İslam dünyasında derin izler bırakan hareket liderleri,
şu fani dünyadan bir bir göçüp gidiyorlar. Göç kervanına son katılan lider,
Hasan Turabi oldu.
Sudan ın tanınan yüzü, ilk zamanlardaki bilinen adıyla
İslami Milli Cephe lideri Hasan Turabi geçtiğimiz Cumartesi günü vefat etti.
Allah rahmet eylesin. Mekânı cennet olsun.
Turabi, sadece Sudan için değil, İslam dünyası için çok
önemli bir liderdi. O, 1970 li yıllardan itibaren dünyadaki bütün İslami
akımları etkileyen bir lider olarak tanınmaya başladı. Teorisini geliştirdiği
düşünceleri parça parça uygulamaya koydu.
O, diyalog kapısını sonuna kadar açık tuttu; ülkesindeki
diğer görüşleri yok saymadı, onlarla birlikte koalisyonlar kurarak yönetime
ortak oldu; 1970 li yıllarda Solcu Cafer Numeyri nin başında bulunduğu
hükümette Adalet Bakanı olarak görev yaptı. Ardından Sağcı Sadık Mehdi
hükümetinde koalisyon ortağı oldu.
Turabi, belki İslam dünyasında ihanet acısını ilk tadan
lider oldu. Kendisinin eski bir öğrencisi olan mevcut Cumhurbaşkanı Ömer Beşir,
önce kongre ile Hasan Turabi nin partisini elinden aldı, arkasından da 28 Şubat
benzeri bir darbe ile onu hapse attırdı.
Sudan ın en çok tanınan, bilinen ve sevilen lideri Hasan
Turabi, uzun zamandan beri iktidarda bulunan kendi öğrencileri tarafından Sudan
halkının gözünden düşürüldü; temsil ettiği hareket küçültüldü,
itibarsızlaştırıldı ve kenara konuldu. Bu durumda olan tek lider Turabi değildi
elbette; Cezayir li destansı lider Abbas Medeni den Afganistan ın mücâhid
liderlerine kadar hepsi benzer yöntemlerle itibarsızlaştırıldı ve kenara
konuldular.
İslam dünyasında sömürüye karşı çıkan, toplumu yeniden
inanç temelinde bir araya getiren, İslam Birliği ni savunan ne kadar önder
varsa; istisnasız, hepsi aynı akıbete uğradılar. Osmanlı tasfiye edilmeden önce
İslam Birliği nin son temsilcisi Sultan Abdülhamit ten itibaren bu durum hiç
değişmedi.
Efendim; şöyle yapsaydı, şunu yapmasaydı falan...
Bunların hepsi lafı güzaf. Hiç birinin kıymeti harbiyesi yok. Onlar da ne
yaptıklarının, ne söylediklerinin ve karşılaşılması muhtemel olan sıkıntıların
fevkalade farkındalar. Ama onların asıl suçları (!) İşbirlikçi olmamaları ve
reel politiğe tenezzül etmemeleri olmuştur. İdeal olandan vaz geçmeme böyle bir
şey. Diz çökmez ve direnirseniz şimdilik karşılaşacağınız bu durumdan çok
farklı olmayabilir. Fakat azıcık şuur ve iz an sahibi olan hiç kimse
ideallerinden vaz geçmez. Bugün olmazsa yarın mutlaka... Der ve yoluna devam
eder.
Evet, Sudan ın yiğit lideri Hasan Turabi Hakka yürüdü.
Onun bıraktığı boşluk er ya da geç doldurulacaktır. Nerede, hangi ülkede olursa
olsun; yarınların bugünlerden daha iyi olacağına inanıyoruz.
Kim ne derse desin; bir döneme damgasını vuran liderler
İslam dünyası için yeni rotayı ortaya koymuş ve istikameti belirlemişlerdir.
Yeter ki bizler yoldan çıkmayalım.