Peygamberimiz Efendimiz (s.a.v.):
“Benim ümmetimin yaş ortalaması 60 yıldır” buyurdu.
60 sayısı Arapça’ da “sittin” kelimesiyle ifade edilir. Bizde bir atasözü vardır: “Sen bu işi sittin sene (60 sene) yapamazsın” derler. Yani bir ömür yapamazsın demektir.
60 yıl yaşayan birini dikkate alın. 60 yılın tamamı bunun tasarrufunda değildir. Bunun 15 yılı çocukluk yaşıdır. 60’dan 15’i çıkar, 45 yıl kalır. 45 yılın 25 yılı uyku ve istirahatle geçer. Geriye 20 sene kaldı. 20 senenin 5 senesi hela, banyo ve temizlenmede geçer. Kaldı 15 sene. Demek ki, 60 yılın 15 senesi kişinin iradesine tâbi oluyor. Bu da hastalık olmaz ve tabii afet gelmezse.
İnsan elindeki 15 seneyi de malayani ile geçirirse Allah (c.c.)’ nün huzuruna hangi yüz ile çıkar.
Bunu hesaplamayı biz “Eyyâmen ma’dudat (sayılı günler) (Bakara: 184) ayetinden yola çıkarak yaptık. Oruç da sayılı günlerdedir. Bu ifade ile Allah (c.c.) bizden zamanımızı çok iyi değerlendirmemizi istiyor. Allah (c.c.) Ramazan ayımızı ibadet şuuruna göre ayarlamaya muvaffak kılsın…
Hayatı nasıl geçirdiğimiz bize sorulacaktır. Bu bize Tekâsür Sûresi’nin son ayetinde (âyet: 8) bildirilmiştir:
“Allah bir kula hangi nimeti vermiş ise o kula o nimetin hesabını sormadan ileriye sevk etmeyecektir.”
İşte böyle!
Yeryüzünde nimetler çok. Bunları sayamayacağımız bildirilmiştir. Bunların bir numarasında “hava” var.
Bir insan havasız 6 dakika yaşayabilir.
Alıp- verdiğimiz havayı Allah (c.c.) bize soracak. Astımlı hastalar nefes alıp-verirken neler çekiyorlar. Nefes alıp veriyoruz; bu ne büyük nimettir
Eyyamen ma’dudat (sayılı günler) demek hesabı sorulacak demektir. Taatte olanlar ömürlerinin hesabını vermeye çalışacaklar. Ya bu dalda bezi olmayanlar, bunların hali ne olacak Düşünmek bile insanı titretiyor.
Ticarî taksiye biniyorsun. Şoför taksimetreyi açıyor. Cihaz tık tık atıyor. Bu tık tıklar senin cüzdanını kemiriyor. Bunun gibi sayılı günler de ömrünü tüketiyor.
Ramazan ayı bize bu şuuru vermesi lâzım.
Bir ay boyu Allah (c.c.) geçici aralıklarla ekmeği elimizden alıyor, ağzımızı bağlıyor, cinsiyetimizi bağlıyor Bunda bizim için büyük menfaatler var. İmsakta, iftarda, gündüzde, gecede bizler için mesajlar var. Allah bizim dikkatimizi çekiyor:
Ey Müslüman! Bir gün gelecek temelli yiyemeyecek hâle geleceksin. Yakınlarını bulamayacaksın. Şimdi oruç tuta tuta bu âkıbete alış. Mesaj bu. İşte oruç bu âkıbete alışkanlık veriyor. İftarımızı, imsakımızı buna göre yapalım.
Sahura kalkmak sünnet.
Sabah namazına kalkmak farz.
İnsanlarımız sahura mı sabah namazına kalkmak için mi koşuyor. Sahura kalkıyor ve lâkin sabah namazına koşmuyor.
Ya bizler hangi tarafa koşanlardanız