Halkta ‘dip dalga’ sessizliği

Abone Ol

Bismillahirrahmanirrahim;

Saadet Partisi’ne yüklenen özel yetiştirilmiş saldırgan trollerin yalan, iftira ve karalamaları hızla geri tepiyor; gerçekler örtülemiyor. Bu tür gerilim ve kutuplaştırmalara milletin karnı tok. Çok kere gülüp geçiyor. Tanıtma yetersizliğine rağmen Saadet Partisi ve Temel Karamollaoğlu’nun mesajları yerini bulmuş. Özellikle gençler daha bir dikkatle takip ediyorlar.

Mesnetsiz ve algı operasyonları üzerine kurulmuş hezeyanlar, Saadet Partisi’ni halkın gözünden düşürmek için sistematik olarak yürütülüyor. O yüzden, saldırgan ve tetikçilerin etkisinde kalarak Saadet Partisi’ni karalayan vatandaşlarımıza karşı itidalli olmalıyız. Kırıp dökmemeli; “Allah selamet versin” deyip geçmeliyiz.

Dikkat ettiniz mi? Bu tür çirkinlikler aynı fabrika ürünü gibi aynı mantık, aynı format, aynı üslûpla sunuluyor. Konuşanın “düşüncesinin ürünü” olmadığı belli! Sahnede görünen figüranlara değil; onları algılarla yönlendiren bir avuç saldırgan trole dikkat etmek gerek. “Çığırtkanlar”ın sayısı oldukça az. Ancak “etrafı velveleye verdikleri için” meydan onlarınmış gibi görünüyor. Seçimlerin huzur ve barış atmosferinde yapılması için elimizden geleni yapmalıyız.

Anketçiler, “Seçmen ser veriyor, sır vermiyor” diyor. Ancak 5’te birine anket formu doldurtabildiklerini anlatıyorlar. Muhalif oldukları anlaşılırsa başlarına bir şey geleceğinden korkuyorlar. Sessizlik bu yüzden!

Temel Karamollaoğlu, seçmen sessizliğini değerlendirdi: “Milletin sessizliği hükümet aleyhinde bir söz kullanmak istemediği için. Sandıktan çıkan onları şok edecek. Sessiz feryat çıkacak sandıklardan. Dip dalga şeklinde!”

YALANIN ÖMRÜ KISADIR

MİLLİ Görüşçüler iftira ve karalama kampanyalarına karşı hep sabırlı, itidalli oldular. Rakiplerinin ölçüsüz ve kontrolsüz tutumlarına merhametle yaklaştılar. Karşılarındakiler, bu ülkede birlikte yaşadıkları insanlardı.

Allah, olgun ve onurlu insanlara yardımını gönderdi. Saadet Partisi dışındakiler bile yapılanlara tepki göstermeye başladı. AKP içinde bulunduğunu söyleyen Süleyman Demirel isimli iş adamı telefonla İstanbul’dan aradı: “Hocam, Saadet Partisi’ne karşı yapılanlara sabredemiyorum. Saadet Partisi’nin yanında her göreve hazırım.”

Saadet Partisi İstanbul Milletvekili Adayı Abdullah Sevim KRT TV’deki konuşmasında, “AKP yöneticileri içinde Saadet Partisi’ne oy vereceğini söyleyenler olduğunu” (06.06.2018) anlattı.

AKP Kurucularından Meclis eski Başkanı Bülent Arınç, Habertürk TV’de, Saadet’in CHP’yle yaptığı seçim işbirliğini tepki gösterenlere seslendi: “Daha 1974’te Erbakan bunu yaptı. Saadet Partisi’nin CHP’yle ittifakının kızacak, gücenecek, kabahat bulacak bir tarafı yok.” (09.06.2018)

Bülent Arınç, aynı konuşmasında Akit yazarı Mehtap Yılmaz’ın dayanaksız ve çirkin yazılarına değindi: “Yazdıklarına bakılınca tuvaletten geçiyor gibi olursunuz. Ben Milli Görüş partisiyim; kendi aday listemle seçime giriyorum, dediyse bunu fotomontajlarla, edepsiz yazılarla yapmanız çok çirkin olur.”

BBP Genel Başkanı Mustafa Destici, Saadet’in ittifakı hakkında, “Biz 1990’lardan beri ittifak içinde, birbirine yakın 2 partiyiz” sözünü etti. BBP YİK Başkanı Hakkı Öznur da, “OHAL’siz, KHK’sız, baskısız, yasaksız Türkiye için AKP/Saray rejimine karşı çıkmaya devam edeceğiz” dedi. (08.06.2018)

SEÇİMİN PARLAYAN YILDIZI

OYUN, tuzak, baskı, gerilim, kutuplaştırma ve yalanlara karşı tepki yüksek! Saadet Partisi seçimlerin parlayan yıldızı haline geldi. Temel Karamollaoğlu’nun olgun, kucaklayıcı ve bilge kişiliği karşılık buluyor. Devleti iyi tanıması, Planlama’cılığı, çözüme hâkimiyeti, şefkatli tutumuyla, “İşte cumhurbaşkanı olacak adam” dedirtiyor.

Hakikaten “Bilge Başkan!” Bıkmadan, yorulmadan problemlerin çözümüne kilitleniyor. Sözleri herkesçe “isabetli” bulunuyor. Habertürk TV’deki ekonomiyle ilgili görüşlerini, Habertürk gazetesi yazarı Fatih Altaylı değerlendirdi: “Karamollaoğlu’nun ekonomiyle ilgili söylediklerinin altına imzamı atarım.” (09.06.2018)

Bilge Başkan işsizlik, faizler ve doların yükselmesi, ithalat ve ihracat arasındaki cari açık gibi konulardaki dengesizliği “üretim eksikliği”ne bağladı. Tarım, hayvancılık, sanayi, fabrika, enerji, madencilik, üniversite gibi alanlardaki her kuruşu “üretime yönlendireceklerini” anlattı:

“Kaynaklarımızı gösterişe değil; üretime tahsis edeceğiz. Saadet Partisi iktidarında ihtimamla kaynaklarımızı kendi şahsi çıkarlarımız ve itibarımız için değil; milletin itibarı için kullanacağız. Hızlı ve yaygın bir kalkınma hamlesi başlatacağız. Saadet Partisi, Anadolu’yu kilim gibi uçtan uca fabrikalarla donatan bir mazinin adıdır.”

Milli Görüş 30 yıl ülkeyi fabrikalarla donattı. AKP fabrika yapmadığı gibi; eldekilerini de sattı. Milli Görüş yapıyor; AKP satıyor. Bilge Başkan uyardı: “60’a sattınız ama 600’e yeniden kuramazsınız.”

Meclis’in Milli Görüş özlemi bu seçimle sona erecek. Temel Karamollaoğlu cumhurbaşkanı olursa Türkiye’nin “lider ülke” olmasının yolu açılır.