Çok partili demokrasiye geçildiğinden bu yana, iktidar partilerinin partizanlık yaptıklarına çokça şahit olmuşuzdur. Özelliklede laik, demokratik söylemleri kendilerine slogan edinen, Toplumun manevi hassasiyetlerinden hiç söz etmeyen, partilerin yaptıkları partizanlık insanların çokta zoruna gitmiyordu. Çünkü bu hususlar hattı zatında beklenmemesi gereken şeydir amma, partizanlık toplumda pek yadırganmaz ve olağan bir şeymiş gibi algılanırdı.
Lakin “Halka Hizmet Hakka hizmettir” diyerek bu sözü slogan haline getirmiş ve, “Kenarı-Dicle’de kurt kapsa koyunu, gelirde Adli-İlahi Ömer’den sorar onu”. Diyerek bu tür hassasiyeti olan, bu sözün anlamına vurgu yapan, yeri gelince sık sık tekrar eden, iktidar mensuplarının icraatlarında partizanlık yapılması takdir ederseniz ki, asla ve katta hoş karşılanmaz. Hatta takiye yapmakla da itham edilir. Aynı zamanda iktidar liderinin hemen her konuşmasında, mazlumlardan söz etmesi ve onların yanında olduğunu söylemesi, özelliklede bu günlerde, Arakanda, Filistin’de zulme uğrayan Müslümanların haklarının korunmasında önemli rol oynayacağını söylemesi, eğer samimi ise elbette ki çok güzel ve takdir ederiz.
Fakat kendi ülkenizde sadece merkezi yönetimde değil, yerel yönetimlerde, yani belediyelerdeki yolsuzluk, israf bir yana, yapılan partizanlık, iktidarın hamasi söylemlerine asla uymuyor. Biz bunları yazarken hayal ederek, zan yaparak değil, somut yaşanmış gerçekleri ortaya koyuyoruz. İşte örnek; Erzurum Uzundere İlçesi Cevizli Köyü’nde birkaç hanenin evinin ve bahçesinin bulunduğu yere bir yol yapımı söz konusu, Erzurum Büyükşehir Belediyesi iş makinesini gönderiyor, tam köye varmışken hayır bu yol yapılmayacak diyorlar. Peki, neden ve niçin? Orada evi ve bahçesi olanlardan birisi Saadet Partili diyerek iş makinesini geri gönderiyorlar. Soruyorum şimdi bu partizanlık yukarıda bahsettiğimiz söylemlerinize ve misyonunuza yakışıyor mu? Neydi Saadet Partilinin suçu, tabiî ki referandumda hayır demesiydi. Bu ülke halkının % 50’si hayır diyor. Bu anlayışla hareket ederseniz, bu milletin yarısı olan 40 milyonuna değil hizmet götürmek, bu anlayışla su bile içirmeyeceksiniz. Nerde kaldı garibanı, mazlumu koruma ideali?
Bugün, Saadet Partililere reva gördüğünüz tutum ve anlayışta bir zulümdür. Bu Saadet Partilinin Hakkı, adaleti söylemekten başka bir gayesi yoktur. Kaldı ki, sizlerin iktidara gelmenizde emeği bile vardır. Tabii ki sizler bunları anlayamayacak ve değerlendiremeyecek kadar Milli Görüşe yabancılaştınız. Allah kimseyi Milli Görüş çizgisinden uzaklaşma gafletine düşürmesin. Şair diyor ki;
Kartaldır kuşların Aslanı,
Yüksekte yapar meskeni,
Kendi kanadımdır beni vuran,
Ok deyi çağırır.
Kayıkçıyım binmem ata,
Atıyla gidilmez zata,
Bülbül güle bir vasıta,
Enel- Hak diye çağırır.
Bugün iktidarın Saadet Partililere gördüğü reva budur. Evet, kendi kanadımızı ok yaparak vuruyorlar, ama biz yine Enel-Hak diyoruz. Hakkı söylemekten de imtina etmiyoruz. Gayemiz, eleştirmek değil, tavsiye, nasihat, yol göstermek ve uyarmaktır. İnşallah kulak verilir ve dikkate alınır. Vesselam.