Hani o kuşlar, ağaçlar, kurşunlar?

Abone Ol

Ölenin ardından güzel konuşmak geleneğimiz sürüyor: Türk siyasetinin elli yılına damga vuran adam, dürüst adam, ilkeli adam, şair politikacı, eşine düşkün lider vesaire. Ben de itiraz etmiyorum. Lakin adının her anılışında içime çöreklenen burukluğun gençlik günlerimden kaldığını da biliyorum.

Gençlik günlerimiz... Merhum Ecevit in "düzen değişikliği" için meydanları doldurduğu günler... Bugün ona ihtilalcilerin kanunlarını değiştirerek devlet töreni hazırlamayı bir görev bilen (iyi de eden) Sayın başbakanın ve sayın Dışişleri Bakanı nın genç olduğu günler... Daha açık ve net söyleyeyim: Ölmediğimiz günler...

Onunla konuşabilseydim, şu sorumu cevaplamasını isterdim: Bu ülkenin ölen çocukları için ne düşünüyordu Yani önce veya sonra içi hiç sızlamış mı idi Bugün Meclis imizde çoğunluk olarak bulunan ve çok arkadaş tabutuna omuz veren milletvekilleri yaşadığımız o günlerin değişik bir versiyonunun gündemde olduğunu Merhum Ecevit le daha samimi, (yani ona sorular soracak kadar,) olsalardı görmezler mi idi

Merhum Ecevit yalnız politikacı olsa idi, söylenenlere/yazılanlara biz de katılırdık tüm yüreğimizle. Lâkin o bir parti başkanı idi ve hiç susmayan bir ekibi vardı.

Tek ve resmi kanalımız haberlere Ecevit in grup başkanvekilleri Ali Nejat Ölçen ve Hayrettin Uysal dedi ki diye başlarlardı hergün. Kalbler sıkışırdı, yüzler gerilirdi, silahlar patlardı, gençler ölürdü. Bugün kim hatırlıyor Yanlışlıkla ödenen bir telefon faturasından yola çıkarak dinlendiğini iddia eden Ecevit, son iktidarında ülkemin tüm insanlarının dinlenmesine izin vermemiş mi idi

Cengiz Han isyan eden askerlerini yola getiriyor: "Yediğimden yedirmedim mi Giydiğimden giydirmedim mi Ecevit i anlatanların "yemedi" demesi bu örneği hatırlatır bana. Yemedi, milletine de yedirmedi. Lakin yiyenler hep yakınında oldu. Yüce Divan ın açıklanan kararındaki gerekçeler Ecevitli iktidar zamanlarının işi değil mi, mesela...

Değişen biz olmuştuk. Biz, yani bu ülkenin insanları. Değişmeyen ve değişime direnen hep Ecevit ti. Merve Kavakçı ya hücumunu kim yakıştırıyor ona Hiç kimse...

Bu ülkenin insanlarına rağmen, istediğini elde edebilmesinin metodunun kendince doğruluğunu, Metin Toker e adını milletvekili sıralamasına yazdırttığında sağlamıştı. Ve hep o metodu uyguladı. Onu anlamaya çalışanlar "şaşırtan lider" filan diyorlar ya...

Allah taksiratını affetsin!