Eski Türkçe metinlerin incelenmesi, yayınlanması ve değerlendirilmesinde yaşayan büyük uzmanlardan sayılan Prof. Dr. Mertol Tulum‘un 20 yıl emek verdiği 17. Yüzyıl Türkçesi ve Söz Varlığı adlı eseri yayımlandı. Türk Dil Kurumu Yayınları‘ndan çıkan kitap, Osmanlı Türkçesi metinleri üzerindeki çalışmalarda bilgi ve kültür değerlerini taşıyan dil birimlerinin doğru tanımlanmasına yardımcı olacak. Sakarya Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü öğretim görevlisi Prof. Dr. Mertol Tulum, çalışmasına ilişkin açıklamalar yaptı.
Eser üzerindeki çalışmasının 1987 yılında başladığını, o tarihte Evliya Çelebi‘nin Seyahatname‘sini yayımlamak üzere kurulmuş bir komisyonun üyesi olduğunu belirten Prof. Dr. Mertol Tulum; "17. yüzyılın büyük dilbilimcisi Meninski ile karşılaşmam bu sırada oldu. Deyim yerindeyse büyülendim, içimi imrenme duygusu kapladı. Yüzyıllar boyunca bir Türk bilim adamının yapamadığını bir yabancının yapmış olması karşısında kapıldığım o imrenme duygusu, benim için bu eserin ortaya çıkmasında en büyük itici güç oldu" diye konuştu. Zaman zaman araya başka çalışmalar girmekle sürekliliği kesilse de çalışmanın 20 yıl sürdüğünü anlatan Tulum; "Önsöz‘ün başına bir atasözü koydum, ‘Dağ ne kadar yüce olsa yol onun üstünden aşar‘ diye. İmrenme ve belki de kıskançlık duygusu ile sürüklendiğim yolda kararlılık ve sabırla yürüdüm ve tırmandığım o dağı, şükürler olsun, aştım geldim" dedi.
ANLAM DİLBİLİMİN KAYGAN ALANI
Türkiye Türkçesi‘nin hiçbir dönemi için metinlere dayanan, metin verilerini kullanan tarih derinlikli bir sözlük yapılmadığına dikkat çeken Tulum, şöyle devam etti: "İlk ve şimdiye kadar yapılabilmiş tek sözlük Meninski‘ninki idi ve şimdi de onun malzemesine dayanan benimki. Bu sözlük özellikle 16.-18. yüzyılları içine alan tarih dönemi içinde yazılmış Arap harfli metinler üzerinde çalışacaklar için şimdilik en değerli, en güvenilir kılavuzdur. Eski harfli çok sayıda sözlükte yer almayan binlerce kelime, binlerce anlam. Anlam, dilbilimin en kaygan alanı. Metinde canlı, sözlükte ölü bir varlıktır anlam. Meninski, metinler de taramış, bu yüzden onların birçoğunu canlı yakalamış, canlı aktarmış" diye konuştu.
GRAMER BİLGİSİ ŞART
Karşısına birçok engel ve zorluk çıktığını dile getiren Tulum, çalışma sırasında yaşadığı zorlukları ise şöyle anlattı: "Aslında asıl yapılması gereken Türkçe-Latince (ve başka dillerde karşılıklarla) düzenlenmiş 3 ciltlik sözlüğün çevirisiydi. Bunu o güne kadar kimse yapmamıştı, ben de yapacak kimse bulamadım. Dizin nitelikli cilt üzerindeki çalışmalarım bir çıkış yolu bulmamı sağladı ama malzemeyi derlemek ve sonra da işlemek büyük işti. Girişmiştim bir kez, yılmadım, inatla devam ettim. Her harften toplanan malzemenin kendi içinde A‘dan Z‘ye sıralanması, sonra bütün A‘ların, B‘lerin ve diğerlerinin birleştirilip yeniden sıraya konması o yılların belleği yetersiz bilgisayarlarıyla kolay başarılabilecek bir iş değildi. Yalnızca bu işlem bile yıllarımı tüketti. Arada birkaç kez bilgisayarım iflas etti, çöktü. Bunalımlar geçirdim. Bu arada gramer üzerinde çalışmalı, sözlükteki seslendirmelerin sağlık derecesini gramer bilgileriyle kontrol etmeli, sağlamasını yapmalıydım. Latince bilmiyordum, İstanbul Üniversitesi‘nden değerli dostum Kenan Yonarsoy‘dan yardım aldım. Yetmedi, 6 ay kadar Latince çalıştım, gramerin birçok yerini kendim tercüme etmek zorunda kaldım" dedi.
ÖNEMLİ BİR KAYNAK
Eseri yazan Meninski‘nin çilesinin kendisininkinden daha büyük olduğunu vurgulayan Tulum; "O, 30 yıla yakın emek harcamış. Eserin, İmparatoriçenin yardımıyla Viyana varoşlarında kurulmuş matbaada basımı sırasında gerçekleşen Viyana kuşatması sırasında düşen bir top mermisiyle matbaasında yangın çıkmış, çalışmasının kül olması korkusunu yaşamıştı. Onun azmi, kararlılığı beni hep kamçıladı" diye konuştu. Tulum, kendisini en çok üzen zorluğun ise 1997 yılında bir CD‘ye yüklenmiş olarak teslim ettiği eserinin 5 yılda basılması olduğunu ifade ederek, şunları kaydetti: "Şunu açıklıkla söyleyebilirim, bu sözlük Türkçenin metinlere dayanan, tarih derinlikli sözlük çalışmaları başlayıncaya kadar bütün araştırıcıların, eski dönem metinlerini anlama çalışmaları yapacak olanların biricik kaynağı olacaktır. Ayrıca, tarihi Türkiye Türkçesi sözlüğü yapma girişimcilerine esin kaynağıdır. Bir dilin tarihi sözlüğü benim gibi sevdalıları olduğunda bugünün teknik imkânları da göz önüne alındığında, 20 yılda değil, 10 yılda bile başarılabilecek bir iştir. Ben bu kadar yaptım, bundan öte yapacağım, ötesini yapacaklara bilgimi ve tecrübemi aktarmak, onları desteklemek ve başardıklarında da -sağ olursam- alkışlamak" dedi.
BÜYÜK ESER BÜYÜK ZAMAN İSTER
Türk Dil Kurumu Başkanı Prof. Dr. Mustafa S. Kaçalin de, yaptığı açıklamada, Mertol Tulum‘un emekli olduktan sonra da çalışmalarına ara vermeden devam ettiğini söyledi. Türkçeye büyük katkılar sağlayan Tulum‘un, 17. yüzyılın büyük dilbilimcisi Meninski‘nin eseri üzerinde yılmadan, bıkmadan iyi niyetle sonuna kadar çalıştığını vurgulayan Kaçalin; "Hocamız 20 yıl bu eser üzerinde çalıştı. Ara verdi, dinlenmek için başka eser çalıştı ama bu esere devam etti. Büyük eser büyük zaman ister" diye konuştu. Kaçalin, bu değerli eserin Türk Dil Kurumu Yayınları‘ndan çıktığını ve araştırmacıların hizmetinde olduğunu ifade ederek; "Hocamız bu kitabı aracı olup sunan biri, kendisi yazmıyor yine de büyük emek veriyor. Bu ayrı bir takdir konusudur. Kurumumuzun yüz akı bir faaliyettir" dedi.
MERTOL TULUM
Osmanlı dönemine ait metinlerin neşrinde büyük hizmetlere imza atan Prof. Dr. Metol Tulum, 30 yılı aşkın bir süre İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü‘nde hocalık yaptı. Bu süre zarfında birçok öğrenci ve hocanın yetişmesine vesile oldu. Çalışmalarıyla Türk kültür tarihinin en önemli evresi olan Osmanlı döneminin anlaşılması ve öğrenilmesinde önemli katkılarda bulundu. Eski Türkçe metinlerin incelenmesi, yayınlanması ve değerlendirilmesi konusunda yaşayan en büyük uzmanlardan sayılan Prof. Dr. Mertol Tulum, 1964 yılında başladığı akademik hayatına onlarca kitap, makale, bildiri ve konferans sığdırdı. Birçok idari görevde bulunan Tulum, özellikle Arap harfli eski Türkçe metinlerin yayımlanması hususunda azami gayret ederek araştırmacılara yol gösterdi. Tulum, yaşayan Türkçe ve Türk sözlükçülüğüne yaptığı katkılarla da tanınıyor. Tazarruname; Nev‘i Divanı, Tarih-i Ebul-Feth gibi kıymetli metinlerin neşrini gerçekleştiren Tulum, emekliliğinin akabinde de değerli çalışmalarını sürdürüyor.