Haritanın Aydınlık Tarafı

Abone Ol

Mevsimlerin başladığı yerde rüyalara yer var mı Burası

bir yol ağzı hayatın ve insanların gelip geçtiği. Bazen bir sığınak, bazen ise

bir saçak altı. İlk önce sözler birikiyor burada, sonra sesler, sonra nefesler,

sonra kelimeler, sonra Sonra bir hayat yanından yöresinden usul usul

gerçekleşerek, yalnızlığın toprağını kaldırarak, hafif bir esintiyle birlikte,

bazen güneşler içinde dümdüz, bazen soğuklar içinde yopyokuş İlk adımlar

önemli ilk yağmurlar gibi. Sonra bir gülümseme bir gülümseme. Ama sonra

Gizli kalamayacak kadar gizliyim diyor. Kim Gerçek!

Gerçeğe en yakın bir ses tonuyla. Gerçeğin kıyısından devşirdiği tonlamalarla

Bu bir cümle olarak seslere karışıyor, hayattan duyumsadığımız seslere. Gelip

bir düzlüğü akşama bağlıyor mu sesler; o zaman yağmurlu bir pencere açılıyor

hayatlara. İnandığımız değerler hangi sokaktan geçiyor, hangi caddeye çıkıyor

ya da hangi bulvarda yere düşmüş bir gül gibi. Bizim masamızda aşk yok biz

siyah gözlüklüler olarak bir meydandan bir bulvara bakıyoruz. Bir bulvar ama

hangi tarihte bizi yaşamış bir bulvar. Hangi tarihte dertlerin derslere

geçişini işlediği. Hayır güzel gözlüklü kızlar ay ışığına çıkamayacak. Ve biz

bir kere daha siyah gözlüklerimizin altında kalmış umutlarla Türkiye haritasına

bakıyorken Sandalları padişahlara kiralayan bulutlar kaçıncı yüzyıldan kaçıncı

yüzyıla doğrudur yağmak için uygun günler arıyorlar. İz sürmek bizim görevimiz

mi, belki de, ama kesin olan bir şey varsa tarih tarihi bir şekilde uğulduyor.

Biz siyah gözlüklüler sesimizi çıkarmamak için mi söz verdik bulvarlara. Hayır,

asla; bu saçak altı natürmort; kıyılarımızdan çekiyorlar ağlarını. Akşam

kimlerin akşamına uğrayacak ve sonra paltomuzdan dökülen karanlıklar; somut

karanlıklar; merakları hangi cevaplara gizliyor. Gizli olan siyah gözlüklüler.

Siyah gözlüklüler olarak günün anlamsız önemi önemli mi Önemsiz mi yani

ayaklarından tutulan bulvarlar

Hangi yağmurlara ısındırmalıyım hangi saatleri. Sizi bir

yerden ısındıracağım. Sessizliği ısındıracağım. Sözlerinizi ısındıracağım.

Seslerinizi, kelimelerinizi Küçük bir dosya tutuyorum sessizliğe dair. İnce

elenmiş umutlar var, kalın doğranmış umutsuzluklar. Sigara paketlerinden sızan

saniyeler kadar somut hayat. İçtikçe geçmiyor içtikçe artıyor. Arttıkça

kalabalıklaşıyor. Kalabalıklaştıkça Hangi birini söylemeli, hangi diğerini

eklemeli ya da çıkarmalı. Çarpmaya karşıyım sayın seyirciler. Sayın mı,

seyirciler mi Evet hem sayın hem seyircileri hayatımızın.

Ansızın bir kahkaha böğürtleni Gülmek için hız yapıyor

avizelerde. Küsmek için bulvarlara. Yere düşmüş bir gülü saygıyla ayağa

kaldırıyorum. Akşam sessizliğe bozularak iniyor vitrinlere; vitrinler bozuntuya

vermiyor. İsterse verir de Meydanda tek başıma hatıralara haritalar çiziyorken

karanlığın ayakları bembeyaz Ama ben beyaz değilim, hayatımda hiç beyaz

olmadım. Adım geçmiyor hiçbir karanlıkta. Yazgıya hürmet edecek kadar gerçekçi

düşünüyorum. Somut yani her şey. Sıfatlardan temizlenmiş bir hayat. Tertemiz.

Mis gibi annedir bahar. Mevsimlere ağmış rüyaları var

Hiçbir rüya gizli kalamaz bulvarlarda. Kesin uyuyordur

hayatın alt katlarında. Üst katlarda söz gelimi bir cumhuriyet balosu vardır.

Bütün müşkülü çözüyor yuvarlak masa. Bulmacalar düzenliyor bulvarlarda.

Teşekkür ediyor baylara ve bayanlara. Hayatını şemsiye altında geçirenlere

merhaba, yağmur altında geçirenlere günaydın. Biz siyah gözlüklüler olarak

günaydın.

Herkesi anlayacak kadar hayalci değilim; açık bölmeler

olarak geçiyor mevsimler. Mevsimleri düşünecek kadar gerçekçi bulvarlar.

Ağaçları düşünecek kadar umut ediyorum. Yaprakların altını kaldırıp rüzgâr var

mı yok mu diye bakıyorum ara sıra. Kaldırımlarda yatıp kalkıyormuş kış; kışa

geçmiş olsun diyelim siyah gözlüklüler olarak. Yaprakları toprağa gömmüş

olarak. Hayatımızı karşıdan karşıya henüz geçirememiş olarak. Bulutlar olarak.

Bir çocuk olarak hayatın yanında. Hayatın tam ortasında.

Hayattan kısa benim boyum. Hayattan uzun benim boyum siyah gözlüklüler olarak.

Bir gülü unutmadan saygıyla, saygıdan unutmuyorum unuturum da. Etrafımız

sarıldı saygılarla. Saygısızca bulvarlara, güle değil, saygısızca meydanlara.

Mevsimlere bakarak kimseyi anlamıyorum.

Anlama zaten; saygılarla bu yazıya, bu yazıda şuan

okumakta olduğun satırlara, aaa bak buradasın, kutla kendini, saygılarla

Mevsimlerin başladığı yer haritanın aydınlık tarafıdır.