Helak Olmaya Götüren Günahlar

Abone Ol

Bismillahirrahmanirrahim,

Âlemlerin Rabbi, Rahman ve Rahim hesap gününün hâkimi,

Allah a (C.C.) hamd ederim. Salât ve selâm, Peygamberimiz Hz. Muhammed Mustafa ya

(S.A.V.), âline ve sahabelerine olsun.

İnsanlar dünya hayatlarında da, ahiret hayatlarında da,

saadet içinde yaşamak ister. İnsanın saadetini sağlayacak kuralları ancak Allah

koyar. Çünkü insanı, belirlediği görevleri yapmak üzere yaratan Allah tır.

İnsanı mutlu edecek kurallara MARUF, insanı mutsuz eden şeylere de MÜNKER adı

verilmektedir. Ayrıca insana faydalı olan şeylere HELAL, insana zararı dokunan

şeylere de HARAM adı verilmiştir. İnsan haklarının olduğu gibi muhafazasına

ADALET, insan haklarının çiğnenmesine de ZULÜM adı verilmektedir.

Maruf ve münker, helal ve haram, adalet ve zulüm olan

şeyler Allah tarafından bizlere bildirilmiş, Peygamberimiz de bize bunları

tebliğ etmiştir. Allah, insanı lüzumsuz yere yaratmamıştır ve onu başıboş da

bırakmamıştır. Onu İSLAM ile yükümlü kılmış, hayatı ve ölümü ile imtihana tabi

tutmuştur. İnsanın bu imtihanda başarılı olabilmesi, yaratılış gayesi kulluk

görevini yapabilmesi, ilahi azaptan kurtulup cennet nimetlerine nail

olabilmesi, iman etmesi, salih işler yapması, Kur an ahlakıyla ahlaklanması ve

adil muamelede bulunması, inkâr ve isyandan uzaklaşıp günahlardan sakınmasına

bağlıdır.

GÜNAH, işleyene ceza gerektiren, yaratılışa aykırı,

insanı hayır ve sevap işlemekten alıkoyan, haram olduğu ayet ve hadislerle

belirlenmiş olan fiil veya davranışlardır.

İslam, yasak olan fiilleri yani günahları bildirmiş ve

müminlerin bunlardan sakınmalarını emretmiştir. Kişi bu emir ve yasaklara

riayet ettiği ölçüde saadet bulacak ve Allah ın razı olduğu kimselerden

olabilecektir.

Kur an da günah kavramı, ZENB: Kasıtlı ve kasıtsız

işlenen günah, İSM: Kasıtlı ve bilerek işlenen günah, HATİE: Kasten ve bilerek

işlenen günah, FISK: İtaatsizlik, İslam yolundan ayrılmak, FUHŞ-FAHŞA: Çok

çirkin olan günah, SEYYİE: Kötülük ve günah, İSYAN-MASIYET: İtaatsizlik,

haramlara yönelmek, VİZR: Günah, ağır yük, KEBİRE: Büyük günah ve benzeri

kelimelerle ifade edilmiştir. Günah, her konuda Allah ve Peygamberin emir ve

yasaklarına muhalefet etmektir.

Kur an da, küfür: EL-HINSİ L AZİM, haksız yere yetim malı

yemek: HUBEN KEBİRAN, açlık korkusu ile çocukları öldürmek: HIT EN KEBİRAN,

zina: FEVAHİŞ, içki ve kumar: İSMÜN KEBİRUN, şirk: ZULMÜN AZİM, iftira:

BÜHTANEN AZİMEN, büyük günah olarak zikredilmiştir. Her türlü inkâr, şirk ve

nifak büyük günahtır. İnkâra  varmayan

Allah ve Peygamberine itaatsizliklerde de büyük günahlar vardır.

İnsanın görevi, özellikle büyük günahlardan kaçınmaktır.

Bu günahlardan sakınmak saadettir. NİSA 31: Eğer yasaklandığınız büyük

günahlardan sakınırsanız, (küçük) günahlarınızı örteriz ve sizi şerefli bir

yere sokarız.

Büyük Günahlar

Allah a şirk (ortak) koşmak, faiz alıp vermek, zina

etmek, eşcinsel ilişkide bulunmak, sorumluluğu altında bulunan insanların zina

etmesine göz yummak, içki içmek, kumar oynamak, hırsızlık yapmak, insanlara

zulmetmek, işkence etmek, gasp etmek, rüşvet almak, insan öldürmek, sihir

yapmak, beş vakit namazı ve Cuma namazını terk etmek, zekâtı vermemek, özürsüz

Ramazan orucunu tutmamak, ana-babaya asi olmak, yakınlarla ilgiyi kesmek, yetim

malı yemek, düşmanla savaşta cepheden kaçmak, kibir sahibi olmak, yalan söylemek,

yalan yere yemin etmek, yalancı şahitlik yapmak, iftira etmek, haram yemek,

riyakâr olmak, söz taşımak, intihar etmek, ahde vefasızlık etmek, kamu

mallarına zarar vermek, emanete hainlik etmek, haram kazanç, Allah a yalan

isnat etmek, terör, sahtekârlık yapmak, ölçüde ve tartıda hile yapmak, suçsuzu

suçlu göstermek, insanların gizli hallerini araştırmak. Bu sayılanların hepsi

büyük günahlardandır ve bu günahların tamamını veya bir kısmını işleyen toplum

tarihte olduğu gibi helak olup gider. Peygamberimiz buyuruyor: Ganimet ve

devlete ait mallar ve sermaye, belli kişiler arasında döner sermaye olduğunda,

emanet sermaye sayılıp gasp edildiğinde, zekât verme işi angarya sayıldığında,

ilim ve eğitim din için değil, dünyalık için olduğunda, kişi hanımına itaat

edip annesine saygısızlık yaptığında, arkadaşına yakın, babasından

uzaklaştığında, mescitlerde Allah ve Resulünün istemediği görüşler

konuşulduğunda, fasık kimselerin toplum lideri olduğunda, en rezil kimselerin

topluma idareci olduklarında, bir kimseye şerrinden korkulduğu için ikram ve

hürmet edildiğinde, şarkı söyleyen sanatçıların çoğalıp her iş için

kullanıldıklarında, her türlü çalgı ve eğlence araçları ile eğlenilip Allah

unutulduğunda, her türlü içkinin aleni olarak içildiğinde, bu ümmetin sonradan

gelen nesillerinin önceki nesillere, ecdadına lanet okuduklarında, bu durumda

kızıl rüzgârı, depremleri, topluca yere batmaları, kılık değiştirme olaylarını,

taşlanmayı, ipi kopan kolyenin tanelerinin birer birer dağılıp takip etmesi

gibi değişik helak edici olayları bekleyin. (Tirmizi).

Günah, Allah a bir isyandır. Onun engin rahmetine ve

rızasına karşı bir perdedir.

Siyasetin Görevi

HAC 41: Onlar (o müminler) ki, eğer kendilerine

yeryüzünde iktidar verirsek namazı kılar, zekâtı verirler, iyiliği emreder ve

kötülükten nehyederler. İşlerin sonu Allah a varır.

Siyaset kurumunun dört görevi vardır. Bunlar: 1-Toplum

huzurunu bozucu davranışları cezalandırmak, 2-İyilikleri emretmek, kötülükleri

yasaklamak, 3-İnsanları İslam fıtratına uygun bir şekilde eğitmek, 4-Toplumu

dünya ve ahiret saadeti için yönetmek. Bu dört görevi birlikte yapmayan

siyasetten hayır gelmez. Siyaseti ifsad olanların arkasından gidilmez. Siyaseti

ıslah olanların arkasından gidilir. Ülkemizde siyaseti ıslah olarak gören

hareket MİLLİ GÖRÜŞ ve onun tek temsilcisi SAADET PARTİSİ dir. AKP ve muhalefet

partileri ifsad siyasetini temsil etmektedirler. Gören gözler görüyor. Kurtuluş

MİLLİ GÖRÜŞ siyasetinde ve SAADET PARTİSİ iktidarındadır vesselam.