Kültür-Sanat

Harem de tıpkı Enderun gibi bir okuldur

Harem de tıpkı Enderun gibi bir okuldur

Abone Ol

Topkapı Sarayı‘nda Harem en önemli bölümdü. Çünkü saray, ‘‘Enderun‘‘, ‘‘Birun (dış koğuşlar)‘‘ ve ‘‘Harem‘‘ diye üçe ayrılıyordu.

Kitapta Harem şöyle anlatılıyor: ‘‘Harem de tıpkı Enderun gibi bir okuldur. Nasıl Enderun‘a imparatorluğun 4 bucağından belirli şartlara ve niteliklere sahip gençler alınıyor ve devlet hizmeti için yetiştiriliyorsa Harem de bunun gibi kızların okuludur. Harem kızları dil (Türkçe) öğrenir, din (İslamiyet) öğrenir ve bir sanat öğrenir. İmparatorluğun etrafındaki bölgelerde yaşayan gayrimüslim ırklardan kız çocukları burada yetiştirilirdi. Bunların içinden padişah anaları ve eşleri çıktığı gibi, sarayın bu bölümünü yöneten ve Padişaha ve Valide Sultan‘a hizmet eden yüksek rütbeli kadın memurlar veya sıradan hizmetçiler de çıkardı.

Galiçya‘dan Hürrem Sultan (Roxolon), Ukrayna‘dan Hatice Sultan, Akdeniz adalarından Kösem Sultan çıkmıştır. Bazısı şair, bazısı sanatçıdır. Hepsi de siyasi entrikaya karışmış değildir. Harem nihayetinde padişahın evidir.‘‘

Sarayda, herkesin kabiliyetine göre yükseldiği ya da ezildiği, Haremin de bunun istisnası olmadığı belirtilen kitapta, şöyle devam ediliyor: ‘‘Temelde devletlilerin evleneceği kızlar burada yetişir. Herkes padişah odalığı ya da gözdesi değildir. Haremin sahibi Valide Sultandır. En yüksek rütbeli zabit de zenci hadım ağaları reisi Darussaada Ağası‘dır. Haremde Valide Sultan dairesi, Veliahd Dairesi görülecek güzellikte yerlerdir. Altınyol denen geçidin üstünde ise Cevri Kalfa Dairesi vardır. 1808‘de 3. Selim‘i öldürten 4. Mustafa, veliaht şehzade 2. Mahmud‘u da katlettirmek isteyince Cevri Kalfa suikastçıların gözüne sıcak kül atmış ve veliahd da fırsattan istifade dama kaçmıştır. Bir müddet kovalamacadan sonra saraya giren Alemdar Mustafa Paşa onu kurtarmış ve son Osmanlı böylece tahta çıkmıştır.‘‘