Hamza ve gerçek!

Abone Ol

HAMZA Hamzaoğlu, Galatasaray a teknik direktör olarak

atandığında şaşırmıştım doğrusu... Öyle ya, bu Galatasaray idi... Yani

lisesinden kaynaklanan bir 500 yıllık tarihi vardı. Bu Galatasaray bu

Türkiye nin en büyük üç kulübünden biri idi. Bu Galatasaray, bu ülkede bir

Avrupa Kupası kazanmış tek takım idi... Bu Galatasaray, yine bu ülkede

formasının göğsüne ilk olarak dört şampiyonluk yıldızını işletmiş kulüp idi. Bu

Galatasaray, bu ülkede en çok mal varlığına sahip kulüp idi...

İşte ben bu pencereden bakınca şaşırmıştım Hamza hocanın

gelişine... Haa hemen şunu da yazayım; Mancini, Prandelli, Skibbe, hatta

Rijkaard gibi ünlü isimler gelmişlerdi de ne yapmışlardı Hiç! Zaten

geldiklerinde de yapamayacaklarını bu ülkede yazan tek yazar idim. Varsa başka

yazmış kişi görelim derim.

Neyse, Hamza yarı yolda aldığı Galatasaray la üç kupa

kazandı. Bu arada dördüncü yıldızı da taktırdı. Tamam. Kupayı kazandı. Tamam.

Süper Kupayı müzeye getirdi. Tamam... Yani kısa süreçte üç kupa... Büyük

başarı. Ama ben yine de Hamza kardeşin Galatasaray gibi bir firmada hocalık

yapmasını şaşkınlıkla karşıladım. Kazanılanları inkâr etmiyorum. Ama teknik

olarak incelediğimde ki, siz de öyle yapın bakalım neler göreceksiniz.

Peki, Galatasaray a gelişinde Hamza hoca mı kabahatli

idi Asla! Onu getirenler başlıca kabahatli idiler. Biz bu ülkede, sporumuzun

temelini atmışlara öyle hocalar layık görüyoruz ki,  gerçekten anlaşılır gibi değil... Onların yüz

yılı geçmiş tarihlerine resmen ve alenen ihanet ediyoruz. Sanki o temeli inkâr

ediyoruz. Çok yazdım, çok söyledim. İsmail Kartal, Aykut kocaman, Ersun Yanal,

Samet Aybaba, Ertuğrul Sağlam ve daha nice bizimkilerden, bana göre, hiç biri

büyük firma hocası olamazlar. Haa bunların çoğunun şampiyonlukları vardır ama

hiç biri kök salamamıştır. Çünkü zemin öyle yumuşaktır ki... Hatta belki de tam

tersine öyle serttir ki... Burası Türkiye, buranın şartları çok ama çok

özeldir. Bu kulüpler tarihten gelmektedirler. Bunların öyle üyeleri vardır ki,

belki de dünyanın hiç coğrafyasından rastlayamazsınız. Hoş, son dönemlerde

oluşan yönetimler hocalardan da aşağı kalitedirler ama olsun üyelikleri bu

kulüplere ait değil midir

Galatasaray, yaptığı bir yanlışın faturasını şimdi bir

başka yanlışla ödedi. Madem Hamza dan gıcık kapmıştınız, o zaman neden yeni

sezona onunla başladınız Şimdi yarı yolda Mustafa Denizli ile konuşuluyormuş.

Ben bu satırları yazarken geldi bu haber. Sonu ne oldu bilemem... Aklıma ne

geldi biliyor musunuz Hani derler ya eskiye rağbet olsa bitpazarına nur

yağırdı diye... Ayrıca Hamza nın tavrından, sözlerinden rahatsız olup bu kararı

alan Galatasaray yönetimine bir uyarım var; Sakın ha aynı reçeteyi Mustafa

hocanın önüne koymayın! Bu arada bizim A Spor da İlker Yağcıoğlu kardeşim bir

yorum yaptı. Dedi ki, Mustafa hoca zaten iddiasız takıma, sıradan firmaya

gitmez... Yapma be İlker! Rizespor un ne iddiası vardı ki Yani tamamen

duygusal!

Galatasaray a geçmiş olsun diyorum... Temeldeki büyük

yanlışın üzerine şimdi de yanlış bina çıkıyorlar.