Hayırlı İş, Güzel Koku Ve İyi Haber Yayıcısı Olalım

Abone Ol

İşim, kim tarafından olursa olsun, ister dostum, ister düşmanım olsun, dilinden sızan kötü kelimelerle elinden çıkan kötü işleri yaymak, benim işim değildir.

İşim, ister dostum yapsın, ister düşmanım yapsın, ister diliyle yapsın ister eliyle yapsın herkesin yaptığı iyilikleri başkalarına da duyurup aynısını yapmalarına vesile olmak için yaymak da benim işim.

İslam düşmanlarından başka da benim düşmanım yoktur.

Çarşamba günü Kurban Bayramı’nın birinci günü.

Süt, yoğurt, peynir, çökelek… üreten özetle süt ve ürünlerini üreten ve satan fabrikalara derim:

Büyük şehirlerden birinde değerli bir dostumun babası yaşlanınca fabrikanın yönetimini oğlu ele almıştı.

Kurban Bayramı öncesi kendisine, “İnekler, koyunlar ve keçiler bayramdır diye süt vermezlik yapmazlar.

Bayram günü sütleri sahipleri ne yapar?” dediğimde iş adamı bana, “Biz de bayram yaparız, işçilerimiz de bayram yapar.

Tankerlerimizle, tanker şoförlerimiz mesai yaparlar ama süt üç gün bekleyemediğinden bizim bu şehirde parasız öğrencilere yönelik yurdu olan bütün dernek ve vakıfların yöneticilerini çağırıyorum bir araya geldiğimizde öğrenci sayılarına göre süt üreticilerini onlara ayırırım ve hayırseverlerden birer tane adam isterim, bizim şoförlerle giderler üreticilerinden toplarlar ve hepsininki fabrikada kazanlara dökülünce kaç litre olduğu yazılır ve hepsininki birlikte işlenir ve peynir yapılır.

Üç gün sonunda meydana gelen ürün, öğrenci sayılarına göre kendilerine parasız teslim ederim” demişti.

Türkiye’de süt fabrikası olanların hepsine ve bir de buna benzer işleri olanlara da duyuruyorum; siz de bunu yapabilirsiniz.

Yarın beş vakit namazınızın ardından Teşrik Tekbirlerini getirmeyi unutmayınız.

Unutursanız aklınıza gelince hemen söyleyiveriniz.

Bugünden itibaren bayram sonuna kadar sarımsak, soğan, turp, pırasa gibi kokusu hoş olmayan yiyeceklerden uzak durunuz.

Sevgili Peygamberimiz kötü kokan yiyeceklerden yiyenlerin o halde iken mescitlerden uzak durmasını isterken biz bunu bütün toplantılarımızda da dikkat edelim:

عَنْ أَبِى هُرَيْرَةَ قَالَ قَالَ رَسُولُ اللَّهِ -صلى الله عليه وسلم- « مَنْ أَكَلَ مِنْ هَذِهِ الشَّجَرَةِ فَلاَ يَقْرَبَنَّ مَسْجِدَنَا وَلاَ يُؤْذِيَنَّا بِرِيحِ الثُّومِ

“Kim bu ağaçtan yerse mescidimize yaklaşmasın ve bu sarımsağın kokusuyla bize eziyet/rahatsız etmesin” buyurur. (Müslim sahih, K. Mesacid, bab 18, Buhari, Sahih, K. Sıfatü’s-Salât, bab 76)

Yarın bayramdır; temizlik, sadelik, güzellik, uyum, orana dikkat, bir toplumun olmazsa olmazlarındandır.

Her cinsel ilişkiden ve boşalmadan sonra vücudun tamamını yıkamayı farz kılan bir dinin müminleriyiz, Rabbimize hamd olsun.

Belirli yaştan aşağı ve yukarıda olanların, cinsel boşalması olmazsa, Sevgili Peygamberimizin sünnetine uygun olarak en az haftada bir gün, Cuma günü banyo yapması sünnettir.

Bayram namazı öncesi banyo yapması da sünnettir.

Ayrıca ergenlik çağına gelen her Müslüman beş vakit namaz kılacağından abdest organlarını yıkamak durumundadır.

Namazın şartlarından olan “Necasetten Taharet”le bedenini, elbisesini ve namaz kılacağı yeri temizlemesi gerekir.

Rabbimiz:

يَا بَنِي آَدَمَ خُذُوا زِينَتَكُمْ عِنْدَ كُلِّ مَسْجِدٍ وَكُلُوا وَاشْرَبُوا وَلَا تُسْرِفُوا إِنَّهُ لَا يُحِبُّ الْمُسْرِفِينَ

“Ademoğulları, her mescide varışınızda güzel elbiseleri­nizi alınız. Yiyiniz, içiniz fakat israf etmeyiniz. Çünkü O, israf edenleri sevmez” buyurmuş.(A’raf süresi ayet 31)

Mescide her gelişte mevcut elbiselerimizin en temiz ve güzelini giyinmemiz öğretiliyor.

Temizliği, namazın sahih olması içindir, güzel olması o güzeller güzeli cami cemaatinin göz zevkinin hep güzellikler görmesidir.

Sünnettir diye sabah namazı için abdest alınırken dişler tertemiz yapılıyor.

Ramazan Bayramı’nda ağza tatlı alınırken Kurban Bayramı’nda bayram namazı kılınıncaya kadar ağza bir şey alınmaz ve namazdan dönüşte kurban kesilir ve kurban etiyle ağız açılır.

Ancak şehir hayatında bu kesim ikindiye kadar uzayabileceğinden, yurt içi ve yurt dışı yerlerde kesilmesi için vekâlet verenler bayram namazı dönüşü yemeğini yer.

Güzel kokular sürünür. Kokuların gül yağı gibi tabii olmasına dikkat ediniz.

Herkese, “Selamünaleyküm” diyeceğiz. Ardından “Allah kabul etsin” diyeceğiz.

En tatlı kelimelerimizle konuşurken yüzümüz de tatlı tatlı bakışacak.

Arefe Günü’nün sabah namazında başladığımız tekbirleri her farz namazın ardından tekrarladığımız gibi yolda giderken gelirken, her zaman ve mekânda tekrarlamaya dikkat edeceğiz.

Arabayla yolculuk yaparken korna ile selam yerine el işareti ile selam verirken dilinizle de, “Selamünaleyküm” deyiniz.

Namazımız, tekbirimiz, kurbanımız bizi bir araya getirmişken ara bozucu kelimelere geçit vermeyiniz.

Akrabalarımız bizden küçükse de büyükse de hiçbir hesap yapmadan ziyareti önce biz yaparak sevaba gireceğiz.

Arada var olan kırgınlıkları hatırlatıcı hiçbir kelimeyi kullanmamaya dikkat edeceğiz.

Bu bayramda Sevgili Peygamberimizin yaptıkları bize tebliğin en güzelini de öğretiyor:

عَنْ أَنَسٍ قَالَ

قَدِمَ رَسُولُ اللَّهِ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ الْمَدِينَةَ وَلَهُمْ يَوْمَانِ يَلْعَبُونَ فِيهِمَا فَقَالَ مَا هَذَانِ الْيَوْمَانِ قَالُوا كُنَّا نَلْعَبُ فِيهِمَا فِي الْجَاهِلِيَّةِ فَقَالَ رَسُولُ اللَّهِ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ إِنَّ اللَّهَ قَدْ أَبْدَلَكُمْ بِهِمَا خَيْرًا مِنْهُمَا يَوْمَ الْأَضْحَى وَيَوْمَ الْفِطْرِ

Enes bin Malik anlatıyor: Allah’ın Rasülü (sallallahü aleyhi ve sellem) Medine’ye geldiğinde Medinelilerin iki bayramı vardı ve bu bayramlarda oyunlar oynarlardı. “Bu iki bayram günü nedir?” diye sordu.

“Biz, cahiliyye döneminde bu iki günde oyunlar oynarız” dediler. Bunun üzerine, “Allah, size bu iki bayrama bedel olarak iki bayram verdi ki bunlar sizin için daha hayırlıdır: Kurban Bayramı ve Fıtır (Ramazan) Bayramı” dedi. (Ebu Davud, Sünen, K. Salat, bab salatil ıydeyn, hadis no 959, Ahmed, Müsned, Enes hadisi)

Dikkat ediniz, her türlü yanlışın yapıldığı bayramı tenkit ederek engelleme yerine, herkesin banyo yaparak, güzel kokular sürünerek, ağızlarını temizleyerek, kadın erkek herkesin gelip şehrin en geniş yerinde veya en büyük camilerde bayrama namazla başlamayı, yardımlaşarak, güzel kelimeler saçarak devam ettirmeyi ve akrabalar arasında sevgi bağlarını kuvvetlendirmeyi sağlayan bayramı teklif olarak getirerek o hoş olmayan bayramı geride bırakıvermiş.

Tenkit değil, teklif gerekir.