Her şey yolunda giderken, acaba hasta mıyım, amansız
acılara duçar olur muyum, ya ölüm kapımı daha erken tıklarsa, yakınlarımı
kaybedersem ne yapabilirim diye başlayan yakınmalar, sırtınızda bir kamburdur,
atmak isteseniz de atamazsınız. Acaba ile yaşamak tonlarca yükü taşımak
gibidir. Hastalık, ölüm, acı ıstırap Hayat boyu hep kaçtığımız unsurlardır ama
ne kadar uzaklaşmaya çalışsak ta yakalar bizi ve çeker kendine doğru.
Tıp dilinde Hipokonriyazis olarak tanımlanan hastalık
hastalığı bir kişiye bulaştı mı huzur bırakmıyor. Kişi artık sürekli hastalık
üretiyor, internetten araştırıyor, soruyor ve kendisinin amansız bir hastalığa
yakalanmış olabileceğine inanıyor. Hastalık hastalığı sadece kişinin kendisi
için değil etrafındaki kişiler için de yorucu oluyor. Mesela her akşam bende
kötü bir şey var deyip kendini yere atan bir hanımın, eşi ve çocukları da
bundan etkileniyor ve vaktin çoğunu hastanelerde geçirmek zorunda kalıyorlar.
Hasta olduğuna gerçekten inanan kişi, acı çekmektedir.
Yaşadığı mekândan, aileden, çocuklarından sevdiklerinden ayrılacağını ve acıyla
başa çıkamayacağını düşünüp hayatı kendine zehir etmektedir. İnsanların
kendisini anlamadığından yakınmakta ve dışlanmışlık duygusuna kapılmaktadırlar.
Yaşamak hayatta kalmak insanın en büyük arzusudur. O
yüzden hastalık korkusu kişinin hayatını temelden sarsar. Doktorun tavsiyeleri,
tahliller kişiyi ikna edemez. Zaman uzadıkça uzar ve siz ne yaparsanız yapın bu
insanı hasta olmadığına inandıramazsınız. Korkuların esiri olan kişi artık
yorgundur, endişelerine nefes darlığı çarpıntı, terleme, uykusuzluk gibi
belirtiler de eşlik edince kişi hasta olduğuna kesin kanaat getirir.
Hastalık hastalarının genellikle beden sağlığı
yerindedirler fakat kişi bütün dikkatini bedenine yöneltmiş ve her daim bedeni
ile uğraşmaktadır. Dışarı çıktığında hastalıkları araştırmakta ve doktorların
yorumlarına itibar etmeyip, kendini hasta olduğuna inandırmaktadır. Bedenine
dokunur, bir kitle, ağrı ya da sıra dışı bir şeyler arar, kalbini dinler ve
doktorların hastalıklarına çare bulamadığını ifade eder.
Hayatta karşımıza hangi imtihanların çıkacağını
bilemeyiz. Nihayetinde bu hayatın içinde yoksulluk, ayrılık, acı ve hastalıklar
var. Ancak bunlardan birine odaklanıp, hayatı kendimize zehir edemeyiz.
Korkularımızın ise bir tek çaresi var; Allah a teslim olmak ve O nun
rahmetinden ümidimizi kesmemek