Sosyal yapımız nasıl şekilleniyor Bu çağa ilham veren,
yükselen ve yitirilen değerleri ne kadar temsil ediyoruz. Hayatın kaygan
zemininde ayakları sabit tutan aidiyet bağlarına ne kadar duyarlıyız
Ne kadar duyarlı olursanız olun küresel kuşatma egolara
heyecan veriyor. İnsana ait fıtri özellikleri alt üst eden, özgün kültürleri
itibarsızlaştıran bir çark var. Bu akım karşısında, sahip olduğunuz kültür,
utanacağınız ya da sergilemekten kaçınacağınız bir değere dönüşebiliyor.
Eğitim, kültür, boş zaman geçirme, beslenme biçimi
gibi birçok alanda belirleyici, buyurgan
bir yapı var. İçyapıyı önemsemeyen bu anlayışın
dalga dalga yayıldığı dünya; ego üzerinden yeniden dizayn ediliyor. Buna göre
ruhsal ve manevi tecrübelerimiz fiziki ihtiyaçların karşısında sürekli
ertelenebilir durumda. Öyle ki bu tür konuları yazmak ve konuşmak da heyecan
vermiyor. Aktif dinleyici olmadığımız gibi öğütten de hoşlanmıyoruz. Bir çağrı
bekliyoruz ama karşılık verecek gücü ve yeterliliği kendimizde bulamıyoruz.
Lezzet oranı düşük doğal gıdaları yememek salgın bir
iptila. Özellikle gençler kızartılmış, baharatlı ve soslu yemekleri tercih
ediyor. Ev hanımı artık çocuğunu memnun etmek için mutfakta emek vermek zorunda
değil, harçlık verip dışarıda yemekle gönlünü kazanabiliyor.
Düşünme tarzımız, yeme kültüründen çok farklı değil.
Nasihate kapalı olmakla ev yemeğine dudak bükmek paralel ilerliyor. Öyle ki,
insanın tarihsel birikimine set çekmek anlamı taşıyor. Soyunu bilmeyi bile
anlamsız bulan, kendisi ile başlayıp kendisi biten bir maceranın kahramanı
olmaya soyunan, gelenekten kopmuş bir insan tipi ile karşı karşıyayız.
Öğretim alanında da benzer savrulma var, özellikle
kitaplarda artık daha çok görsellik var. Bilgiyi eğlendirerek öğretmek, metne
karşı antipatiyi yumuşatmak için gerekli görülüyor. İnsanı çepeçevre saran
görsellik, internet medyasının da aynası oldu; artık haberler, birer cümle ile
fotoğraflar eşliğinde veriliyor. Resimler giderek daha çok yer kaplıyor. Yazı
okuma süresi birkaç dakikayı geçmiyor. Bilgi atıştırmalık kuruyemiş gibi
tüketiliyor.
Ayrıca bilgiye karşı fütursuzca bir isyan var. Neden
isyan Çünkü bilginin değiştirme ve hükmetmesine karşı bir direnç başladı. Bana göre ile başlayan ifadeler, bilgiye karşı yorumu üstte
tutma çabasından başkası değil. Bilginin topluma renk ve biçim veren
değeri, arzularının gölgesinde yaşayan
yığınlara giran geliyor.
Yorum yoluyla, bilgiyi itibarsız kılma cüretkârlığında en
önemli kırılma, dini bilgide meydana geliyor. Dinin zamanlar üstü, kuşakları
bağdaştıran erki, yeni akım protest anlayışla izole oluyor. Aklını benliğine
alet edenler, kadim metinlere itibar
etmeyip, damak zevki gibi heyecan uyandıran yeni yorumlara girişiyorlar.
Kur an ın bütün sırlarını çözmek üzerine vazife imiş gibi ilme tabii olmadan,
afakî yorumlara girişiliyor. Önceki metinleri klasik ve geleneksel bulunuyor.
Hadis okuma eğilimi de azaldı. Çünkü metinlerin içeriği, hayatla ilgili çok
detay veriyor. Bu yüzden sahihliğine şaibe ile bakıp sorumluluk alanı dar
tutuluyor. Yaşamı en az metne karşı muhatap etmenin yolu aranıyor.
BİLGİ ATIŞTIRMASI
Zamanın alametleriyle donanmış, itaat ve teslim duygusu azalmış benlikler
döneminden geçiyoruz. Bilgiyi, aklında
yeniden biçimlendirip kendisine uyduran yeni bir tiple karşı karşıyayız. Pratik
bilgilerde geniş metinlerden yararlanırken, zorlanacağı metinlerden
kaçabiliyor. Örneğin İbn-i Sina nın, anne sütü önerisi, modern tıp desteklediği
için revaçta oluyor. Ancak Gazzali nin, Az yiyin, çünkü en azından haram
karışma riskinden nispeten korunursunuz öğüdü kredili hayatlar için alanın
dışında kalıyor.
Hakkı teslim edelim ki, yeni şeyler söylenmeli. Ancak
yeni ifade, hikmette olabilir. Eşyanın hakikatine dair her zaman ilham
vardır. Ancak mutlak bilgi de hükme dokunulmadan, yeni ifade biçimi ile
dillendirilebilir. Modernlik kaygısı ile değil, moderni geçmişe bağlama bilinci
göstererek...
Çeşitli sebeplerle insanlığın en hafifmeşrep döneminin
kurbanları olmamak adına, geleneksel mirasa sahip çıkmalı. Metin-bilgi mirasına
bir köprü kurma hareketi başlamalı. Kırılgan modern benlikleri ancak klasik
metinlerden ilhamla donatabiliriz. Bugünün dalgalı sularında su üstünde kalmak,
yeni enstrümanlarla mümkün gözükmüyor!..