Gündem

Halkımızı zalimlerin insafına terk etmeyeceğiz

Halkımızı zalimlerin insafına terk etmeyeceğiz

Abone Ol

Organize ettiği Kutlu Doğum programlarıyla yüzbinlerce kişiyi bir araya getirerek gündeme gelen Mustazaf-Der mahkeme kararıyla kapatıldı. İslami bir Sivil Toplum Kuruluşunun kapatılmasına Türkiye‘nin her tarafından tepkiler geldi.

Yaptığı yardım faaliyetleri ve Kutlu Doğum etkinlikleri ile gündeme gelen Mustazaflar ile Dayanışma Ve Yardımlaşma Derneği (Mustazaf-Der) ile ilgili Diyarbakır 2. Asliye Hukuk Mahkemesi‘nin 2010 yılında Mustazaf-Der‘le ilgili vermiş olduğu kapatma kararı Yargıtay tarafından onandı. Verilen kararın ardından onlarca Sivil Toplum Kuruluşu kararı kınayan açıklamalar yaptı. Hiçbir somut delil olmadan uydurma deliller ve zorlama yorumlarla kapatıldığını ifade eden STK‘lar, kararın ifade ve örgütlenme özgürlüğüne vurulan bir darbe olduğunu belirtti.

Verilen kararın hukuksuzluk olduğunu ifade eden Mustazaf- Der Genel Başkanı Av. Hüseyin Yılmaz, derneklerinin yaptığı çalışmalarla hayırlı hizmetlere mazlum ve Mustazaf halkın teveccühüne mazhar olduğunu söyledi. Mestazaf-Der‘in halkın beklentilerini yerine getirdiğini belirten Yılmaz, "Sosyal, kültürel ve ekonomik yönden mahrum ve Mustazaf bırakılmış halkımızın kaybettiği değerleri yeniden inşa etme yolunda, ‘Sizden hayra çağıran, iyiliği emreden ve kötülükten men eden bir topluluk bulunsun... ‘ (Ali İmran-104) düsturu ve şuuruyla 11 Eylül 2004‘te Mustazaflar ile Dayanışma Derneğimizi kurduk. Bediüzaman‘nın tespitleriyle; fakirlikle, cehaletle ve ihtilaflarla mücadeleyi kendimize misyon olarak seçtik. Derneğimiz çalışmalarıyla, halkın kendisinden beklentilerini layıkıyla yerine getirmiştir" dedi.

AMAÇLARINA ULAŞAMADILAR

Derneğin farklı şubelerine defalarca menfur saldırıların olduğunu hatırlatan Yılmaz, "Halkımızın camiamıza olan teveccühünü hazmedemeyen derin ve karanlık yapılar, önce kontrollerindeki çeteleri derneklerimize ve üyelerimize saldırttılar. Derneklerimiz kundaklandı, üyelerimiz darp edildi, yaralandı ve katledildi. Devletin emniyet gücü, bize yapılan bu saldırıları önlemedi, failleri ortaya çıkarmadı, çıkarmak istemedi. Bu tutumuyla saldırganları cesaretlendirdi. Dernek üyelerimizin saldırılar sırasında yakalayıp polise teslim ettiği saldırganlar dahi, polis ve yargı tarafından serbest bırakıldılar.

Provokatif saldırılarla camiamızı çatışma ortamına, illegaliteye çekmek istediler. Bu kirli saldırılarla amaçlarına ulaşamayan derin yapılar, bu kez kendilerine bağlı güvenlik güçlerini ve yandaş yargıyı devreye soktular. Hücre evi basar gibi derneklerimizi ve evlerimizi bastılar. Dernek üye ve gönüllülerimize terörist muamelesi yaptılar. Derneklerimize gelmeyi, etkinliklerine katılmayı, kırsalda kurulan silahlı eğitim kamplarına katılmayla bir tuttular. Niyet okumalarla, hazırladıkları fezlekelerle, yandaş yargıyı yönlendirip cezalandırılmalarını sağladılar. Politize olmuş yandaş yargı tarafından fahiş cezalar verildi. Dernek başkanları silahlı örgüt yöneticisi, dernek üyeleri silahlı örgüt üyesi olarak cezalandırıldılar" ifadelerini kullandı.

YARGIYA CİNAYET İŞLETTİLER

Derin yapılan tüm saldırılarını sağduyu ile boşa çıkardıkalrını dile getiren Yılmaz, "Provokatif saldırılarla camiamızı çatışma ortamına, illegaliteye çekmek istediler. Bu kirli saldırılarla amaçlarına ulaşamayan derin yapılar, bu kez kendilerine bağlı güvenlik güçlerini ve yandaş yargıyı devreye soktular. Hücre evi basar gibi derneklerimizi ve evlerimizi bastılar. Dernek üye ve gönüllülerimize terörist muamelesi yaptılar. Tüm baskı, tehdit, şantaj, yıldırma ve yıpratma faaliyetlerine, gözdağı verme faaliyetlerine rağmen halkın gösterdiği teveccühe engel olamadılar. Nihayetinde niyet okumalarla ve komplolarla hazırladıkları uydurma delillerle, derneğimize kapatma davası açtılar. Dava, Yargıtay tarafından onanarak, bir nevi yargıya cinayet işletmişlerdir" şeklinde konuştu.