İsrail, tarihinin en güvenli dönemini yaşıyor desek
herhalde abartmış sayılmayız. Nasıl mı Çok basit, fazla uzaklara gitmeyin ve
hemen İsrail in etrafındaki çevre ülkelere ve içine düşür(ül)dükleri duruma
şöyle bir bakın. Neler görüyorsunuz
Evet, aynen öyle... Yangın yerine dönüşmüş bir Ortadoğu,
acziyet içinde bir İslam dünyası ve ellerini kovuşturan İsrail ve Batı.
İşin ilginç tarafı, bu süreçte Batı ve İsrail açısından
büyük bir tehdit ve hedef olarak gösterilen İran ve Şii jeopolitiği ile
radikal İslamcı örgütler yerine en büyük darbeyi her nedense Sünni ülkeler ve
ılımlı İslami yapıların alıyor olması...
Arzu ederseniz teker teker gidelim. O zaman tabloyu daha
net bir şekilde görecek ve oyunun aslında aşama aşama hedef haline getirilen
Sünni eksen üzerine kurulu olduğunu göreceksiniz.
Üç halkalı plan...
İsrail ve çevresini üç halka içerisinde ele alırsak,
birinci halkayı doğrudan doğruya komşularının, ikinci halkayı ise komşu ülkeler
üzerinden diğer ülkelerin (örneğin, Türkiye) ve son halkayı da ikinci grup
ülkeler üzerinden İsrail in çevresini oluşturan ülkelerin (İran gibi)
oluşturduğunu göreceksiniz...
Öncelikle birinci ve ikinci halkadaki ülkelerin nüfusunun
ağırlıklı olarak Sünni olduğuna dikkatleri çekmek istiyorum. Üçüncü halkada yer
alan İran dışında, bölgede Şii ağırlıklı bir diğer devlet ise Bahreyn.
Birinci halkada yer alan ülkelerin başında gündem
itibarıyla Suriye geliyor. Ülke, 2011 den bu yana ateş içerisinde. Sorun, Esad
ve rejimi olmaktan çıkmış durumda. Ülke, başta komşuları olmak üzere bölgesel
bazda etnik ve mezhepsel bir hesaplaşmaya adeta zemin hazırlıyor.
Kilit ülke Suriye...
Ülkenin üçe bölünme olasılığı gündemde. Plan
gerçekleşirse, sonuçları itibarıyla bölgedeki Sünni halkları ve devletleri derinden
etkileyeceğe benziyor. Bölünme, Sünni-Şii eksenindeki ayrışmayı daha da
derinleştirirken, Sünniler arasında da etnik bazda çatışmaya yol açacak gibi.
Dolayısıyla, Suriye de Esad sonrası bir Alevi Devleti projesi ile Kürt
Devleti nin kurulması planları tahminlerin ötesinde bir anlam taşıyor.
Geriye kalan üçüncü parça üzerinde eğer Müslüman
Kardeşler ya da Selefiler ile bir takım hesaplar güden ülkeler var ise (Mısır
ve Suudi Arabistan gibi), açıkçası yanılıyorlar. Bu son parça, olası diğer iki
ülke devlet (Kürt ve Alevi) ile İsrail in güvenliği açısından bir sigorta...
Pakistan Taliban ı...
Suriye de son dakikada oyuna sokulan Pakistan Taliban ı
ise İslam dünyası açısından bir diğer trajikomik durum. Bu bağlamda, El Kaide
unsurlarıyla birlikte Pakistan Taliban ının Suriye deki varlığı Esad rejimini
devirmek gibi gözükse de, arka planda üç temel hedefe hizmet ettiği görülüyor.
Bunlar sırasıyla: 1. Hizbullah ın gücünü kırmak; 2.
Kontrol dışı bir görünüm arz eden ve tasfiye sürecine giren ÖSO yu bitirmek ya
da en azından etkisiz hale getirmek; 3. Başta Türkiye olmak üzere, bölgedeki
oyunda yer almaya çalışan ülkeleri ve onların araçlarını etkisizleştirmek.
Dolayısıyla, radikal Sünni örgütler üzerinden bölgedeki
Sünni yapılar oyun dışına itilmeye, etkisizleştirilmeye hatta tasfiye edilmeye
çalışılıyor.
Sünni Aks ın ilk hedef devleti...
Gelelim bir diğer ülkeye... Irak, bu noktada Sünni İslam
dünyasına yönelik bölgedeki ilk hamleyi oluşturuyor. Saddam ile birlikte
aslında iktidardan düşürülen Sünni bir yönetim olup, bu model üzerinden bir
çok proje hayata geçirilmeye çalışılıyor.
Nitekim, Suriye de uygulamada olan üçe bölünme senaryosu,
ilk defa Irak ta uygulamaya konmuştu ve neredeyse bire bir...
Bu bağlamda Suriye ve Irak ta oluşturulmaya çalışılan
yeni uydu devletlerin kime ve neye hizmet edecekleri oldukça önemli. Türkiye
diyenler, açıkçası bir kez daha düşünmek zorunda, en azından mevcut şartlar
altında...
Camp David Mısır ına dönüş mü
Birinci halka içerisinde yer alan Mısır da yaşananlara
gelince... Çok söze gerek yok. Mısır, makine ayarlarına geri döndürülmeye
çalışılıyor. Mısır, darbeyle birlikte İsrail in güvenliği ve Batı nın bölgedeki
çıkarları adına Camp David dengesine çekilme sürecinde...
Mısır üzerinden İslam dünyasındaki yeni arayışlara büyük
bir darbe vurulmaya çalışılıyor. Bu kapsamda ön plana çıkartılan ve bir erken
doğuma zorlanan Sünni Aks da çok boyutlu bir hedef. Bunun kılcal damarlarının
oluşturan İslami yapıların ve lider ülkelerin hedef olması da bu açıdan oldukça
düşündürücü...