Rahmetli Nermin Erbakan Hanımefendi, benim için son derece muhterem bir his ve düşüncenin tümü. Yani onun ismini duyduğum anda aklıma ilk gelen saygınlık, güzellik ve zarafet oluyor. Şimdi bana ne ifade ediyor diye sorduğunuz zaman şöyle söyleyebilirim. Kendisi muhteşem bir dava ve ideal bir dava insanıydı. Ve bir millete, bir vatana, bir gayeye adanmış bir hayatın çok güzel bir sembolüydü. Nermin Hanım tam anlamıyla mükemmel bir Osmanlı hanımefendisiydi. Vericiydi, sevecendi, nazikti, kibardı. Yani bir Türk hanımefendisinin olması gereken bütün vasıfları üstünde toplamıştı. Ve kendisine baktığım zaman evet bir Türk hanımı, Nermin Hanım gibi olmalı diye düşünüyordum. Evde mükemmel bir hanımefendi, mükemmel bir ev sahibesi, yani misafirini ağırlamak için gösterebileceği bütün nezaket, bütün ikram kendi elinden ve kendi nezaretinde yapılırdı. İnsan o kadar güzel bir hisse kapılırdı ki, kendisini ziyaret etmek büyük bir zevk olurdu.
Tam bir Osmanlı hanımefendisiydi
Dolayısıyla çok geleneksel bir aile, yetiştirmesinin sonucudur. Günümüzde de insanlar eminim mutlaka misafirperverlik gösteriyorlar. Fakat bunun usulü, üslubu ve stili oluyor. İşte Sayın Nermin Hanımefendi de bu üslup o kadar zarifti ve güzeldi ki, yani insanın aklında çok uzun yıllar hatırlayacağı güzel bir anı olarak kalabiliyor. Yani siz her gittiğiniz misafirlikte ne olduğunu hatırlamazsınız, ama Nermin Hanımı ziyaret ettiğiniz zaman ne olduğunu, ne bittiğini bütün teferruatı ile hatırlarsınız. Evini son derece güzel döşemişti. Evine girdiğimiz zaman müthiş bir zarafet, temizlik, kibarlık vardı. Yani içinde bulunduğunuz atmosferde bunu hissediyordunuz. O güzelliğin içinde son derece güzel bir misafirperverlik sergileniyor. Onun için zaten ben kendisini tarif ederken tam bir Osmanlı hanımefendisi tabirini kullanıyorum. Akla başka bir şey gelmiyor.
Kendisinin resmi bir görevi yok, kendisi herhangi bir partinin başında falan değil. Fakat kişiliği ile, hareketleriyle bütün bir hayatı boyunca yaptığı çalışmalar ile o kadar kendisini kabul ettirmiş, o kadar büyük bir saygınlık kazanmış ki, bu şey başka türlü olamaz. Kimse kimseye diyemez ki, şuraya gelsin ya da gitsin. Bu bir görev değil ki. Ama oraya gelen insanlar bir sevgi seli halinde, yani biz orda olmalıyız diye, o heyecanla koşup geldiler. Nerelerden, yurtdışından, yurtiçinden, Türkiye nin her tarafından. Cenaze namazının kılındığı alan tam bir ana baba günüydü. O kadar büyük bir kalabalık vardı. Türkiye nin şanlı siyasi karakterleri bile vefat etiği zaman, öylesine bir kalabalık görülmedi. Yani çok nadir, çok saygın insanlarda böyle bir kalabalık müşahede edilebildi. Dolayısıyla Nermin Hanımın cenazesi muhteşemdi, tüyler ürperticiydi. İnsan ona bakarken, dalıp gidiyor. Ve şu milyonlarca insanın kalbindeki saygı ve sevgi. Ne mutlu Yarabbim! Kaç kişiye nasip olmuştur.
Kendisi fevkalade bir toplum insanı, yani diğergam bir insandı. Sadece kendisini, ailesini, çocuğunu, kocasını düşünmüyor. Çoğu insan, yüzde 95 sadece kendi dünyasında yaşıyor. Bunların bir kısmı da etrafında akrabalarına, komşularına yayılır. Fakat Sayın Nermin Hanım, kendisini çok aşan, nerdeyse Türkiye nin öbür ucuna ulaşan bir sevgi gönlüne sahipti. İhtiyacı olanlara yardım eder, onlara o yardımı o kadar kibar bir şekilde yapar ki, yani ne etrafındakiler, ne de zorla onu takip edenler bile takip edemezdi. Her şeyi büyük bir tevazu içinde, sadelik içinde ve karşısındakinin daima onurunu düşünerek. Aman mahcup olmasın, aman yüksünmesin, yani bu yardımı aldığı için, herhangi bir üzüntüye kapılmasın diye kendisinden çok, ötekisini düşünüyordu.
Nermin Erbakan muhteşem bir aile insanıydı. Kocası için, çocukları için, kendisini yüzde yüz değil, yüzde bin veren adayan bir insan. Onların sevgisi ile her dakika, her şeyi ile ilgili kendisinden çok telaşlanan. Onların mutlu olmasını sağlayan bir insan.
Milli Görüş davası zaten muhteşem bir dava. Türkiye de hakikaten 1969 tan bu yana bir meşale gibi yanan ve gittikçe yükselen ve hakikaten Türkiye nin ihtiyacı olan bir dava. Bunun lideri de Sayın Erbakan hocamız. Böyle muhteşem bir davanın Liderinin eşi olmak çok ağır bir yük. Çünkü yaptığın her hareket konuştuğun her söz, her davranış çok önem kazanır. Böyle bir davaya ancak destek olunur. Destek olunmak için de bu davanın önemini ve vizyonunu tümüyle kavramak, anlamak lazım. Bu da demek ki, Sayın Nermin Erbakan her şeyden önce Hocamın davasının muhteşem vizyonunu kavramış, benimsemiş ve aynen onu yansıtan insan olmuştur. Başlı başına bu büyük bir başarıdır.
Bu dava sadece erkeklerin işi değil
Her büyük adamın ailesi onun büyüklüğünün seviyesinde bir davranış sergilemeyebilir. Çünkü eşinin fikirlerinin büyüklüğünü kavramayabilir. Halbuki, Nermin Hanım davanın muhteşemliğini kavramış, o davaya katkı yapacak şekilde davranmıştır. Bu çok önemli bir ayrımdır. Bu dava sadece erkekler için değildir. Bu dava millet için bir davadır. İşte Sayın Nermin Hanım bu davanın millete açılan kanadı olmuştur. Yani kadınlara, aileye ve bütün toplumun diğer kesimlerine açılan ve o şekilde bu davanın bütünüyle benimsenmesi için çalışmaların yapılmasında büyük rol oynamıştır. Türkiye nin her yerini dolaşmıştır, en ücra köşelere kadar gitmiştir. Hasta olduğu günler bile, programını aksatmamıştır. Gerekli yerlere gitmiş, teşkilatlara yardım etmiş, oradaki hanımları teşvik etmiş. Dertlerine çare bulmuş, bütün bunları o dava için yapmıştır. Aynen Hocamın dağ-taş demeden, en ücra köşelere, kendisinin yorgunluğunu hiçe sayarak nasıl koşturduysa eşi Nermin Erbakan da aynı paralelliği göstermiştir.
İşte kendisinin siyasetteki en önemli rolü, o sessiz liderliğiydi. Hiçbir zaman kendini ön plana atmamıştır, daima arka planda durmuştur. Fakat arkada o kadar güçlü durmuş ve olayı o kadar güzel idare etmiştir ki, şöyle diyeyim; bir lokomotif gidiyor, onun yanında da bir lokomotif daha var, onu görmüyorsun ama hissediyorsun. Ve o büyük güçle, bu büyük katarı sürükleyip gidiyorlar. Bu büyük davayı sürüp götürüyorlar ve yükseltiyorlar. Nermin Hanımın bu büyük gayretleri bu noktada toplanıyor.
Zorlukları aşmanın yolunu gösterdi
Fakat bir tane daha var, sadece bunu yapsaydı, şahsi bir çalışma olurdu derdiniz. Nermin Hanım çocuklarını da bu dava için yetiştirdi, bu davayı benimseyen bunun bayrağını taşıyacak olan yeni nesilleri yetiştirdi. Yani kendisi gittikten sonra kızları, oğulları, torunları, aynı şekilde aynı heyecanla, aynı inançla, aynı davaya hizmet edecekti. Bu da onun diğer önemli yönüydü. İdeallerini sadece kendisi uygulamadı, uygulattırdı. Kocasının idealini olduğu gibi anlayıp, özümseyebildi, ikincisinde uyguladı, üçüncüsünde genç nesillere geçirerek, devamlılığını, sürekliliğini sağladı. Hangi yönden bakarsanız bakın muhteşem bir insandı. Verdiği mesajlar çoktu. Dedim ya, davranışı ile, hareketleri ile o kadar güzel şeyler söylüyordu ki, birincisi bir kadının hem aktif, hem bir fikir insanı, hem bir siyaset insanı, bir çalışma insanı olabildiği kadar, bir hanımefendi olabileceğini. Yani bunların çakışmadığını, yahut da bunların tezat teşkil etmediğini, yani bir insanın hem içerde, hem de dışarıda mükemmel olabileceğini, birinci mesaj buydu.
İkinci mesaj; eğer bir ailede güç varsa, bu tesanüt varsa, o karı-koca arasındaki mükemmel ahenkten kaynaklanır. Eğer siz kocanızı seviyorsanız, onun düşüncelerini benimsersiniz. Onun düşüncelerini ideallerini kavrarsınız, ona destek olursunuz. Yani evlilik sadece bir evde olup, bir ekmeği paylaşmak, ya da çocuklar yetiştirmek değildir. Evlilik bir idealin devamı, bir fikri, zihni, manevi bütünlüktür. İşte biz Nermin Hanımefendi de bunu ve bunun mesajını gördük. Yani eşiyle mükemmel bir denge ve ahenk içinde çalışıyordu.
Üçüncüsü; bir kadın olmanın hiçbir zaman çalışmaya engel olmadığını gösterdi. Çocukların olabilir, evde mesuliyetlerin olabilir, ama sen yine sosyal faaliyetlerde bulunabilirsin. Siyasi konularda yardımcı olabilirsin. Aktif olmak insanın içindedir, kararlı olmasındadır, kalbindedir, insanın kafasındadır. Onun için bazı kadınlar der ki, çocuklarım var onlara bakmak zorundayım, kocam yemek istiyor, pişirmek zorundayım. Ona bakarsan herkesin durumu aynı.
Ama Sayın Nermin Hanım hem bunları yaptı, hem de bunun dışında, topluma hizmet, siyasete hizmet, kocasının davasına hizmet, bütün bunları da yaptı. Demek ki bunlar yapılabilirmiş, hiç de birbirini aksatmazmış. İşte bunun mesajını verdi.
Sayın Nermin Hanım her yönüyle güzel bir insan. Fiziksel ve ruhsal olarak, manen de çok güzel bir insan. Teşkilat çalışmalarında biz, hepimiz Sayın Nermin Erbakan temposuyla, inancıyla, kararlılığı ile çalışmaya devam edersek, ancak davamıza en büyük hizmeti gerçekleştirmiş oluruz diye düşünüyorum.