Hayal arabası

Abone Ol

Adam intihar etmek için sahile gitmiştir. Denize atlayarak canına

kıymak istemektedir. Kendi hayatına son verirse her şeyin düzeleceğini

sanmaktadır. Sahilde denizin kenarındaki yüksek kayalardan birinin

üzerinde dinelmektedir. Dalgın bir duruşu vardır. Gözlerini süzmüş

denize bakıyordur. Dalgaların denizin kıyısındaki kayalara şırak şırak

vuruşunu dalgın dalgın izlemektedir. Yüzünde mat ama komik bir

karamsarlık vardır.

Yumruklarını sıkar, omuzlarını düşürür. Dişlerini sıkıp uzak bir

noktaya uzun uzun bakar. Ellerini cebine sokar. Etrafına göz gezdirir.

Ellerini cebinden çıkarır. Ellerine bakıp sonra ellerini ovuşturur. Bu

sırada bir martı sesi duyulur. Gökyüzüne bakar. Bir elini havaya

kaldırıp sanki martıyla konuşuyormuş gibi hareketler yapar. Uzaklardan

bir gemi geçiyordur. Kendisini kısa bir an geminin içinde hayal eder.

Gözlerini açtığında kayanın üzerinde dineldiğinin farkına varır.

Üzerinde dineldiği kayaya bakar. Tam önüne bakarken ayağı kayar

sendeler. Hafif sağına döner. Düşüncelidir. Sonra önüne döner. Bu

bataklıktan nasıl kurtulacağım diye düşünür.

Birden, uzaktan çığlık çığlığa kendisine koşan birini kucaklayacakmış

gibi ellerini yukarı kaldırır. Arkasından hızla yanına gelmekte olan

birinin kendisine yaklaştığını görüyormuş gibi bağırarak meçhule

seslenmeye başlar: Sen var ya sen bütün bunları başıma getiren sensin.

Bütün bu belaları başıma saran sensin. Aha işte gidiyorum dünyadan, al

dünyayı tepe tepe kullan. Ben bu dünyaya fazla geldim, herkes fazla

değil sadece ben fazlayım, şu işe bak, bir beni sığdıramadın şu koskoca

dünyaya. İşte gidiyorum, az sonra şu sulara gömüleceğim bakalım o zaman

ne yapacaksın. Hey sana diyorum duymuyor musun beni. Tabi işine gelmezse

duymazsın. Duyma beni duyma, ben gidiyorum bu dünyadan. Al dünyayı

başına çal.

Kendi kendine yüksek sesle bağırdıktan sonra sanki birine kızıyormuş

gibi başını sağa sola sallar. Başını sağa sola sallarken birden gözüne

bir şey ilişir. Tam başını sağa çevirmişken gözüne ilişen şeyi görür ve

başını sola çevirecekken yarım bırakıp gözüne görünene dikkatle bakar.

Sonra dalgınlıktan yeni uyanıyormuş gibi kafasını sallar. Gözlerini

iyice ayırıp (açıp) bakar. Gözbebekleri yerinden fırlayacakmış gibi

olur.

Kayaların arasında bir piyango bileti vardır. Gördüğüne, önce

inanmaz. Tekrar denize doğru bakar. Bir yandan da göz ucuyla bilete

bakmaktadır. Bileti alıp almamakta kararsız kalır. Gerçek olduğuna bile

inanmadığı nesneyi gidip almakta tereddüt eder. Bir bilete bir denize

bakmaya başlar. İkilemde kalır. Dalgınlaşır. Denizin üzerinden bir ses

gelir, gördüğünü almasını söyler. Bir ses tarafına bakar bir bilete.

Ses, al onu al, senin derdine derman al onu diyerek adamı ikna etmeye

uğraşır. (Sesi başka kimse duymuyordur, duymaz). Bilete bir daha bakar.

Ses, bileti alması konusunda ısrar eder.

Adam kayaların arasında gördüğü piyango biletini alır. Evirir

çevirir. Bilet yenidir. Üzerindeki numaralara bakar. Cebindeki gazeteyi

çıkarır yere bağdaş kurup oturur. Biletin üzerindeki numaraları

gazetedeki hangi bilete çıktığını gösteren piyango numaraları ile

karşılaştırır. Numaralar doğrudur. Piyango bu bilete çıkmıştır.

Heyecanla elindeki gazeteyi arkasına fırlatır. Birdenbire ayağa kalkıp

sevinç çığlıkları atar. Sevinç çığlıkları atarken ayağı kayar denize

düşme tehlikesi geçirir. Dengesini sağladıktan sonra kafasını kaldırıp

ses tarafına bakar. (Ama ses kendi içinde olduğu için sesin sahibini

göremez). Kendi kendine, daha ne duruyorsun hadi koş evine deyip

kayalardan kayalara atlayarak koşmaya başlar.

Denizle sahil yolu arasındaki kayalıklardan hızla koşarak sahil

yoluna çıkar. Bu arada sahilde, sağ ve solda, ileride muhtelif

yerlerdeki insanlar bu adam niye koşuyor diye hayretle ona doğru

bakıyorlardır. Bir seyyar satıcı tam da elindeki çekirdek poşetini

çekirdekçi diyerek havaya kaldırmışken eli havada kalarak dönüp adamın

koşmasına bakar. Bir grup genç kız kendi aralarında gülüşmektedir,

gülerlerken ağızları yarım açık adamın koşmasına bakarlar. Bir ev reisi

karısının omzuna tam elini atacakken, eli havada kalarak dönüp adamın

koşmasına bakar. Bir grup genç (erkek) kayaların üzerinde birbirlerini

kovalamaktadır, kovalamacayı yarım bırakıp adamın koşmasına bakarlar.

Sahildeki muhtelif yaş ve gruptan oluşmuş kalabalık adamı seyrediyordur...

Adam hâlâ koşmakta; belki de şuan yanınızdan geçiyor...