İnsanlar Ve Mallar
Efendimize ve İslam davasına sadakatinden dolayı Sıddik
ünvanı ile anılmaya hak kazanmıştır.
Hayattayken cennetle müjdelenmiş on kişinin ilki odur.
Cahiliye döneminde müşrikler ona güvenir, diyet ve
borç-alacak işlerinde onu hakem tanırlardı. İslam dan önce de saygın, dürüst,
kişilikli, putlara tapmayan ve evinde put bulundurmayan Hanif bir tacir olan
Ebu Bekir, vefatına kadar Peygamberimizden hiç ayrılmamıştır. Bütün servetini,
kazancını İslam için harcamış, kendisi sade bir şekilde yaşamış ve yaşadığı
gibi de Rabb ına kavuşmuştur.
O günkü şartalara göre büyük sayılabilecek bir serveti
vardı. Bu servetini İslam davası uğruna tamamen harcamıştır. Hem de kaç defa
kazanıp, kaç defa harcadığı hakkında bir çok haber mevcuttur.
İslamın ilk
yıllarında müşriklerin işkencelerine maruz kalan güçsüzleri, köleleri korudu;
servetini, eziyet edilen köleleri satın alıp azad etmekte kullandı. Bilali
Habeşi, Habbab, Lübeyne, Ebu Fukayhe, Amir, Zinnire, Nahdiye, Ümmü Ubeys gibi köle ve cariyeleri, o günün rayicine göre kat
kat fazla ödeyerek satınalıp işkenceden kurtarmış ve onları hürriyetlerine de
kavuşturmuştur. Oğlunun böyle zayıf köle ve cariyeler uğruna servetler
harcadığını gören, henüz iman etmemiş olan babası Ebu kuhafe:
-Oğlum madem köle ve cariye satınalacaksın. Bari güçlü
kuvvetlilerini seç de, sana faydaları olsun. İşinde çalıştırırsın!
Diye ona akıl vermeye çalışır, o ise:
-Babacığım ben bunları kendim için satınalmıyorum. Allah
rızası için onları işkenceden kurtarıyorum!
Diye cevaplardı.
Hicretin 9.yılında Medine de büyük bir kıtlık oldu. Bu
arada Bizans imparatoru, Şam da Hicaz bölgesini istila etmek üzere büyük bir
ordu hazırladı. Rasulullah, bu orduya karşı İslam ordusunu hazırlarken, kıtlık
sebebiyle zorluklarla karşılaştı. Bu orduya zorluk ordusu ve bu sefere de
zorluk seferi denildi. Hazreti Ebu Bekir malının tamamını bu ordunun
hazırlanması için bağışladı. Bu olay ve önceki mali fedakarlıkları, onun mal
karşısında durumunu açıkça ortaya koymaktadır.
Resulullah Efendimizin, gizlice infak yarışına katılan
sahabilerin arasında Hazreti Ebu Bekir ve Hazreti Ömer e ayrı ayrı:
-Kendi ehline herhangi bir şey bıraktın mı
Sorusuna, Hazreti Ömer in:
-Evet malımın yarısını bıraktım;
Aynı soruya Hazreti Ebu Bekir in ise:
-Onlara Allah ve Resulü nü bıraktım.
Demesi, yani malının tamamını bağışlamış olması, gizli
yardım yarışının Hazreti Ebu Bekir tarafından kazanılmış olduğunu gözler önüne
sermekte ve onun cömertliğinin ölçüsünü göstermektedir. .
Hazreti Ebu Bekir Rasulullah ın Halifesi seçildikten
sonra Mescid de yaptığı konuşmada:
-Ey insanlar, sizin en hayırlınız olmadığım halde,
başınıza geçmiş bulunuyorum. Görevimi hakkiyle yaparsam bana yardım ediniz,
yanılırsam doğru yolu gösteriniz. Doğruluk emanet, yalancılık ise hıyanettir.
İçinizdeki zayıf hakkını alıncaya kadar benim nazarımda kuvvetlidir. İçinizdeki
kuvvetli de ondan, başkasının hakkını alıncaya kadar zayıftır. Bir millet Allah
yolunda cihad etmeyi terk ederse zillete düşer. Bir millette kötülük yaygın ve
revaçta olursa, Allah o milleti belaya düşürür. Ben Allah ve Rasulü ne itaat
ettiğim müddetçe siz de bana itaat ediniz, ben isyan edersem itaatiniz
gerekmez. Haydin namaza kalkın. Allah hepinize rahmeti ile muamele etsin!..
Demiştir.
Zekat konusunda
beytülmale vermeyi reddeden kabilelerin üzerine askeri birlikler göndermeye
kalkışınca, başta Hazreti Ömer olmak üzere bazı sahabilerin, bu kavimlerin
Müslüman olduğunu hatırlatmaları, Müslüman bir kavim üzerine de ordu
göndermenin doğru olup olmadığını sormaları üzerine, zekat konusundaki meşhur
sözünü söylemiştir:
-Vallahi onlar Peygamberimize veregeldikleri zekat
keçilerinin değil kendilerini, bu keçilerin boyunlarına bağladıkları yularları
bile vermezlerse onun için de onlarla savaşırım!..
Cömertlikte ondan
üstünü de yoktur. Bütün malını mülkünü İslam için harcamış, bu yolda defalarca
maddi varlık olarak sıfırlanmıştır. Vefat ederken vasiyetinde, halifeliği
müddetince aldığı maaşların ve topraklarının satılarak beytülmale verilmesini
istemiş ve geride bir deve ve bir köleden başka birsey bırakmamıştır.
Böylece Hazreti Ebu Bekir miras olarak bir mal ve para
bırakmamıştır ama, Allah yolunda nasıl cömertlik edileceğinin örneğini
bırakmıştır. Allah yolunda sıkıntı çekenlere nasıl yardım edileceğini örnekleri
ile bize öğretmiştir. İmanın nasıl olması gerektiğini göstermiştir.
Kısaca Hazreti Ebu Bekir sadakat, cömertlik, vefa, gayret
ve liderlik örneğimiz olmaya kıyamete kadar devam edecektir.
İslam şifalı
baldı, Resul de baş arı,
Sadakat ile sağlandı balda başarı