Allahü Tealâ, insanları en doğru yola iletmek ve onlara
dünya ve âhiret saadetine ulaştırmak için kutsal kitaplar gönderdi. Adem den
(a.s) günümüze kadar hiçbir toplumu kitapsız bırakmadı. 4 peygambere sahifeler
halinde, 4 peygambere de 4 büyük kitap verdi. Her toplum, kendi döneminde
gönderilen kitaba uymakla hidâyet buldu. En son gönderilen kitap ise Kur an ı
Kerim oldu.
Son peygamber Hz. Muhammed e (s.a.v) gönderilen Kur an-ı
Kerim hem son, hem de en mütekâmil kitaptır. Kur an-ı Kerim, önceki toplumların
ihtiyaçlarına cevap vermek için gönderilmiş ve kendinden önce gelen kitapları
neshetmiş (hükmünü kaldırmış)tır. Allah dileseydi, önceki kitapları da muhafaza
eder, değiştirilmesine izin vermezdi. Ancak, kutsal kitaplar insanların
hayatını düzenlemek için gönderildiğinden, birden çok kitapla amel etmek çok
zor olurdu. İslâm da aslolan vahdet tir. Bundan sonra, Kur an-ı Kerim, dünya ve âhirette kurtuluşa ulaştıracak
tek kitaptır.
Kur an-ı Kerim in hükmü kıyâmet gününe kadar geçerli
olacaktır. Bir harfinin bile değiştirilmesine kimsenin gücü yetmeyecektir.
Çünkü, Allahü Tealâ nın muhafazası altındadır: Şüphesiz, Kur an ı biz
indirdik; elbette onu yine biz koruyacağız. ) Hicr, 9)
Kur an-ı Kerim in sözlerinde hiçbir şüphe yoktur. Tam
anlamıyla hakikatler bütünüdür. Rabbimiz şöyle buyurur: O Kitap (Kur an); onda
asla şüphe yoktur. O, müttakîler (sakınanlar ve arınmak isteyenler) için yol
göstericidir. (Bakara, 2)
Kur an, şifa ve rahmet kaynağıdır. Ondan faydalanmayanlar
zarardadır: Biz, Kur an dan öyle bir şey indiriyoruz ki o, müminler için şifa
ve rahmettir; zalimlerin ise yalnızca ziyanını artırır. /İsra, 82)
Kur an ın canlı ve yaşanmış örneği Allah Rasülü nün
(s.a.v) hayatıdır. Yani, O nun (s.a.v) sahabesi ile yaşadığı Müslümanlık. O
döneme Asr-ı Saadet diyoruz ki, en ideal toplum örneği ve insanlık için ideal
bir modeldir. Çünkü, Kur an-ı Kerim esas alınarak oluşmuştur: Şüphesiz ki bu
Kur an toplumları en doğru yola iletir. (İsrâ, 9)
EN HAYIRLI MEŞGALE
Allah Rasülü (s.a.v) şöyle buyurur: Sizin en hayırlınız,
Kur an ı öğrenen ve onu başkalarına öğretendir. (Buhâri) Kur an okumak ve onun
ilmi ile meşgul olmak en hayırlı meşgaledir. Onun için âlimler Meşgûliyet
istersen Kur an yeter derler.
Kur an ı öğrenmek ve öğretmek niçin en hayırlı
meşgaledir, diyeceksiniz! Çünkü, dünya ve âhiret saadetinin bütün prensipleri
oradadır. O, eksiği fazlası olmayan tastamam bir kitaptır. İnsanlık için
kurtuluş reçetesidir.
Dikkat ediyor musunuz En hayırlılar içinde
bulunanların Kur an ı öğrenen ve öğretenler olduğu belirtiliyor. Yani, yalnız
okuyan ve okutanlar değil. Çünkü, öğrenmek te anlamak, kavramak, idrak ve
mânâya nüfûz etmek vardır. Anlamak ve yaşamak Tefekkür ve araştırma
(Rasülüm) Sana bu mübarek Kitab ı, ayetlerini düşünsünler ve akıl sahipleri
ibret alsınlar diye indirdik. (Sâ d, 29)
Öyleyse, vakit geçirmeden Kur an la irtibata geçmek
gerekmez mi Hem de, her yaş ve her seviyede. Hele çocuklarımız için yaz tatili
güzel bir fırsat! Diyanet İşleri Başkanlığı bu iş için en yaygın anlamda
seferber olmuş durumda. Her cami, Kur an öğretimine hazır. İşin bahanesi yok. Üçer
haftalık kurlar halinde yapılan bu program 9 hafta devam edecek.
Ülkemizin seçkin kuruluşlarından Anadolu Gençlik Derneği,
öğrenimden yeni çıkan gençlerin ruh dünyasını iyi kavramış. Öğrenme, eğlenme,
gezi, yüzme, ata binme, spor gibi etkinlikler programlamışlar. Her öğrenciye
bir çanta içinde Elifbe, İlâhi ve ezgi, 40 Hadis, Esma ül Hüsna, Temel Dînî
Bilgiler, Peygamberimizin Hayatı, Peygamberler Tarihi kitapları; ayrıca şapka,
tesbih, takke, eşarp, tişört gibi hediyeler veriyorlar. Veliler için de programlar
düzenliyorlar. Müslümanın 24 saati, namaz kılma, tuvalet, yemek yeme, uyuma
âdâbı; kitap okuma ve seminer dinleme kültürü kazandırmaya çalışıyorlar. Ana
babaların yüklerini hafifletiyorlar. Allah Rasülü (s.a.v) buyurur: Hiçbir anne
baba evlâdına güzel ahlâktan daha güzel bir miras bırakamaz. (Tirmizi)
SAADET MÜJDELERİ
İnsanların dünyevîleştiği, madde ve paradan başka bir
değerin tanınmaz hâle geldiği bir dönemde yaşıyoruz. İfsat ve kötülükler had
safhada. İnsanî değerler hızla kayboluyor. Ahlâkî ve mânevî değerler
köreltilmiş. İnsanlık bir çıkmaz içinde. Böyle bir atmosferde tek çaremiz hayat
kitabımız Kur an a sarılmak. İslâmiyet ve Kur an-ı Kerim Nuh un gemisi gibi.
Gemiye binenler kurtuldular. Bugün de Kur an ı hayat kitabı yapanların durumu aynı.
İsterseniz, konu ile ilgili Allah Rasülü nün (s.a.v) müjdelerine kulak verelim:
Kur an okumaya devam ediniz. Çünkü o, okuyup gereğini
yapanlara kıyamet günü şefaatçı olacaktır. (Müslim)
Kur an okunan yere rahmet ve bereket yağar. (Buhari)
Kur an okuyan kimse bunamaz. (Tirmizi)
Kalbinde Kur an dan hiçbir şey bulunmayan kimse harap
bir ev gibidir. ( (Tirmizi)
Kim Kur an okur, onunla amel ederse, onun anne babasına
bir taç giydirilir. Kur an okuyup onunla amel edenin durumunu siz düşünün! Ebu
Davut)
Bir topluluk, Allah ın evlerinde veya bir mekânda
Allah ın kitabını (Kur an ı) okur, onu aralarında müzakere ederlerse üzerlerine
sekînet iner, Allah ın rahmeti onları kaplar, melekler de etrafını kuşatırlar.
Allah, meleklere onlardan söz eder. (Müslim)
Sadece şu iki kişiye imrenilir: Biri, Allah ın kendisine
Kur an sevgisi verdiği halde onunla gece gündüz meşgul olan kimse; diğeri
Allah ın kendisine mal verdiği halde, bu malı gece gündüz Allah yolunda
harcayan kimse. (Buhârî)
Bütün bu anlatılanlar, Kur an ı öğrenip hayatımızı onun
buyruklarına göre düzenlememiz gerektiğini ortaya koymuyor mu Öyleyse, Kitap
ve Sünnet merkezli bir hayat yaşamaya var mısınız