Hasan Bitmez, Son Söz, Son Nefes

Abone Ol

Bismillahirrahmanirrahim

Âlemlerin Rabbi, Rahman ve Rahim olan Allah’a hamt, Peygamberimize, âline ve sahabelerine salât ve selam ederiz.

Millî Görüş davası; yetişmiş, inançlı ve dirayetli kadroları ile hedefine ulaşacaktır. Erbakan Hocamız bunu bildiği için Enderun elemanlar yetiştirmeyi ihmal etmemiştir. Hasan Bitmez kardeşimiz, yetiştirilen bu Enderunlardandır. Lise yıllarından itibaren, gençlik hareketinin içinde olan Bitmez, Mısır’a tahsil için gittiğinde de, orada okuyan öğrencilerin örgütlenmesinde önemli görevler üstlenmiştir. Türkiye’ye döndüğünde AGD Genel Merkezinde önemli görevlerde bulunmuştur. Erbakan Hocamız, Hasan Bitmez’i parti genel merkezinde uzman eleman olarak görevlendirmiş, o günden vefatına kadar, çeşitli kademelerde üstlendiği görevleri canla başla yapmanın gayreti içinde olmuş bir dava insanıdır. Biz bir ekip idik, sıkıntılı birçok süreci birlikte yönettik. Erbakan Hocamızın duasını birlikte aldık. Birlikte güldük, birlikte ağladık. Hiçbirimiz hatasız değiliz, hatalarımızla da imtihan olduğunun farkında olan bir kadro olarak, hiçbir zaman istikametimizi bozmadık. Kırgınlıklarımız oldu, ancak dava kardeşlerimizi hiçbir zaman başkalarıyla değiştirmedik. Adnan Demirtürk, Ali Soylu, Erhan Çavuşoğlu ve daha niceleri Millî Görüş davasına hizmet ederken şehadet şerbetini içtiler. Hasan Bitmez kardeşimiz de bu kervana katılan son mücahit oldu. TBMM’de Gazze’de yaşanan Siyonist zulmü ve sebeplerini anlattığı konuşmasını bitirdikten sonra, olacak olan oldu ve buraya kadarmış diyerek Hakk’a yürüdü. Mekânı cennet olsun.

KONUŞMADAN BÖLÜMLER

* “2002 yılında iktidara gelen AK Parti, Türkiye toplumu başta olmak üzere, mazlum toplumlar için büyük umut olmuştu. Çünkü Erbakan Hoca’nın talebesi olduğunu iddia eden bir isim büyük bir oy oranıyla Türkiye'de iktidara gelmişti. Tabii, iktidara gelişinin arka planını milletin bilme imkânı kısıtlıydı ve pek de mümkün değildi; dolayısıyla haklı olarak çok büyük mana yüklemiş ve beklenti içine girmişlerdi. Bizim milletimiz mazlumun yanında, zalimin karşısında her daim saf tutmuştur. Dün, burada, AK Parti’nin hatipleri konuşurken bir cümle kullandılar “Cevizin içine girmek lazım, kabuğunda kalmamak lazım.” diye, şimdi cevizin içine giriyoruz. Sayın Erdoğan başbakan olur olmaz, ABD’ye koşup oğlunun okuduğu Harvard Kennedy School’da 5 Şubat 2004 tarihinde bir konuşma yaptı. Bu konuşmasında çok önemli cümleler var. Bu cümleleri sizlere takdim edeceğim: “İsrail devletinin yaşama hakkını kimsenin tehdit etmesine Türkiye razı olmayacaktır. Türkiye, ABD’nin Irak’ta başarılı olmasını samimiyetle arzu etmektedir. Şu anda yüzde 36’sı Kıbrıs’ın, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin yaşam alanıdır; belli bir oranda bu tür toprağı verebiliriz.” Aslında bu ifadeleri de kapsayan konuşmanın tamamında aşağıdaki sözleri vermiş oluyordu Sayın Cumhurbaşkanı: “ABD’nin ve küreselcilerin emperyalist hedeflerini gerçekleştirmesine hiçbir şekilde engel olmayacağız, bilakis her türlü desteği sağlama noktasında iş birliği yapmaya hazırız. ABD’nin bizden talep ettiği bütün yükümlülükleri yerine getireceğiz. Bunun için Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ni dahi feda etmeye söz veriyoruz ve bunu garanti ediyoruz.” “İsrail’in güvenliği bizden sorulur.”

BOP

* Konuşmanızda kurduğunuz cümleler ve taahhütlerinizin tamamı Siyonizm’in, ırkçı emperyalizmin, küreselcilerin dünya hâkimiyetini kurmasını ve tahkimleştirmesini temin eden bir yaklaşımdır. Bu çerçevede, Büyük Orta Doğu Projesi’nin yani büyük İsrail projesinin eş başkanlığını Yemen ve İtalya başbakanlarıyla beraber kabul ettiniz. Yetmedi, İspanya başbakanıyla birlikte de Medeniyetler İttifakı’nın eş başkanlığını kabul ettiniz. Evet, Büyük Orta Doğu Projesi büyük İsrail projesidir ve bu proje, birlikte çalıştığınız ABD Dışişleri eski Bakanı Condoleezza Rice’ın ifadesiyle Orta Doğu’daki 22 ülkenin sınırlarını ve yönetimlerini değiştirmek üzere tasarlanmış Siyonist, küreselci bir projedir. Türkiye’ye döndünüz ve 16 Şubat 2004 tarihinde Fatih Altaylı’nın Teke Tek programında, “Bizim BOP eş başkanı olarak Kuzey Afrika ve genişletilmiş Orta Doğu projesinde bir görevimiz var.” dediniz ve iktidarınız boyunca da buna uygun dış politika sergilediniz. BOP eş başkanlığı çerçevesinde ilk hatalı adımınız ABD’yi “dost ve stratejik ortak” olarak kabul etmenizdir. Bununla birlikte, ABD’nin Irak’ı işgaline yardımcı oldunuz. 1 Mart 2003 tarihinde bu Meclis’e tezkere getirttiniz. Tezkere yeterli sayıya ulaşamadığı için reddedilmiş oldu ama Dışişleri Bakanlığı genelgesiyle tezkereden almayı istediğiniz yetkileri aldınız. 60 bin Amerikan askerine havaalanlarımızı, limanlarımızı ve tesislerimizi kullandırdınız, işgale ortak oldunuz. Yetmedi, genç Amerikan askerlerinin ve subaylarının ülkelerine sağ salim dönmesi için de dua ettiniz, Irak talan edildi, insanlar öldürüldü, kadınlara tecavüz edildi. Saddam bir bayram günü idam edildi, Irak sayenizde parçalanmanın eşiğine geldi, terör örgütleri Irak’ta katliam ve talan yaptı. Siyonizm’in Suriye'ye diz çökertme projesine de yardımcı oldunuz. Bugün Suriyeliler perişan, yüz binlerce insan öldü, milyonlarca insan göçmen oldu, Suriye de bölünme aşamasına geldi, ABD bölgeye yerleşti, terör örgütleri Suriye'de cirit atıyor. Libya desteğinizle, NATO müdahalesiyle birlikte istikrarsızlaştırıldı, Kaddafi insan onuruna yakışmayan bir şekilde öldürüldü, kardeş kardeşe kırdırılmak isteniyor, hâlâ kargaşa devam ediyor ve Libya'nın petrolleri maalesef emperyalistlerce kullanılıyor.”

AB

* BOP eş başkanlığı kapsamında 2’nci hatalı dış politikanız ise Avrupa Birliği politikanızdır. Avrupa Birliğini bir medeniyet projesi olarak kabul ettiniz, öncelikli ve vazgeçilmez stratejik hedef olarak ilan ettiniz. Altmış yıldır kapısında beklediğiniz Avrupa Birliği ne siyaseten ülkemizin varlığıyla uyumlu görülebilecek bir birliktir ne de millî ve manevi değerlerimizle uyuşabilecek bir durumu vardır. Avrupa Birliği ülkeleri, kendini Hristiyan kulübü olarak görüp, siyasi ve askeri olarak buna göre tutum takınan bir örgüttür…” Hasan Bitmez kardeşimizin konuşmasını gelecek yazıda tamamlarız inşallah. Selam hidayete tabi olanlara…