Hangi Haberi Servis Edelim Abime?

Abone Ol

Toplumlar için kitle iletişim araçlarının önemi tartışılmasız. İnsanların gündemlerini belirleyen en önemli aktör medya. Hangi konunun ne kadar konuşulacağını, hangi olayın haber değerinin olup olmayacağını basını elinde tutan güç/güçler belirliyor. Kitle iletişim araçlarının her eve girmesiyle ifade özgürlüğünün artacağı, demokrasilerde halkın temsil edilmesinin artacağı gibi olumlu düşüncelerin de kaynağı.
Normal şartlarda medya halkın sorunlarını, halkın dertlerini haberleştirerek ülke gündemine, siyasi aktörlerin gündemine taşıması beklenir. Halkın beklentisi de böyledir. Gel gör ki gerçekleşen nedir, yaşadıklarımız ortada.

Habercilik yaparken bazı meslek ilkeleri vardır. Haber sunumunda tarafsız olmak, objektif olmak, haber sunumunda dengeli olmak, haber içindeki taraflara eşit yer vermek, yanlı olmamak gibi… İnsan yapısı gereği kendince taraf olur. Bu durumdan basın mensupları da müstağni değildir. İnsan dünyaya inancı gereği, aldığı eğitim gereği, yaşadığı çevresi gereği bir bakış açısına sahiptir. Bu minvalde bir basın mensubu da kendince doğrularını savunabilir, kendine yakın hissettiği siyasi görüşe yakın davranabilir, kendini ait hissettiği dünya görüşü çerçevesinde olayları yorumlayabilir. Bu durumda sıkıntı yok. Ama bir basın mensubu güç sahibi kişilerin temsilcisi gibi davranmaya başladıysa, dün yanlış dediğine bugün doğru diyorsa, halkın dertlerini haber yapmak yerine her türlü güç sahiplerinin istek ve arzuları doğrultusunda içerikler üretmeye, haberler yapmaya başladıysa ortada artık gazetecilik ve habercilik yoktur.

İliştirilmiş gazetecilik, kartel basını, yandaş, candaş derken medya bambaşka bir duruma evrildi. Soru soramayan, çizilen sınırların dışında konuları ele almayan, kentlerin belirli kesimlerinde gezerek muhabirlik yapan, önlerine getirilen metinleri haber diye servis eden, ait olduğu siyasi görüşün ya da güç sahibi kişilerin karşısında kim varsa hain olmakla itham eden, gündemi çıkar sahiplerinin işi gereği aniden değiştiren… Halk adına, halk namına, halkın faydasına işler üretecek meslek sahipleri belirli odakların maşası haline gelmiş durumda. Ülke basını adına utanç günlerinden geçiyoruz. Az da olsa bu grubun dışında mesleğinin hakkını vererek yapmaya çalışanlara da saygılarımızı bu arada iletelim.

Bir de asılsız haberler üretip gerçeğin üzerini örtmek için trol denilen klavye başında ifrazat üreten ordu eklendi. Haliyle insanlar için haberi doğru, tarafsız, yansız ve dengeli almak hepten hayal oldu. Belirlenmiş gündemlerle, belirlenmiş söylemlerle koskoca bir toplumun günleri heder ediliyor.

Tarihin en güzel işlerine imza atmış bu şerefli millet yandaş, candaş basın mensuplarının eliyle kavgası olmayan kavganın tarafı haline getiriliyor. Dünyaya hak ve adalet üzerine şekil verecek, gelecek nesillere örnek olacak bir millet Siyonizm’in oyuncağı, piyonu haline getiriliyor. Ülkeleri küresel güçler tarafından ezilen Müslüman kardeşlerin hesabını soracak bir ümmet medya ve iktidar sahiplerinin eliyle işgalcilerin safında yer aldırılıyor. Erbakan Hoca, “Toprak altımızdan kayıyor” demişti. Yandaş basın sayesinde düşünce ve inanç dünyamızda toprak ayağımızın altından kaydı. Artık nesillerimizin dillerinde “bizim şarkımız” yok.

Yandaş olan dindarlara hitap eden gazeteler sebebiyle artık Filistin gündemimizde değil. Malum normalleşme sevdasına. Yandaş gazetecilik ve habercilikle dindar kesimler artık mahallesinde yaşanan vicdansızlıklara kulak kesilmeyi bıraktı. Adaletin mazlumun hakkını alma aracı olmaktan çıkarılıp zorbaların elinde hak gasbına dönüştürülmesine ses etmiyor. Cihat ehli olmanın yerine “kur korumalı mevduat” hesabı açma peşinde. Evet, bu kitleyi oluşturan yandaş medyadır.

Yandaş basının manipüle ettiği kitle artık haberin kaynağını sorgulamayı bırakalı yıllar oldu. Elindeki güce güvenerek yalan üretilen haberler üzerinden Müslüman kardeşinin hakkına girme korkusunu da kaybedeli çok oldu. Yandaş, candaş gazetecilerin ürettiği iftiraları dile getirirken kendi de kaybetti.

Bu dünyada işlerin böyle yürüdüğüne inananlara da yine hatırlatalım: Allah’ın katında bu işler sizin bildiğiniz şekilde yürümüyor. Allah imhal eder (mühlet verme, sonraya kalmasına müsaade etme ve erteleme) ama asla ihmal etmez!

Evet, sevgili okur! Kitle iletişim araçlarının yaygınlaşmasıyla medyada milletin daha fazla yer alacağını umarken birilerinin oyunlarına alet edilmek hoş değil. Siz yine size gelen haberin kaynağını araştırmaya devam edin. Olur da haksız bir şekilde masumların kanına girmiş olmayın!