet ederek bankacılığın en
kar eden sektör haline gelmesi için düzenlemeler yapan şuur yoksunu
kardeşlerime uyarıyorum. Ahiretlerini tehlikeye atmasınlar, faizci düzenle
mücadele etmeye çalışsınlar.
Faiz sistemiyle mücadele ederek helal kazancın önünü
açmakla ömrünü geçiren Milli Görüş Lideri merhum Necmettin Erbakan Faizin her
kademede malın değerini yükselttiği, faiz yoluyla yükselen fiatların fakir
fukaranın sırtına yük olup kanını emen bir mikrop olduğu nu söyleyerek şöyle
der: Faiz, bin türlü belanın kaynağıdır. Çünkü faiz haramdır. Haram lokmadan
hayır gelmez. Sömürünün ortadan kalkması ve zenginliğin adaletli paylaşımı için
tek çıkış yolu Allah ın (c.c) haram kıldığı faiz belasından kurtulmaktır. Faiz
ve borç, küresel sömürünün en büyük iki silahıdır.
Necmettin Çalışkan, haram lokmanın insanda yaptığı
tahribat konusunda şunları anlatır: Haram mikroplu virüs gibidir, girdiği
vücudu zehirler. Haram yiyen beden, mide tahribatına uğrayarak sağlığını kaybeder.
Haram huzuru yok eden bir virüse benzer. Aile huzurunu yok eder. Haramla
beslenen manen alçalır; haramı helal, helali haram görmeye başlar. Evladı
hayırsız olur. Kazancından bereket gider. Dua ve ibadetleri kabul olmaz.
Dürüst ve güvenilir tüccar peygamberler, sıddıklar ve şehitlerle beraberdir.
(a.g.d. Sh.17)
Helal kazanç konusunu önceleyen DİB na teşekkür eder,
konuyu devam ettirmelerini dilerken; konu ile ilgili ciddi bir dosya hazırlayan
Anadolu Gençlik Dergisi yöneticilerine teşekkür eder, söz konusu dosyayı bir
kitapçık halinde tüm halkımızın istifadesine sunmalarını teklif ederim.