Hayvanların hayat alanı vardır. Daraldıkça saldırganlaşır
veya intihar eğilimleri gösterir. Fillerin köyleri basması ve köylülere
saldırmaları hayat alanlarının daralmasıyla ilgilidir. Keza yunusların veya balinaların intiharı da
yine hayat alanlarının kuruması veya daralmasıyla alakalıdır. Mükerrem varlık olarak
yaratılan insanın da hem hayat sahası ve hem hayat tarzı vardır. Hayat alanı
maddi, hayat tarzı manevidir. Bush 11 Eylül den sonra Müslümanların hayat
tarzlarına saldırdıklarını söylemiş ve buna mukabil Haçlı seferinden
bahsetmiştir. Bugün Müslümanların hem hayat sahaları ve alanları hem de hayat
tarzları tehdit altındadır. Sözgelimi
gayet masum bir istek ve dini bir vecibe olan başörtüsü meselesi yasak
kapsamında ideolojikleştirilmiş hatta siyasallaştırılmış ama aksine başörtüsü
giymekte ısrar edenler meseleyi siyasallaştırmakla suçlanmışlardır. Bu apaçık
bir saldırganlıktır. Batı nın politikaları bu saldırgan iklimini beslemektedir.
Rusya da öyledir. Putin in İslam dünyasıyla alakalı olarak izlediği siyaset
şöyle tanımlanabilir: Camiler ve cemaat üzerinden İslam hızla yayılıyor.
Hâlbuki Çeçenleri susturmak için bu politikayı Çeçenistan da bizzat Putin ve
ortağı Ramazan Kadirov yürütmektedir. Çeçenistan da İslamlaşma siyasetine
mukabil kalan bölgelerde İslami kökleri kurutma politikası (eradications) izlenmektedir.
Rusya politikalarını yürütebilmek için Selefilik adıyla hayali bir düşman da
üretmiş veya baskıyı artırmak için tehlikenin çapını abartmıştır. Lakin Putin
başörtüsüne karşı çıkarak aslında Selefliğe değil bizzat İslam ın bütün görünür
biçimlerine karşı çıkmaktadır. Camilere ve cemaate sınır getirme politikası da
böyledir. Putin Rusya sı Müslümanlara karşı Fransa Cumhuriyet ideolojisini
izliyor. Rusya nın en temel düşmanı İslam haline gelmiştir. Bunları başörtüsü,
cami ve cemaat yasağı ve Selelefilik söylemi gibi hususlar üzerinden yürütüyor.
Bir de İslam dünyasında türü ne olursa olsun (din veya mezhep) azınlıklara arka
çıkmaktadır. İslam dünyasında bölücülük politikaları izlemektedir.
*
Bostan olayları da
Rusya ile ABD arasında İslam karşısındaki zımni mutabakat zeminine işaret
etmiştir. Bostan olaylarından sonra Londra da bir satırlı saldırıyla karşı
karşıya kalmıştır. Bunu büyütmeye gerek yok. Büyütme işlemi İslam a karşı
savaşın parçasıdır. İslam ı kuşatmak ve
yok etmek isteyenler bu saldırılardan medet umanlardır. Londra saldırısı bize
Jamaikalı ayakkabı bombacısını hatırlattı. Amerikan Hava Yolları nın 22 Aralık
2001 tarihinde Paris-Miami seferine yolcu olarak binen Richard Reid isimli bir
şahıs, giydiği basketbol ayakkabısının topuğuna gizlediği 100 gram plastik
patlayıcıyı uçak havadayken patlatmak isterken mürettebat ve yolcular
tarafından yakalandı. Batı küresel saldırısını tersyüz etmek için İslami bir
küresel saldırıdan bahsetmektedir. Bununla birlikte son sıralarda bazı ve kimi
insaflı Batılılar meselenin özüne inmeye ve sebepleri sorgulamaya başladılar.
Londra belediye eski başkanı ve Karadavi nin davetçisi Ken Livingstone Boston
olaylarıyla alakalı olarak bir özeleştiri yapmıştır. Ken Livingstone dan sonra
onun haleflerinden Londra Büyükşehir Belediye Başkanı Boris Johnson da palalı
veya satırlı saldırı ile alakalı olarak şunları söylemiştir: Bu saldırıdan
dolayı İslam dinini suçlamak büyük yanlış olur. Saldırının dışişleri bakanlığı
ile ilgili olduğunu iddia etmek de aynı şekilde büyük yanlış olur. Ken
Livingstone, Boston saldırılarının Amerikan hariciyesiyle alakası olduğunu
söylemiştir. Doğrudan olmasa bile dolaylı olarak bağlantı vardır. Boris
Johnson ın Londra olaylarının İngiliz hariciyesiyle alakalı olmadığını
söylemesi pek isabetli değildir. İngiltere nin sömürgecilik geçmişi ve bugünkü
politikalarıyla alakası vardır. Elbette doğrudan İslam la alakası yoktur. Lakin
İngiltere nin yaptıklarının bir kazası veya eliyle kazandıklarının bir
sonucudur.
*
İngiltere Başbakan Yardımcısı Nick Clegg, meselenin
İslam la alakası olmadığını söylemiştir. Doğrudur ve kendi yaptıkları ve
geçmişleriyle alakası vardır. Nick Clegg olay karşısında şu ayeti okumuştur:
İşte bu yüzdendir ki İsrailoğulları na şöyle buyurmuştuk: Kim, haksız yere
(bir cana veya yeryüzünde bozgunculuğa karşı olmaksızın) bir cana kıyarsa bütün
insanlığa kıymış gibi olur. (Maide: 32). Bundan dolayı bir zamanlar Londra da
göçmenlerin ülkelerine iadeleriyle alakalı politikalara karşı açılan bir
pankart dikkat çekmişti: Siz bir
zamanlar orada bizim diyarlarımızda olduğunuz için biz buradayız. Bundan daha
veciz bir ifade bulunabilir mi Nijerya gibi ülkelerde Bako Haram gibi aşırı
cemaatlerden yakınmalar var. Lakin koskoca bir İslam ülkesi olan Nijerya da
başörtüsü yasağı konuyor. Müslümanların hayat tarzına apaçık bir saldırı var.
Dünyaca başörtüsü yasağı gibi yasaklar aşırı olarak tanımlanmadıkça ve önü
alınmadıkça bu politikalar karşı ucunu üretecektir. Yine mezhep politikasını
üretenler, mukabeleden yakınıyorlar. Kimse ayranım ekşi demiyor. Etme bulma
dünyası. Kendilerini düzeltirlerse her şey düzelecektir. İslam ı suçlayanlar
Müslümanları kışkırtanlardır. Ve bu düşmanca iklimi üretenlerdir.