Tokat Barosu Başkanı Avukat Faruk Bostancı, Türkiye‘nin Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi‘ni imzalamış bir ülke olduğunu ifade ederek, "Standartları yakalamak adına yasal boyutta bu tahliyeler kaçınılmaz hale geliyor" dedi.
10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü dolayısı ile basın mensupları ile kahvaltıda bir araya gelen Tokat Barosu Başkanı Avukat Faruk Bostancı, basının gelişmesi ve güçlenmesinin demokrasi ve dolayısı ile ülkenin gelişmesi ve güçlenmesini sağlayacağını unutulmaması gerektiğini kaydetti. Toplumun sağlıklı ve doğru haber alabilmesi için basın özgürlüğünün korunmasının şart olduğuna dikkat çeken Bostancı, medyanın güçlü olmasının ifade özgürlüğünün temini ve kamuoyunun bilgilendirmesi için hayati önemde olduğunu söyledi. Basın mensuplarının son günlerde tepki çeken tahliyelerle ilgili sorularını yanıtlayan Bostancı, "Bu husus halkın vicdanını yaralıyor. Bu konuda hem fikiriz. Fakat ilgili yasanın geçmişini tekrarlarsak CMK‘u Aralık 2004‘te meclisimizde kabul edildi. Yargıtay‘daki dosyaların yoğunluğu dikkate alınarak bunun 31 Aralık 2010 tarihine ertelenmişti. Dolayısıyla yürürlüğe girdiği 2005 yılından bu zaman 5-6 yıllık süre geçti. Yargıtay‘da bize ifade edilen 1 milyon 700 bin civarında birikmiş dosya var. Yargıtay ve kuruldaki meslektaşlarımızın ifade ettiklerine göre hiç dosya gelmese 5 yılda bu dosyalar Yargıtay‘da ancak görüşülebileceği yönünde. Bizimde yaptığımız araştırmalara göre bu şekilde bin 200 civarında tahliye olacağı ifade edilmekte. Tokat bazında adliyeden aldığımız bilgiye göre 120 müracaat oldu. 5 tahliye kararı çıktı. Bunlardan 3 kişi başka suçlardan tutuklu olduğu için halen cezaevinde 2 tanesi bu yasa kapsamında tahliye oldu. Bu hususta kapsamlı bir reformun yapılması hepimizin dileği. Ama sanık tarafından olaya baktığımızda 10 yılı aşkın bir süre karar vermeden cezaevinde kalmış bir insan var. Ülkemiz Avrupa İnsan Hakları sözleşmesini imzalamış bir ülke, oradaki standartları yakalamak adına bu tahliyeler yasal boyutta kaçınılmaz hale geliyor. Hakim ve savcılarımız önlerindeki kanuna bağlılar. Çokta inisiyatif kullanma hakları yok. Bu bağlamda bu konuda biran önce Yargıtay‘da ki birikimin biran önce kalkması" dedi.