Hasan’ım! Kardeşim Benim!

Abone Ol

Bismillâhirrahmanirrahîm;

TARİH 12.12.2023’ü gösteriyor. TBMM’de bütçe görüşmeleri yapılıyor. Saadet Partisi adına Kocaeli Milletvekili Hasan Bitmez nefis bir konuşma yaptı. Hükümet’in Türkiye hava sahasını İsrail’e açması, gemiler dolusu malzemenin Türkiye’den gitmesi sebebiyle, katil İsrail’e lojistik destek verdiğini anlattı. “Katil İsrail; İşbirlikçi AKP” levhasını Genel Kurul’a gösterdi. İsrail’e tavizkâr davranan vekiller Hasan Bitmez’e devamlı sözle sataştılar. Konuşturmak istemediler. Meclis’i gürültüye boğdular.

Hatip, muhalefeti susturmak isteyen hükümete Sezai Karakoç’un sözleriyle karşılık verdi: “Onlar sanıyorlar ki, biz sussak mesele kalmayacak! Biz sussak, hakikat susmayacak. Onlar sanıyorlar ki, bizden kurtulsalar mesele kalmayacak. Halbuki, bizden kurtulsalar vicdan azabından kurtulamayacaklar! Vicdan azabından kurtulsanız, tarihin azabından kurtulamayacaksınız! Vicdan azabından kurtulsanız, Allah’ın gazabından kurtulamayacaksınız!”

Sayın Bitmez, konuşması sonrası kürsünün önünde kalp krizi sonucu yere yığıldı. Bazı milletvekilleri olay üzerine insanî olmayan sözler ettiler. Bu manzarayı gördükten sonra, Tarihçi Murat Bardakçı’nın 1972’deki Filistin ziyaretinde, Osmanlı bölgeden çekildikten sonra, 65 yıl komutanının emrettiği yerde, mecnun misali nöbetini tutan Iğdırlı Hasan Onbaşı’yı düşündüm. Hasan Onbaşı ile Hasan Bitmez’in Filistin hassasiyeti aynıydı.

Hasan Bitmez, Gazze’den dünyaya yayılan feryatların sorumluluğunu içinde hissediyor; bebek, kadın ve yaşlılarla savaşan katil İsrail çetesine karşı sağlam bir duruş ortaya koyamayan Türkiye Hükümeti’ni göreve çağırıyordu. Yaşananlar sonucu, Hasan Bitmez kardeşimin baştan beri ortaya koyduğu mücadele serüvenini hatırladım:

DAVASINA İNANMIŞTI

HASAN Bitmez, 1969 Giresun, Alucra doğumlu. İlkokulu İstanbul’da; imam hatip lisesini Gebze’de bitirdi. Mısır Ezher Üniversitesinin Usul’iddin Bölümünü okudu. Erbakan Hoca’yı ve Millî Görüş hareketini yakından tanıdı. Davası ve liderine teslim oldu. Tuttuğu eli hiç bırakmadı. Ezherli pek çok arkadaşı davadan yan çizse ya da pusuda bekleyip çıkar gözetse de, o davasından hiç vazgeçmedi. Hep aktif olarak çalışmaların içinde oldu. Görev istemedi. İhtiyaç olan yerlere koştu.

Hasan kardeşimle 1990’lı yıllarda tanıştık. Teşkilât çalışması için pek çok ilimize giderdi. MGV’nin efsane Genel Başkanı rahmetli Adnan Demirtürk onu Tunceli’ye teşkilât çalışması için gönderdi. O yıllarda Munzur Üniversitesi kurulmamıştı. Tunceli’de Fırat Üniversitesine bağlı fakülte ve yüksek okullar vardı. Hasan Bitmez, Tunceli’de vali, üniversite çevreleri ve halkla görüştü. “Buraya, size hizmet etmek; evlâtlarınızı manevi ve ahlakî değerlerimize göre yetiştirmek için geldik” dedi. Samimiyeti ilgi gördü.

Bitmez, güzel izlenimlerle Ankara’ya döndü. Tunceli’de kısa süre sonra üniversite çevrelerinin öncülüğünde güzel çalışmalar başladı. O günden bu yana Tuncelimizde MGV-AGD çalışmaları sürüyor. Hasan Bitmez, hiç görevden kaçmadı; zor işlerin adamı oldu. “Hızır servis” misali ihtiyaç duyulan yerlere yetişti. Tunceli görevinden sonra Adnan Demirtürk onu “Başkanlık Divanı”na aldı. İlyas Tongüç döneminde MGV Genel Merkez Teşkilât Başkanlığı görevine getirildi.

KUDÜS SEVDALISIYDI

HASAN Bitmez, iyi bir organizatördü. 2001 yılında MGV’nin toplantısı için minibüsle Denizli’den Ankara’ya gidiyorduk. Sivrihisar-Polatlı arasındaki yolda gizli buzlanmadan dolayı kaza yaptık. Allah rahmet eylesin, bir kardeşimiz öldü. Denizli Şube Başkanı rahmetli Nail Elçi ölü ve yaralılarla Polatlı Hastanesine gitti. Beni ifade için Sivrihisar’a götürdüler. Kazayı genel merkeze duyurmuştuk. Hasan Bitmez benden önce Polatlı Hastanesine geldi. Polatlı Temsilcimiz rahmetli Ali Özcan’ın da yakın ilgisini unutamayacağım.

MGV Genel Merkezi olarak 2001 Temmuz’unda Mısır gezisi yaptık. Organize Hasan kardeşimdeydi. Uçak sabahleyin Antalya’dan kalkacaktı. Akşamdan gelenler için bir plâjda denize girme programı hazırladı. Ezherli olduğu için Mısır’da da sevk ve idare ondaydı. Tur dağı, piramitler, tarihi yerler onun rehberliğinde gezildi. Yemeklerimize kadar ilgilendi. Oradaki yer sofralarını unutamıyorum.

Hasan kardeşimin kalbi hep Kudüs, Mescid-i Aksa ve Filistin için attı. Gazze katliamı onu çok etkilemişti. Meclis’teki konuşmalarında kutsal topraklarımız ve mazlum Filistin halkının sesi oldu. Dünyalık ve çıkardan başka bir şey düşünmeyenler, onun içindeki volkanı anlayamazlar. Filistin’de insanlığın ölmekte olduğunu TBMM’den duyurdu. İçtenlikle mazlumların yanında oldu.

Hasan kardeşim! Ömrün boyunca zalime karşı hakkı haykırdın! İslâm Birliği’nin kurulması için uluslararası organizasyonlar yaptın! Görevinin hakkını verdin! Son sözün Filistin oldu. HAMAS lideri senin için “Filistin şehidi” ifadesini kullandı. Cihat üzere yaşadın; yaşadığın gibi Hakk’a kavuştun!  Şehadetin mübarek olsun!