NURSEVİL İN yaşadığı apartmandan taşınalı on yıl
geçmişti. Ama küçük kızın akıbeti zihnimi meşgul gediyor ve onun için dua
ediyordum. Anne ile hayat arasındaki mücadelenin vahim sonuçlarını
görebiliyordum. Böyle durumlarda gençlerle ortak bir noktada bulaşabilirsiniz
ama annelerin kendilerini değiştirmeleri ve gerçeği görmeleri sanıldığı kadar
kolay değildir. Anne, düşüncelerini gözden geçirmenin bir yenilgi olabileceğini
düşünür ve sürekli savunmaya geçer. Oysa bu süre içinde genç, kayıplar
listesindeki yerini çoktan almıştır ama anne bunu çok geç fark eder.
Aradan on yıl geçmişti, Nursevil ile bir semt pazarında
karşılaştım. Yaşam tarzı epey değişmişti, o yüzden kendisini tanımakta güçlük
çektim. Ama o beni tanımıştı. Selam verdi ve yanıma yaklaştı. Giyim kuşam ve
yaşam tarzı itibariyle İslami hassasiyetinden bir şey kalmamıştı. Yanında iki
arkadaşı vardı ve onlarla birlikte hareket ediyordu. Onu gördüğümde, annenin
durumunu düşündüm ve ne diyeceğimi bilemedim. Sorduğum her soruyu büyük bir
titizlikle gözden geçiriyor ve onu incitmemeye özen gösteriyordum. Ama o beni
anlamıştı ve sormadan anlatmaya başladı: Annem beni döverek adam edeceğini
sandı ama tamamen kaybetti. Artık ne onu ne de yakınlarımı ararım. Bir tek
babamı arıyorum. Çünkü o beni rencide etmedi, dövmedi, sevgisini gösteremese
de, zarar vermedi . Dayanamadım ve nerede kaldığını sordum: Cevap verdi: Evden
ayrılalı beş yıl oldu, artık arkadaşlarımla kalıyorum, gördüğün gibi zaten
yaşam tarzım da değişti Bulunduğum ortam uzun uzadıya konuşmak için uygun
değildi, telefonunu istedim ve daha sonra görüşmek istediğimi ifade ettim. Bana
bir telefon numarası verdi ve ayrılırken şunları söyledi: Annemi görürsen söyle
şimdi o sevgisini kime veriyorsa versin artık, beni kaybetti
Nursevil i daha sonraki günlerde sürekli aradım ama
verdiği numara çıkmıyordu. Belli ki beni atlatmıştı. Bu olay zihnimdeki örfi ve
kültürel dinamikleri darmadağın etmişti. Eskiden annelerimiz bizi azarlar,
gerektiğinde ellerinin tersiyle vururlardı ama bizler anadır döver de sever
de diye düşünür ve itaatte kusur etmezdik. Ama bugünün çocukları çok farklı ve
anneler eğer eski yöntemler ile çocuklarını eğitmeye kalkarlarsa hazin sonuçlar
ortaya çıkabiliyor. Bu nedenle anneler öncelikle çocuklarına uygun metotlar
seçmeli ve onları baskı ile değil sevgi ile eğitmelidirler. Anneler çocukları
ile iletişim kurarken çağımızın getirdiği sorunları da dikkate almalıdırlar.