Hayat, insana verilmiş bir sermayedir. İrade ise, insanın
bu sermayeyi, sermaye ya da mal gibi kullanma tercihidir. Bu tercih, insanın
kendini keşfetmesiyle anlam kazanır, hayat ancak bu sayede değerlendirilmiş
olur. İnsanın kendini keşfi ise, yeteneklerini keşfinden başlar ve iyi bir
insan olmakla noktalanır.
Dünyanız hayalleriniz kadardır ancak hayalleriniz sürekli
değişir. Bu değişimin hem insan hem de dünya lehinde olması için iki şey
gerekir: birincisi bildiklerinizi yapmak. Çünkü, bilmediklerinizi Allah ın size
öğretmesi için bu gereklidir. İkincisi ise; hayallerinizi değiştiren şeyin,
güce dayanmaması! Aksi taktirde hayalleriniz değiştikçe sorun daha da
derinleşir ve yönetim sorunu olmaktan çıkarak zihniyet sorunu olmaya başlar.
Bugün liderlik algısının temelinde de bu zihniyet sorunu yatmaktadır.
Ekonomik değerden sosyal değere doğru hızlı bir geçiş
yaşanması, zihniyetleri sorgulamakta öncelik sırasını değiştirmektedir.
İnsanlık, önceleri haz peşinde koşarken aldığı hazzın yeterli olmadığını
görmesiyle üstünlük arayışına geçmiştir. Günümüzde ise üstünlük arayışı yerini
anlam arayışına bırakmakta, en azından sıralama olarak anlam üstünlükten öne
geçmektedir.
Hayat sermayesinin en iyi bir şekilde değerlendirilmesi
bu anlam arayışına bağlıdır. Çünkü, keşfettiğiniz yeteneğinizden istifade
etme biçimi bu anlamla şekillenir. Hayatın her dönemi insanın kendi yeteneğini
arayışla geçerken, genellikle gençlik döneminde haz, orta yaş döneminde
üstünlük, olgun dönemde ise anlam hep ön sıradadır. Bu sıralama yanlışlığından
dolayı insan, genellikle hayatının gençlik ve orta yaş dönemini anlamsızca
harcadıktan sonra bazı şeyleri anlamaya başlar.
Sivil toplum, hayatın her dönemini harcamak yerine
değerlendirme ve her zaman anlam arayışını ilk sırada tutma mücadelesidir. Aksi
taktirde bir üstünlük mücadelesi alanı olduğunda anlamını, bir haz alanı olarak
inşa edildiğinde ise üstünlüğünü kaybedecek, hayatın anlamı da değeri de
ortadan kalkacaktır. Bu açıdan sivil toplum, hem toplumun hem de hayatın turnusol
kağıdıdır.
Hayatınızın her döneminde renkten renge giriyorsanız
hayatınızın sivil anlamını henüz kazanamamış olduğunuzdandır. Bu anlamı
kazanmadan kazanacağınız şeyler bu yüzden hayatınıza renk de, anlam da katmaz.
Kalabalıklar içinde yalnız, makamlar içinde çaresiz kalıverir insan da kimse
fark etmez. Bunu fark edenlerin anlamlı sözleri de olmasa bir çıkış yolu
bulamaz insan
Hayatınızın anlamını kazanmak istiyorsanız gönüllü olun.
Gönüllü olmakta zorlanıyorsanız gönüllülerle birlikte olun. Onu da yapamıyorsanız
gönüllülere destek olun. Bu ise başlangıç noktasıdır. Bu işin zirvesi ise, hem
gönüllü olan, hem gönüllülerle olan, hem de gönüllülere destek olabilen
sivilist olmaktır. Sen de beklentilerini net olarak ortaya koyabilir, bulduğun
kaynağı doğru belirleyebilir ve gönüllüleri yöneten insan olarak, bir sivilist
olarak hayat sermayeni kaşıkçı elmasına çevirebilirsin. Hayra vesile olan, onu
yapmış gibidir.