Biliyorum, bu beyanlarımızı marjinal bazı kesimler
sindiremeyecek, bundan dolayı da feveran edecekler. Olsun varsın, bizim vazifemiz
hakikatları gizlemeksizin duyurmaktır. Yaptığımız budur.
Allah (C.C.) kadın ve erkekleri farklı özelliklerde ve
özelde de farklı vazifelerle görevlendirmiştir. Mesela çocuğu kadın doğurur;
rızkını temin etme görevi de erkeğindir. Böyle olunca kadının vazifesi
çocuğunun anası, kocasının da karısı/eşi olmasıdır. Bu vazifeyi ikinci plana
atan her kadın helak olmaya mahkum olmuştur.
Bir kadın:
• Evin yerine sokağı;
• Mutfağı yerine büroyu;
• Anneliğin yerine sekreterliği;
• Mahremiyetin yerine teşhiri tercih ediyorsa, böyle bir
kadın normal bir hatun değildir. Kişiliğini örtüp, dişiliğini ön plana
çıkarmıştır. Fıtratından uzaklaşan kadın erkekleşir. Erkekleşen kadın toplumu
helak eder, ediyor da.
Çağımızda kadın;
a- Ya elinden tutanı bulunmadığından;
b- Veya kocasının getirdikleriyle yetinmeyen bir açgözlü
olduğu için çalışmaktadır. Bu sınıfa girenler nefislerine tapınanlardır.
Kadınlar konfeksiyonlarda, marketlerde, bilmem ne
işyerlerinde çalışmak için değil ana olması için yaratılmışlardır.
Kadın, çalışma hayatına çekilince;
• Tüketim hızlandı;
• Moda yaygınlaştı;
• Tesettürsüzlük çoğaldı;
• Kozmetikler moda oldu;
• Kreşler-yuvalar çoğaldı;
• İslah evlerinin sayısı arttı;
• Hapishaneler her yıl katlanarak çoğaldı;
• Hastaneler, akıl hastaneleri önünde kuyruklar oluştu;
• Eşler arasında iletişimler bozuldu;
• Kadının yapısında bozulmalar devamlı artıyor oldu.
Bu olumsuzluklardan dolayı diyoruz ki:
Yaratan’ın yaptığı vazife taksiminde, vücut teşekkülü ve ruh
muhtevası bakımından taşıdığı özellikler sebebiyle, kadına 4 büyük vazife
verilmiştir ki, bunlarda kendisiyle kimse rekabet edemez:
1- Hamile olmak;
2- Doğum yapmak;
3- Çocuk emzirmek;
4- Terbiye etmek.
Bu vazifeleri yapmanız için hanımlar dışarıda yıpranmayın.
Lütfen asli vazifelerinizin başına dönün.