Hangisi daha inandırıcı?

Abone Ol

Gerçekten de bu ülke yaşanmaz bir hal aldı. Ve hızla bu ortam giderek rahatsız etmeye başladı. Hani kaçıp gitmeye kalksak olmaz. Çoluk çocuk, torun torba, nereye gidersin ki Sorumlulukların diz boyu. Ama gerçekten de benim ülkemin dibi çatladı diyebilirim. Hem de rahatça...

Şimdi bu kadar pesimist oluşumu açayım, izin verirseniz... Efendim; dün öğlen saatlerini biraz geçe bir dostum telefon etti; “Kadıköy’e inerken bana mutlaka uğra...” Endişelendim. Acaba rahatsızlanmış mıydı Tabii ki uğradım. “Otur şuraya. Bak sana bir görüntü göstereceğim ve bir ses dinleteceğim” dedi. Benim teknolojik notum hep sınıfta kalır cinsinden ya... Neyse...

Baktım, görüntüde Ersun Yanal var... Üzerinde, sanırım bir idman tişörtü var. Bir sandalyede oturuyor... Sonra ses geliyor. Ersun Yanal, çok ama çok tatsız şeyler söylüyor. Şaşırdım kaldım. “Yahu, bunu sen evde yapmış olmayasın “ dedim. Bizim dost iyi bir Galatasaraylı ya... “ Yok be oğlum, ortalık yıkılıyor. Bunu birileri kayda alıp servis etmiş...” Haydaaa...

Neyse, gazetelere yumuluyorum.  Ekranlara yapışıyorum. Evet, bu ses Ersun hocanın... Kimi diyor ki, kaybedilen Eskişehirspor maçı sonrası, kimi Soma maçından sonra notunu düşüyor. Ben mi Bilmem... Böyle kepazeliklere hayatımda hiç tevessül bile etmedim. 

Şimdi sadede gelelim. Bir kere Fenerbahçe’nin mahremi olan soyunma odasında hangi şerefsiz, hangi ahlaksız, hangi cibilliyetsiz, hangi sportmenlik yoksunu yapmış olabilir bu işi...

Bu biiir... İkincisi ise, Ersun Yanal’ın bu konuşmasının sahici olduğunu, yani düzmece, montaj olmadığını vurgulayıp yorum yapanlara soruyorum; “Ey millet, 7 bin sayfalık, dile kolay tam 7 bin sayfalık tapelerdeki konuşmaları montaj, düzmece olarak nitelendiriyorsunuz da bu 30 saniyelik iş mi gerçek ” Hadi bakalım erkekseniz bir cevap versenize... Bence de gerçek gibi duruyor. Ama o tapelerdekiler de gerçeğin ta kendisi... Sizi gibi çifte standartçılar sizi...

Üçüncüsü mü Ersun hoca soyunma odasında neden böyle zıplıyor. Aziz Bey seni oyuncularla yaptığı toplantıya almadı mı Sen de ceketini kapıp, daha o dışarı çıkmadan sen dışarı çıkar ve bir daha geri dönmezsin. Ama ilk imza için 32 gün, ikinci imza için 18-20 gün beklersen, böyle faka basarsın işte...

Bakınız dostlar; Bundan 10-12 sene önce bir iddiada bulundum. İddiam şöyleydi: “Aziz Yıldırım, kaynağı çok da sağlam olmasa da Fenerbahçe’ye ismi büyük oyuncular getirebilir. Ama bir gün dahi bu firmanın tam karşılığı olan bir teknik direktör getiremez...” Neden mi Çünkü kendisini aşacak kimseye tahammül edemez. Eleştiriye kapalıdır. En büyük futbol bilgini kendisidir...

Ben burada noktayı koyuyorum. Ersun hoca, son dakika haberine göre, sesini kaydedip servis edeni mahkemeye verecekmiş... Elbette öyle olmalı... Ama o kişiyi bulması pek kolay olmayacak...