Dünya Kupası başlamak üzere... Yer Brezilya... Yani
futbolun büyük aşkla yaşandığı bir ülke... İngiltere için futbolun ana vatanı
deriz de, Brezilya için de insanların damarlarında kan olarak dolaştığını
biliriz futbolun... Peki, böylesine bir tutkunun yaşandığı ülkede tamı tamına
64 yıl sonra Dünya Kupası organize edilirken, halk neden sokaklarda ortalığı
yakıp yıkmaktadır Gerçekten de bir dizinin sloganı haline geldiği gibi, Çok
değiştin be dünya demek doğru olacak.
Okurlar kim favori diye sorup duruyorlar. Bendeniz 1974
Dünya Kupası nda baş favoriler Almanya, Arjantin, Brezilya, o dönemin bence en
büyük takımlarından olan Polonya derken, Hollanda diye bağırıp durmuştum. Allah
rahmet eylesin büyük ustalarım Necmi Tanyolaç ve Tevfik Ünsi, hatta hatta İslam
Çupi, aklımı kaçırdığımı söylemişlerdi. Ama o günlerde Tercüman bu ülkenin bir
numaralı gazetesi idi. Hele hele sporda... Ben de bir araştırma yazısı
hazırladım. Yanılmıyorsam 4 veya 5 yazılık bir dizi idi. Ve orada neden
Hollanda yı favori gösterdiğimi anlatmaya çalışmıştım. Neyse, kupada finali
Almanya ile Hollanda oynamıştı. Hollanda haybeden kaybetmişti ama bütün
üstatlarımdan kutlama almıştım.
Bu defa favorim yok. Neden mi Çünkü futbol her gün ciddi
biçimde çehresini değiştiriyor. Önceki gün Brezilya nın takım oyununa
yatışından dolayı kaybettiği özelliklerinden söz ettim. Bugün İspanya nın
giderek kuşak erozyonuna uğramaya başladığını söyleyebilirim. Xavi makas yiyor.
Yani o Barcelona temelli oyunu artık biraz zor görürüz. Almanya yine Almanya
da, İngiltere hâlâ mı havanda su dövecek İtalya tam bir bilmece. Uruguay dan
umutluyum ama bakacağız. Arjantin ve Messi geçen süreçte ne kadar uyum içine
girdiler merak konusudur. Çok kişi Belçika nın ortalığı karıştıracağına
inanıyor. Olur mu, ilk maçtan sonra onu da gireceğiz. Ya Fansa Neredeyse
Asyalılar kadar ilgi ve merak çekiyor. Ama hemen ifade edeyim ki, Pogba, bence
bu kupanın bir numaralı oyuncusu olmaya adaydır. Yeter ki, takımı da biraz
ilerlesin. Afrika dan ne mi çıkar Bol bol atletik gösteri, inanılmaz doğrular
ve aynı boyutta yanlışlar. ABD yi de çok merak etmiyor değilim. En iyisi
gruplarda birer maç izleyelim sonra daha açık konuşuruz, yazarız. Ama dedim ya,
Brezilya ya bir Dünya Kupası ev sahipliğini protesto etmek hiç mi hiç
yakışmıyor. Ben oraya takılı kaldım. Üzülüyorum.
OKURA CEVAP
Hazır maçlar başlamamışken, okurlardan gelen maillere
birkaç satır yazalım. Sinan Mavili isimli okurum, benim Kadıköy Söğütlüçeşme de
yapılan otoparkla ilgili yazımla ilgilenmiş. Değerli dostum; o otoparkın
yapıldığı yerde bir dinlenme parkı, ağaçlar, yeşillikler vardı. Özellikle
yaşlılar, hemen duvar duvara olan camide namazdan önce veya sonra orada
nefeslenirlerdi. O parka kat kat beton yığılırken kimse yürümedi, kimse
ortalığı ateşe vermedi. Hatta inşaatın tahta perdelerine bölücü sloganlar bile
yazdılar. Bilmem bilgilendirebildim mi Otopark mı Kadıköy Belediyesi ne ait.
Nazım Hikmet isimli okurum da, Fenerbahçe-Galatasaray
basketbol dördüncü maçının ne olabileceğini sormuş. Bu iki takımın maçları
oyuncuların ve coachlarının sinir sistemine çok bağlı. Her iki takımın da
maçları müthiş salon atmosferi içinde oynanıyor. Bu maçlarla ilgili tahmin zor
ama kadro genişliği açısından baktığımızda Fenerbahçe daha şanslı görünüyor.
Galatasaray ancak çok değişik oyun çeşitlemeleriyle kazanır. Üçüncü maçı da
böyle kazandı. Ama her maç bu işler mi Bakıp göreceğiz.