Erkek, kıskanç olduğunu, hassas ölçülere dikkat ettiğini hanımına anlatabilirse, hanımı da diğer yabancı erkeklerle hangi ölçülerde iletişim kuracağını bilir ve dikkat ederse, eşi bu kıskançlığı kırıcı ve üzücü duruma getirmez. Erkek de hanımını bu hususta çok sıkmaz.
Hz. Peygamber (sav) hanımları kıskanma hususuna şöyle işaret ediyor: "Allah kıskançtır, ben de kıskancım" (Sahih-Hadis) Allah yarattığı kulları korumak için emirler veriyor. Tesettürü emrediyor. Bu husus, kıskançlığın bir belirtisidir. Hz. Peygamber (sav) de, hatırlayacağınız gibi, Abdullah Ümmi Mektum (âmâ olduğu halde) kendine doğru geldiğinde, yanında bulunan hanımlarını odalarına soktu. Hanımları "o âmâ" dediğinde ise hanımlarına: "Siz hepten kör müsünüz?" buyurdu. (Sahih-Hadis)
Buradan çıkarılabilecek iki hususu, imanımız gereği kabul etmek durumundayız.
1) Nikâh düşen erkekten korunmamız, uzak durmamız gerekir;
2) Erkeklerin kıskançlığını hiçbir zaman unutmamamız gerekir. [Buhari, Müslim]
Bir erkek eşini, ancak hassas bir kıskançlıkla korur. Hz. Peygamber (sav) Eşini kıskanmayanı, ‘deyyus‘ diye vasıflandırıyor. [Buhari, Müslim]
Gayret gösterilmeli
Hanımın iffet ve namusunu ölçüleri içinde korumak için kıskançlığın hudutları çok hassas olarak uygulanmalıdır. Yukarıda bahsetmiştik. İyi idare yalnız tek taraflı olarak beklenmemelidir. Erkek, beklentilerini örneğiyle, kendisi uygulamalarıyla ortaya koymalıdır. Eşinin (hanımının) insan olduğunu, Müslüman olduğunu, insan olarak hata edebileceğini unutmamalı, hanım da hata ettiği zamanlarda hatasını kabul ve itiraf edecek olgunluğu ve Müslümanlığı göstermelidir. Erkeğin namus ve şerefi, hanımının dikkatli olmasıyla koruma altına alınmış olur.
Tabi ki kadın aile hayatında, haremliğe selamlığa, emredilen ölçülerde uyarsa -ki uyması gerekir- ancak bu ölçüler içinde aile uyumu ve huzuru sağlanmış olur.
Kasem - İkinci evlilik meselesi
Hanım hangi sebeple olursa olsun, ikinci evlilik meselesinde, istememe hakkına sahiptir. Ancak hanımın mazereti olursa müstesnadır. Bundan dolayı da erkeğin, emirleri gözetmeden, hanımının hakkını görmezlikten gelerek ikinci evliliği yapması caiz olmaz. (mazereti yoksa) Bazı kimseler hangi sebeplerle rahatça ikinci evlilik yapıyor veya yapmak istiyor, hatta aşırı giderek ‘Hz. Peygamber‘in sünnetidir‘ diyerek haddi aşıyor, ‘Kur‘an‘da dörde kadar evlilik vardır‘ diyerek cahilliğini ortaya koyuyor anlamakta zorluk çekiyoruz. Bu kimseler böyle yapmakla aile huzurlarını bozabiliyorlar.
Hâlbuki erkeğin ikinci evliliği (taaddüd-i zevcat) hususi, çok özel şart ve emirlere tabidir. Bu husus ve şartları, evli olan her erkeğin bilmesi ve uygulaması ona farzdır. Aksi ise haramdır. Bu da imanımız gereğidir.
Şimdi sıra ile bir hanımın evlendikten sonra eşinin ikinci evlilik yapmak isteyen eşine; "ben hanımlığını yaptığım halde ikinci evliliği niçin istediğini sorduğu zaman, yanlış yaptığını hatırlatacaktır. Hatta Kur‘an‘da ‘adalet‘ sağlanamadığı gerçeğini bilirse -ki bilip öğrenmesi gerekir- işin zorluğu da ortaya çıkacaktır. Bir hanım hanımlığını yaptığı takdirde islamda erkeğin alternatifi yoktur.
Duası kabul edilmeyen üç kişi!
Hz. Peygamber (sav) bir başka hadisinde "Üç kişinin duası mukaddes gün ve gecelerde bile kabul edilmez. Anne babasına asi olan evladın, inatla içki içenin ve (eşini kıskanmayan) deyyusun" buyurmuştur. [Buhari, Müslim]
Bir erkek, bu hususlarda hassas davranıyorsa, hanımı da buna uyum sağlamalıdır. Hatta eşine, böyle davrandığı için teşekkür etmelidir. Eşinin imanı, İslam‘ı, haysiyeti ve ahlakı sebebiyle son derece memnun olmalıdır. Bu durum, eşleri bu haliyle eve daha çok bağlayacaktır ve aile arasındaki iletişim daha da artacaktır.
Çok kadınla evlilikte Kur‘an‘ın emri nedir?
- 1) Bir erkek, hanımının ‘hanımlığı‘ bütünüyle yaptığı takdirde, ikinci evlilik yapamaz. Yaparsa ‘haram‘ işlemiş olur. Cenab-ı Hak, Nisa Suresi 3. Ayetinde: "Eğer adaleti sağlamaktan korkarsanız, bir hanım veya elinizin sahip olduğu yeterlidir..." buyrulmuştur.
- 2) Nisa Suresi 129. Ayetinde ise: "ne kadar uğraşırsanız uğraşın, kadınlar arasında adil olmaya gücünüz yetmez. Öyle ise tamamen birine meyledip ötekini askıda (ne dul ne evli) gibi bırakmayın. Eğer düzelir ve sakınırsanız muhakkak ki Allah, hataları örten ve merhamet edendir" buyrulmuştur.
- 3) İslam hukuku, ayrıca bir kadının nikâh akdi sırasında ‘ikinci evliliği kabul etmeyerek‘ buna engel olabileceğini belirtmiştir. Yani vazifeleri hakkıyla yaptığımda ikinci evliliği yapamazsın şartı koşar. Ancak bir hususu da burada belirmemiz gerekecektir; eğer hanımda mazeret varsa, vazifelerini hakkıyla yapamıyorsa (mesela cinsel ilişkide sorun varsa) erkeğin ikinci evliliğine engel koyamaz. Ne olursa olsun, birden çok evlilik yapmış bir erkek, eşler arasında adaleti sağlamakla mükelleftir. Eşler arasında adaleti sağlayamayan erkek, haram işlemiş olacaktır.





