Hayat böyle bir şey işte!

Abone Ol

Mayıs’ın son günü, akşam saatleriydi!

Dostum Cengiz Acar’dan bir telefon mesajı aldım!

Oğlu Cenk’in ikinci defa baba olduğunu müjdeliyordu!

Torunu Ela’nın ve gelini Merve’nin sağlık durumlarının iyi olduğunu belirterek bizlerin hayır duasını beklediğini ifade ediyordu!

Cengiz Acar’ın bu inceliği çok hoşuma gitti!

Böylesine güzel ve özel bir günde sevincini bizimle paylaşmış olması “kırk yıllık dostluğun” güzel bir örneği olsa gerek!

Bu müjdeyi alır almaz biz de Ela bebeğimize “hayırlı ömürler” diledik!

“Cengiz kardeşle bir araya gelince torun muhabbeti yaparız” diye düşünürken Haziran’ın ilk günü kendisinden bir mesaj daha aldık!

Cengiz Acar yeni mesajında, “Dün torunumun doğumunu müjdelemiştim bugün dedesi dünürüm Nuri Mumcu vefat etti. Allah’ımdan af ve mağfiret diliyorum” diyordu!

Bir an için donduk kaldık!

Ama hayat böyle bir şey işte!

Doğum ile ölüm adeta iç içe!

Sırası gelen doğuyor, sırası gelen de bu dünyaya elveda diyor!

Mesajından dostumuz Cengiz Acar’ın dünürünün vefatından oldukça etkilendiği belliydi!

Kendisine hemen bir başsağlığı mesajı yazarak, “Allah rahmet eylesin” dedik!

Sonraki günlerde dostum Cengiz Acar ile dünürü Nuri Mumcu hakkında sohbet ettik!

İlk etapta hatırlayamadığımız rahmetli Nuri Mumcu meğer hiç de yabancısı olduğumuz biri değilmiş!

Rahmetli Nuri Mumcu Ankara’daki Gümüşköy sakinlerindenmiş!

Sümerbank’ta bir hayli görev yapmış!

Dostum Cengiz Acar kendisinden öylesine güzel söz ediyordu ki iki dünür arasındaki muhabbete imrenmedik desek yalan olur!

Allah’tan kendisine bol bol rahmet diliyoruz!

Mekânının cennet olmasını diliyoruz!

Hüküm Allah’ın olunca, bu hükme boyun eğmekten başka elimizden ne gelir ki!

Hüküm Allah’ın, emir Allah’ın!

Ol dediği oluyor, öl dediği ölüyor!

Rabbim geride kalanlarına ve sevenlerine bol sabır ihsan etsin!

Özellikle de yeni doğan Ela bebeğimize sağlık ve mutluluk içinde bir ömür nasip etsin!

Evet, hayat böyle bir şey işte!

Doğum ile ölüm adeta iç içe!

Tam, “Bebeğimiz oldu” diye sevinirken bu defa, “Dedemiz rahmetli oldu” diye üzülüyoruz!

Ve “Allah verdi, Allah aldı” diyerek ancak teselli buluyoruz!